Eski alkol ve madde bağımlısının kitabı çıkıyor

Eski alkol ve madde bağımlısının kitabı çıkıyor

2012 yılında AYBUDER (Ayık Yaşamda Buluşalım Derneği)’ni kuran ve halen başkanlığını yürütmekte olan Yavuz Tufan Koçak’ın, uyuşturucunun pençesine düşmüş gençlerin ailelerine bir nevi rehber olacak kitabı ‘'Başka Bir Dünya Mümkün’', Ağustos 2014’te çıkıyor.

2 yıldır madde kullanmayan ve son iki yılını gece gündüz dernekteki bağımlılarla geçiren eski alkol ve madde bağımlısı Yavuz Tufan Koçak’ın Başka Yerler Yayınları tarafından yayımlanacak kitabı, şiirsel bir metinle başlıyor; ardından, kitabın sayfalarını çeviren okuyucular, Koçak’ın özyaşam öyküsüyle karşılaşıyor. Kitapta Koçak’ın sadece çocukluğu, ilk gençliği, maddeyle kurduğu ilişki, sonraki yıllarda danışmanlık eğitimi alıp her yaştan bağımlıya danışmanlık yapmaya başlaması bulunmuyor; aynı zamanda, dünya ve Türkiye’deki uyuşturucu ve bonzai gerçeğinin ilaç sanayi, hastaneler ve sistemle olan ilişkisi de canlı örneklerle anlatılırken, çözüm önerileri de sunuluyor.

''Bir deniz yıldızı daha!''

Kitabın son bölümü ise, “Bir Deniz Yıldızı Daha!” sloganıyla iki yıl önce derneklerinde başlattığı ‘'İyileşme ve Değişim Programı'’ ve '‘Yaşam Atölyeleri'’ çalışmalarının başarısına ve ‘'bağımlılığın kader olmadığını’' görüp madde kullanımını ilaç tedavisine gerek duymadan bırakan gençlerin yaşam öykülerine ayrılmış. 

Ağustos 2014’te yayımlanacak ‘'Bağımlılık Kader Değil; Çare Var – Başka Bir Dünya Mümkün’' daha şimdiden, aileler için bir rehber niteliği taşıyacak gibi görünüyor. Çünkü derneğe gidip gelen bağımlıların tümü, benzer süreçlerden geçmiş her yaştan insanın iyileştiğini görünce, ilk anda, kendi kendine, “O başarabiliyorsa, ben de başarabilirim.” sözlerini söylüyor.

Kitabın girişinden bir bölüm

İnsanlar hep karnemdeki notları merak etti. İnsanlara hep ne kadar iyi notlar aldığımı göstermek için çalıştım. İnsanlar hep ne zaman askere gideceğimi soruyor. İnsanlara, askerliğin canı cehenneme diyemiyorum. İnsanlar hep girdiğim sınavlardan aldığım sonuçları soruyor. İnsanlar hep başkalarının beni hangi kategoriye soktuğuyla, nasıl fişledikleri ile ilgileniyor.

İnsanlara hep olumlu yanıtlar vermek için, sözde benim için hiçbir önemi olmayan başarılar elde etmek için harcadım bütün zamanımı, enerjimi, hayatımı… Sonunda üzüldüm, sonunda sevindim, sonunda benim için, benden önce kurulmuş bu aptal düzene yenildim, kabul…

Onaylamadığım her şeyi birer birer yaptım… Bundan sonra da yapacağım. Düşünüp düşünüp düşündüklerimin tersini yapmakla geçecek yaşamım. Bir sürü anlamsızlığa kendimi adayıp en derinde olduğunu varsaydığım en temel gerçeklikten uzak tutacağım beynimi. Bir yerlerde benim bilmediğim anlamlı gerçeklikler olduğunu varsayıp kendimi avutacağım… Hep çok çalışmayı planlayıp hep bolca tembellik yapacağım, kabul…

Kendimi acımasızca yargılamaktan hiç çekinmiyorken hep başkalarının beni nasıl anladığına, onlara haksızlık edip etmediğime kafa patlatacağım. Beni yanlış anlayanlar yanlış anladıkları ile kalacak, ben kendimi doğru düzgün anlatamamanın pişmanlığı ile… Bu da mı kabul?

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
LG
MD
SM
XS