Gölgelere bir ağıt: Dünyanın Bütün Sabahları

Gölgelere bir ağıt: Dünyanın Bütün Sabahları

Gölgelere bir ağıt: Dünyanın Bütün Sabahları

Karısının ölümüyle içine, müziğe kapanan bir usta olan Sainte Colombe'un gölgelere ağıt yakması, gölgelere övgüsünün hikayesinin anlatıldığı, Fransız edebiyatının önde gelen yazarlarından Pascal Quignard'ın Dünyanın Bütün Sabahları romanı okurla buluştu.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Film uyarlaması sinemada da yer edinen çağdaş edebiyatın unutulmazları arasındaki Pascal Quignard'ın Dünyanın Bütün Sabahları romanı, Thomas Bernhard'ın, otobiyografik beşlemesinin ikinci kitabı Kiler - Bir Kaçış'ı ve Henri Lefebvre'ın Gündelik Hayatın Eleştirisi üçlemesinin son cildi Sel Yayıncılık tarafından okura sunuldu.

Elias Canetti'nin Saatin Gizli Yüreği okurla buluştu

Dünyanın Bütün Sabahları

Fransız edebiyatının önde gelen yazarlarından Pascal Quignard'ın, çağdaş edebiyatın unutulmazları arasında yer alan romanı Dünyanın Bütün Sabahları, Orçun Türkay'ın çevirisiyle Sel Yayıncılık'tan çıktı.

Dünyanın Bütün Sabahları 1991’de Alain Corneau tarafından filme de uyarlanmış, Jean-Pierre Marielle ve Gérard Dépardieu gibi usta oyuncuların rol aldığı filmin müziklerini de Jordi Savall yapmıştı. Çağdaş edebiyat kadar sinema tarihinin de unutulmazları arasında yer alan Dünyanın Bütün Sabahları'nın olay örgüsü ise şöyle:

Bir usta. Sainte Colombe. Çalgısıyla insan sesindeki tüm tınıları çıkarabildiği söyleniyor. Karısının ölümüyle iyiden iyiye içine, müziğine kapanan bu adam, köşesinde iki kızıyla birlikte yaşıyor.

Bir öğrenci çalıyor bir gün kapısını. Öğrenci dediğimize bakmayın, adam Marin Marais, ama daha gencecik. Sainte Colombe’dan müziğinin gizini öğrenmek istiyor. Sainte Colombe onu yanına alacak. Büyük kızı da vurulacak çocuğa.

"Gölgelere bir övgü, gölgelere ağıt" olarak nitelenen Dünyanın Bütün Sabahları, ulu bir dut ağacının dalları arasına kurulmuş, viyola sesinin eksik olmadığı derme çatma bir kulübenin altında biten, yaşayan, ölen ve dirilen gölgelere adanmış bir roman.

Anlatma sanatına yepyeni boyutlar katan Adı Dilimin Ucunda'dan sonra Pascal Quignard'ın Albucius ve Amerikan İşgali de Sel Yayıncılık tarafından yayıma hazırlanıyor.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

David Harvey'in "On Yedi Çelişki ve Kapitalizmin Sonu" Türkçe'de

Kiler - Bir Kaçış

Türkçeye pek çok eseri çevrilen Hollanda doğumlu Avusturyalı yazar Thomas Bernhard'ın, otobiyografik beşlemesinin ikinci kitabı Kiler – Bir Kaçış da Türkçe okurla buluştu. Sezer Duru'nun çevirisiyle Sel Yayımcılık'tan çıkan Kiler-Bir Kaçış'ta yazarın önünde uzanan yolu reddedişinin hikayesi anlatılıyor bu kez.

Kendisinden çok şey beklenen, geleceği parlak lise öğrencisinin yalnızca iki seçeneği vardır: ya tüm arzularına ve hayallerine aykırı bu küçük burjuva eğitim sistemine katlanmaya çalışıp en sonunda intihar edecek, ya da tüm beklentileri boşa çıkararak tam ters yöne gidecektir.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Alain de Botton'un son kitabı Türkçe'de

Bir sabah okula giderken aniden gerisin geriye döner ve yoksul mahallesindeki bir bakkalda çıraklık yapmaya başlar. Şekillendirilmeyi, yetiştirilmeyi reddedişin, kendi yolunu seçme mücadelesinin hikayesi.

Bu eserinde Bernhard, büyük bir yazar olmanın taşlarının nasıl döşendiğine dair ipuçlarını vermeye başlıyor. Dedesinden öğrendiği teori ve felsefe bilgisine, çıraklık yaparken edindiği yaşam tecrübesinin eklenmesiyle dünyasının nasıl bir renklilik ve çeşitlilik kazandığını görüyoruz…

Sel Yayıncılık, Bernhard’ın otobiyografik beşlemesinin diğer kitaplarını da okurla buluşturacak.

Gündelik Hayatın Eleştirisi III - Moderniteden Modernizme
(Gündelik Hayatın Meta-Felsefesi)

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Modernizm, kent ve gündelik yaşam üzerine çalışmalarıyla bilinen Fransız sosyolog ve filozof Henri Lefebvre'ın Gündelik Hayatın Eleştirisi üçlemesinin son cildi de Sel Yayıncılık'tan çıktı. Işık Ergüden'in çevirisiyle okurla buluşan Gündelik Hayatın Eleştirisi’nin son cildinde Lefebvre, gündelik hayatta gerçekleşen değişimlere ışık tutmayı, bir yandan da gündelik olanın barındırdığı sanallıkları ortaya çıkarmayı hedefliyor. Bunu yaparken de modernite ile gündelik olan arasındaki ilişkiyi ve bu ilişkinin nasıl dönüştüğünü, bu dönüşümün gündelik hayatımız üzerinde ne tür potansiyel olumsuz etkileri olabileceğini inceliyor.

Steinbeck'in gözünden İkinci Dünya Savaşı

Henri Lefebvre’nin üç ciltlik başyapıtı Gündelik Hayatın Eleştirisi’nin Giriş ve Gündelik Hayat Sosyolojisinin Temelleri başlıklı ilk iki cildinde yazar iktidar ilişkilerinin, meta fetişizminin ve yabancılaşmanın her gün yeninden üretildiği, buna rağmen değişimin ve devrimlerin gerçek temeli olmaya devam eden gerçek hayatın eleştirisine odaklanmıştı.

Moderniteden Modernizme (Gündelik Hayatın Meta-Felsefesi) başlıklı bu üçüncü ciltte ise ilk iki cildin bir eleştirisinin ardından, modernitenin içinde bulunduğu krizi ve teknolojik modernizmi ele alıyor.