Memlekete anasondan bakmak

Memlekete anasondan bakmak

Tek tek seçilip her biri ziyaret edilmiş, özellikleri, farklılıkları belirlenmiş bin 230 meyhane; “kısa memleket tarihi”.

Kulağa tuhaf geliyor ama, “Rakı Kitaplığı” diye bir şey var ve ortalama bir şehir kitapçısının büyükçe rafını dolduracak kadar da kitap yayımlanmış durumda. Tuhaf geliyor çünkü, içki içmek denen şey bir süredir kriminalize ediliyor. Muvaffak olunuyor mu bilinmez lakin hadisenin kendisi güncel sayılır bir fenomen olarak hayatımızda. Çok sık duymuyor musunuz içki ruhsatı verilmeyen mekânları, aşırı vergi ile içkiden elini çekenleri, artık ayda yılda bir “sokağa” çıkanları? BirGün Pazar’da “Rakı Beyazı” köşesinde Feridun Nâdir’in çok isabetle belirlediği yere geliyoruz şimdi: İçkiden kültürünü çekip alırsanız, geriye uyuşturucu kalır. Ve adı üstünde uyuşturucu övülesi bir şey değil. Oysa rakı ve kültürü övülesi bir şeydir; devasa bir içerikle hazırlanmış ansiklopedisi, gelenekleri, muhabbet masasında kurulmuş yayınevleri, dergileri, atışmaları, münazaraları ve dahası var. “Rakı Şiirleri Antolojisi” yapılsa (telife takılma ihtimalini bir kenara bırakıyoruz bu faraziyede) birkaç cilt edecek kadar şiir var, romanlardan rakıyı çekip çıkarsak Türkçe roman hiç de hafif olmayan yara alır sözgelimi. Yani ki, her ne oluyorsa oluyor, rakı içiliyor, kültürü kendi yolunu buluyor ve “kitaplığı” berdevam. Az sayıda sevinecek şeyimiz var dünyada. Müsaade ile buna sevinmeyi öneriyorum.


Rakı Kitaplığı jenerik adının lokomotif yayınevlerinden olan Overteam Yayınları’ndan pek yakın zamanda bir kitap yayımlandı: Türkiye Meyhaneler Rehberi. Büyük boy, renkli, kuşe kâğıda basılmış, kapağından “Muhabbet sofrada, mekânlar burada” spotuyla duyurulmuş 255 sayfalık bir kitap. Yayın yönetmeni Erdir Zat, görsel tasarım Vecdi Özkan’ın elinden çıkma ve editör-muhabir-fotoğrafçı kadrosu: Sekiz editör, yirmi yedi muhabir, dokuz fotoğrafçı. Redaksiyon da Express kaptanlarından Derya Bengi’ye ait. Dille, metinle ilişkisi bu kadar net referanslardan oluşan isimlerin ortaya çıkardıkları metinlerin nasıl olacağını az çok tahmin edebiliyor insan, henüz künyedeyken.


Metinlerin mekânları tarif etme kabiliyeti haricinde, ikonlarla o mekâna ait teknik detayları da görmek mümkün. Otoparkı var mı, vale hizmeti sunuluyor mu, kredi kartı geçiyor mu, keseye uygun mu, açık alanı var mı, manzaraya bakıyor mu, çıkışta gidilecek yerler nereler gibi aslında müdavim için hayati sayılacak unsurlar işaretlenmiş. Rehberin “kılavuz” olma kabiliyeti de burada ortaya çıkıyor: “Guide” mantığıyla silsile halinde arka arkaya dizilmiş mekânlar yerine, o mekânların ruhuna, tarihine, hikâyesine dair detaylar görüyoruz. Fiziki özellikler de ıskalanmadığı için, hiç bilmediğimiz bir yeri aslında “tanıyoruz”. Rastgele Edirne mekânlarından Volkan’ın 1965’ten bu yana açık olduğunu, salatanın yıllardır yandaki manavdan alınan sebzelerle yapıldığını, aynı zamanda yöresel bir içecek olan hardaliyenin tadılması gerektiğini öğreniyoruz. Türkiye’nin meyhane yoğun şehirleri İstanbul, İzmir, Ankara ve bilhassa Ege-Akdeniz kıyılarında yer alan meyhanelere dair birçok bilgiye erişmek, ikraren söylemek gerekirse, mümkün.


Muhabbet kelimesinin kökü “hubb”; sevgi, sevmek, sevgiyle söyleşmek manasına geliyor o kökten türeyen kelimeler. Muhabbet bu yüzden rakıya çok yaraşıyor. Sükûnetle, uzaktan bir rakı masasını muhabbetle izlemek gibi geliyor bana bazen rakı içmek. Kolektif bir eylem, masa ve muhabbet, sevgiyle söyleşmek, tatlı tatlı rakı içmek, karnını tıka basa doyurmadan, az az mezelerden yemek ve usulca çalan bir müzik.


Muhabbetimiz daim olsun.



TÜRKİYE MEYHANELER REHBERİ
Erdir Zat
Overteam Yayınları
2014, 256 sayfa, 28 TL.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS