Ali İsmail Korkmaz davasında üçüncü duruşma

Ali İsmail Korkmaz davasında üçüncü duruşma

Gezi eylemleri sırasında dövülerek öldürülen Ali İsmail Korkmaz'ın davasında üçüncü duruşma yapıldı. Duruşmada Ali İsmail'in otopsi raporları okunurken ailesi dayanamayıp salon dışına çıktı. Anne Korkmaz, sanıklara, "Katiller aynı acıyı sizde yaşarsınız inşallah" diyerek tepki gösterdi. Dava 9 Ekim tarihine ertelendi.

Üniversite öğrencisi Ali İsmail Korkmaz'ın, Eskişehir'deki Gezi Parkı eylemlerinde darbedilerek hayatını kaybettiği iddiasıyla açılan ve 4'ü polis 8 sanığın yargılandığı davanın üçüncü duruşmasında, otopsi raporları okundu.

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Kurumu otopsi raporunda, "Kişinin ölümünün kafa travmasına bağlı beyin kanaması ve buna bağlı komplikasyonlardan kaynaklandığı, mevcut hastalık nedeniyle kullandığı ilaçların kafa travması nedeniyle ölümünü hızlandırdığı, kafa travması olmasaydı ölümünün gerçekleşmeyeceği" ifadeleri yer aldı.

İstanbul Adli Tıp Kurumunun raporunda ise "beyin kanaması ve sonrasında meydana gelen komplikasyonlar nedeniyle ölümün gerçekleştiği, sağ omuz arka tarafındaki kırığın kişinin hayati fonksiyonlarına etkisinin orta derecede, kafa ve yüz bölgesine yönelik travmaların kişinin hayatını etkileyecek derecedeolduğu" vurgulandı.

Korkmaz'ın darp olayına bağlı yaralanması ile ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu belirtilen raporda, "Kişinin kendinde mevcut kalp damar ve kapak hastalığı nedeniyle kullandığı ilaçların darp eylemi sonucu meydana gelen beyin kanaması olayını güçlendirdiği ve ölümünü kolaylaştırdığı oy birliği ile mütalaa olunur" görüşlerine yer verildi.

Anne Emel Korkmaz, otopsi raporları okunurken fenalaşınca yakınları tarafından salon dışına çıkartıldı. Anne Korkmaz, bir süre sonra tekrar salona alınarak duruşmayı takip etti.

TİB kayıtları ve bilirkişi raporları okundu

Duruşmada, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığından (TİB) gelen telefon görüşmeleri ile olay gününe ait görüntülere yönelik bilirkişi raporları okundu. TİB raporunda, olay günü Ali İsmail Korkmaz'ın Yunus Emre Caddesi ve Odun Pazarı tarafında 6 görüşme yaptığı baz hareketlerinden Ali İsmail Korkmaz'ın olay yerinde olabileceğinin değerlendirildiği yer aldı. Korkmaz'ın avukatları tarafından Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan olay gününe ait görüntülere ilişkin bilirkişi raporlarında ise 29 ayrı güvenlik kamerasının görüntülerinin incelendiği belirtildi. İncelenen görüntülerde herhangi bir darp eyleminin olmadığı, polis ve eylemciler arasında biber gazı ve kaçışmalar olduğu, Korkmaz'ın yanında kapüşonlu bir arkadaşıyla görüldüğü ifade edildi. Beşik Otel kameralarına yansıyan görüntülerde ise bir grubun sokak içinde eylemcilere sopalarla vurduğu kaydedildi. Yapılan incelemelerde Beşik Otel'e ait bir sabit diskin okunamadığı, diskin bulunduğu bölümünde yerinden çıkarma veya tamir amaçlı hırpalanma görüldüğü belirtildi. Raporda, "Ali İsmail Korkmaz'a vuranların kamera görüntüsünün çözünürlüğünün düşük olması nedeniyle yüzlerinin net olarak belirlenemediği" ifadeleri yer aldı.

Raporların okunmasının ardından duruşmaya 1,5 saat ara verildi.

Korkmaz'ın yakınları ve duruşmaya katılanlar sanıklara tepki gösterdi. Anne Korkmaz, sanıklara yönelik, "Katiller aynı acıyı sizde yaşarsınız inşallah" diyerek tepkisini dile getirdi.

Duruşmaya verilen aranın ardından Anne Korkmaz, Adliye bahçesinde kendilerini destekleyen gruba yaptığı konuşmada, oğlunun öldürülmesine karışanların kimsenin yüzüne bakamayacak hale geleceğini ifade ederek, "Bu ülkede adalet ne kadar var o tartışılır. İnşallah bu halkın sayesinde adalet yerini bulacak ve katiller en ağır biçimde cezalandırılacaktır. Bundan hiç şüphemiz yok" diye konuştu.

Öte yandan Gezi Parkı odaklı eylemlerde hayatını kaybeden Berkin Elvan, Ethem Sarısülük, Mehmet Ayvalıtaş, Ahmet Atakan ve Abdullah Cömert'in de aileleri de yaptıkları açıklamada, adaletin er ya da geç yerini bulacağını kaydetti.

Adliye bahçesindeki grup, sloganlarla ailelere destek verdi.

Aranın ardından devam edilen duruşmada Ali İsmail Korkmaz'ın avukatı Özlem Şen Abay, ihtisas kurulu raporuna itiraz ederek, kemik kırıklarının hayati fonksiyonlara etkisinin ağır olduğu kanaatini taşıdıklarını söyledi. Abay, ayrıca kullanılan ilaçların kanamayı kolaylaştırıcı ve artırıcı etkisi olduğu yönündeki tespite de katılmadıklarını dile getirdi. 

Avukat Mehmet Emin Vakur Kulat da telefon kayıtlarının sanıklar arasındaki bir kısım sıkı irtibatı gösterdiğini ve olaydan sonraki delilleri karartmanın işareti olduğunu öne sürdü.

"HTS kayıtlarına göre, sanıkların olay yerinde bulunduğu açık"

HTS kayıtlarına bakıldığında sanıkların olay yerinde bulunduklarının açık olduğunu ifade eden Kulat, Ali İsmail Korkmaz'ın da cep telefonu sinyaline bakıldığında olay yerinde bulunduğunun görüldüğünü vurguladı.
Kulat, bu raporun darp edilerek öldürülen Ali İsmail'in olay yerinde olduğu veya darp edilerek öldürülen kişinin Ali İsmail Korkmaz olup olmadığı şüphesini ortadan kaldırdığını söyledi.

"Telsizdeki 'dalacağız' ifadeleri emniyetin göreviyle ilgisiz, hasmane tutum"

Emniyetten gelen telsiz görüşmesi dökümleri incelendiğinde olay günü öncesi ve sonrasında emniyetin müdahalesinin nasıl bir ruh halinde ne şiddette yapıldığının açıkça görüldüğünü ifade eden Kulat, "Telsiz görüşmelerinde çevik kuvvetin 'gözaltı yok sadece dağıtacağız' ifadesi yer almaktadır. 'Dağıtacağız, dalacağız, süreceğiz' ifadeleri kullanılmaktadır. Polisin, 'üzerimize çekeceğiz, sonra dalacağız' telsiz kaydı açıkça ortadadır. Bunun emniyetin güvenlik sağlama fiili ve göreviyle hiçbir ilişkisi olmadığı ortadadır. Bu ifadeler emniyet görevlilerinden değil hasmane davranıştan söz etmektedir" şeklinde konuştu.

Milletvekilinin sanıkla görüştüğü iddiası

Avukat Mehmet Ümit Erdem ise TİB kayıtlarında görüldüğü üzere Mevlüt Saldoğan'ın tutuklandıktan sonra AK Parti Batman Milletvekili Ziver Özdemir ile görüşmeleri olduğunu öne sürdü. Erdem, "Telefon kayıtları çok açık ki Ziver Özdemir bu telefonu kendisi arıyor, sonra Mevlüt Saldoğan'ın telefonundan Ziver Özdemir aranıyor. 1 Eylül'de Ziver Özdemir Mevlüt Saldoğan'ın telefonunu iki kez daha arıyor peş peşe. Bunlara bakıldığında yargıya müdahale olduğu açıkça görülüyor. Delillerin geç toplanmasına, fırıncıların kayıtları silmesine baktığımızda bu davaya müdahale edildiği açıkça görülüyor. Bu hususu mahkemenin dikkatine sunuyoruz" diye konuştu.

Avukat Pınar Çelik Arpacı da Mevlüt Saldoğan'ın Ali İsmail Korkmaz'ı dövdükten sonra Yunus Emre Devlet Hastanesine giderek ayağından rapor aldığını belirtti. Arpacı, şunları kaydetti:

"Sanık Mevlüt Saldoğan Ali İsmail Korkmaz'ı öldüresiye dövdükten sonra Ali İsmail'in kafatasında çatlak oluştuğu gibi kendi ayağında da çatlak oluşmuş ve dövdükten iki saat sonra Yunus Emre Devlet Hastanesine giderek rapor almıştır. Mevlüt Saldoğan'ın bu raporuyla öldürme isteğinin ortaya çıktığını kasten adam öldürmenin delili olduğunu düşünerek evrakları mahkemenize sunuyoruz"

Avukatların değerlendirmesi sırasında Ali İsmail Korkmaz'ın annesi Emel Korkmaz, sanıklara tepki göstererek, ağladı.

Tutuklu sanıklar haklarındaki suçlamaları kabul etmediklerini belirterek, tahliyelerini isterken, tutuksuz sanıklar da beraatlarını istedi.

Sanık avukatlarının savunması

Hüseyin Engin'in avukatı, dosyadaki aleyhteki hususları kabul etmediklerini belirterek, müvekkilinin bundan sonraki duruşmalardan muaf tutulmasını talep etti.

Mevlüt Saldoğan'ın avukatı Mutlu Karayılan, görüntülerde iddia edilen kişinin halen Ali İsmail Korkmaz olup olmadığının tespitiyle meşgul olduğunu ifade ederek, sanıkların tutuklu kalmasının vicdanları yaraladığını söyledi.

"Maktulün hastane enfeksiyonundan ölme durumu vardır"

Sanıkların çelişkili beyanlara göre tutuklu kaldığını öne süren Karayılan, şunları kaydetti:

"Müvekkilim verdiği ifadesinde 'ben ayağımdan rahatsızdım tekme atma değil uyarma mahiyetinde dürttüm' şeklinde söylemi var. Bir kişinin yüzüne ayağı kırılana kadar tekme atılırsa karşı tarafın da bir tarafında kırık oluşur. Maktulun kafatasında herhangi bir kırık söz konusu değildir. Adli Tıp Kurumunun ihtisas kurulunun raporuyla sabittir ki maktul Ali İsmail Korkmaz'ın bilgisayarlı tomografisinde beyin kanaması geçirmediği için muayene eden eden doktor tarafından taburcu edilmiştir. Maktul hastaneye geldiğinde beyin kanaması söz konusu değil. Hastaneden çıktıktan sonra 17 saatlik sürede başına ne iş geldi bilmiyoruz. Müvekkilimin uzun süre tutuklu kalması düşündürücüdür. Bizce tutuklu kaldığı süre yeterlidir. Maktulün hastane enfeksiyonundan ölme durumu vardır. Şüpheden sanık yararlanır mı yararlanmaz mı? Bu kadar şüphe sanıklara yönelikken müvekkilimin tahliyesini istiyorum."

Sanık avukatının savunmasına tepki gösteren bir kişi mahkeme başkanı tarafından salondan çıkartıldı.

Duruşma 9 Ekim'e ertelendi

Mahkeme heyeti yaklaşık 6 saat süren duruşma sonunda TÜBİTAK ve Adli Tıp Kurumu'na gönderilen yazıların cevabının beklenmesini, olay günü ve saatinde Ali İsmail Korkmaz ile görüşen kişilerin ifadesinin alınmasını kararlaştırdı. Mahkeme heyeti, Eskişehir İl Jandarma Komutanlığına yazı yazılarak, sanıklarla görüşen personel varsa hangi nedenle görüştüklerinin istenmesine, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına, tutuksuz sanıkların tutuklanması talebinin de reddine karar verdi.

Duruşma 9 Ekim 2014'e ertelendi.

"Tüm deliller yok edilecekmiş"

Duruşmaya Türkiye Barolar Birliği'ni (TBB) temsilen katılan Avukat Erol Aras, "Eskişehir'deki avukatlar bastırmasa bu cinayet dosyasının tüm delilleri yok edilecekmiş. Yüzde 99'u yok edilmiş, yüzde 1'inden gerçek ortaya çıktı" dedi.

Davanın Kayseri Adliyesindeki 3. duruşmasına katılan Aras, gazetecilere yaptığı açıklamada, 15 dakikada tamamlanacak bir duruşmanın beklenen evraklardan dolayı uzadığını söyledi. Tüm Türkiye'nin gözünün bu davada olduğunu vurgulayan Aras, şunları kaydetti:

"19 yaşındaki çocuğun eğer orada sopayla vurulup öldürülmesine kayıtsız kalan insanlar varsa sadece insanlığı sorgulamak yetmez, toplumun yaşayacağı cinayetlerde pay sahibi olunması da söz konusu. Kaybettiğimiz 8 genç, hepimizin özgürlüğü adına kaybedilmiştir. Gençlerin katledildiği davaların hem usulden hem esastan çok iyi takip edilmesi insanlık adına görevimiz. Bugün bütün kayıtları yok etmeye çalıştıklarını anladık. Eskişehir'deki avukatlar bastırmasa bu cinayet dosyasının tüm delilleri yok edilecekmiş. Yüzde 99'u yok edilmiş, yüzde 1'inden gerçek ortaya çıktı. Sistematik olarak delillerin yok edilmeye çalışıldığı ortaya çıktı."

Anne Emel Korkmaz ise duruşmanın sona erdiğini, bir gelişme yaşanmadığını söyledi.

Sanık avukatlarına tepki gösteren Korkmaz, "En çok canımı yakan o katilleri nasıl savunuyorlar. Acaba gerçekten inanarak mı savunuyorlar. Adli Tıp'ın verdiği raporlar ve daha pek çok şey ortada olmasına rağmen gerçekten inanarak mı savunuyorlar. 13 aydır acılar içindeyim. Yüreğim yandı, hiçbir şekilde kimseye bu acıdan dilemedim. Bugün diliyorum ama. Eğer inanarak savunuyorlarsa Allah onlara aynısını yaşatsın" diye konuştu.

Baba Şahap Korkmaz da bir sonuç alamadıklarını, önümüzdeki duruşmalarda olumlu gelişmeler olmasını beklediklerini ifade etti.

Demirtaş, davayı izledi

Cumhurbaşkanı adayı ve HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş da HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder ile birlikte Ali İsmail Korkmaz'ın Kayseri 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki davasını bir süre izledi. Demirtaş, Ali İsmail Korkmaz davasının üçüncü duruşmasını bir süre izledikten sonra Kayseri Adliyesi önünde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Ali İsmail Korkmaz'ın öldürülmesinin Türkiye'de son dönemlerde yaşanan en acı olaylarından birisi olduğunu belirten Demirtaş, insanlıktan nasibini almış kişilerin tahammül edemeyeceği, içine sindiremeyeceği bir olay olduğunu söyledi. Bu olaydan ülke olarak alınması gereken birçok ders olduğunu vurgulayan Demirtaş, şunları kaydetti:

"Kırılan bu insanlık onurunun, onarılmaya muhtaç kamu vicdanının, tek başına yargılama ile ortadan kaldırılamayacağını, telafi edilemeyeceğini düşünüyorum. Yargılamadan ne sonuç çıkar hepimiz göreceğiz. Bugün karar çıkmaz diye düşünüyorum ama asıl telafi edilmesi gereken nefret söylemi ile ötekileştirici, düşmanlaştırıcı bir dille, toplumu birbirine karşı neredeyse linç edecek hale getiren siyasetin dilidir. Kamu vicdanında halen Başbakanın kullandığı dil büyük bir yara olarak duruyor. Aynı kişi bugün Türkiye'nin cumhurbaşkanı adayıdır. Mahkeme elbette ki adil bir karar vermeli. Bu barbarca, vahşice işlenen cinayette suçu olan herkese hakkettiği cezayı vermeli. Ama asıl siyasetin de toplumda açılan bu yaranın giderilmesi noktasında mutlaka onarıcı bir işlev görmesi gerekir. Başbakan'ın özür dilemesi gerekir."

Demirtaş’ın yanı sıra CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağababa, milletvekilleri İlhan Cihaner, Gökhan Günaydın, Aykut Erdoğdu, Muharrem Işık, HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder de takip ediyor.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
LG
MD
SM
XS