AOÇ'nin imar, ulaşım plan ve projelerine iptal kararı

AOÇ'nin imar, ulaşım plan ve projelerine iptal kararı

Ankara 5. İdare Mahkemesi, AOÇ Koruma Amaçlı İmar, Ulaşım Planı ve Uygulama Projesi'ni, "AOÇ'nin kuruluş amacına uygun olmadığı, nazım plan kararlarıyla getirilen fonksiyonların, sit alanı statüsünü sürdüren kısımlar bakımından 1. derece doğal ve tarihi sit alanına uygun yapılmadığı" gerekçesiyle oy birliğiyle iptal etti. Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından konuyla ilgili açıklama geldi.

Ankara 5. İdare Mahkemesi, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisince onaylanan, Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) Koruma Amaçlı İmar, Ulaşım Planı ve Uygulama Projesi'ni, "AOÇ'nin kuruluş amacına uygun olmadığı, nazım plan kararlarıyla getirilen fonksiyonların, sit alanı statüsünü sürdüren kısımlar bakımından 1. derece doğal ve tarihi sit alanına uygun yapılmadığı" gerekçesiyle oy birliğiyle iptal etti.


Mimarlar Odası Ankara Şubesi : 'Belgeleri kalem kalem açıklasınlar'


Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Peyzaj Mimarları Odası, Çevre Mühendisleri Odası, Mimarlar Odası, Şehir Plancıları Odası ve Ziraat Mühendisleri Odası, Tarım ve Köyişleri Bakanlığının 21 Mayıs 2010 günlü, Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 2 Temmuz 2010 günlü kararıyla uygun görülen, "1/10000 ölçekli Atatürk Orman Çiftliği Alanları Nazım İmar Planı ve I. Derece Doğal ve Tarihi Sit Alanı Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı, 1/10000 ölçekli Ulaşım Şeması ve 1/1000 ölçekli Ulaşım (Yol-kavşak vs) Uygulama Projesi"nin kabul edilmesine ilişkin Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 13 Ağustos 2010'da gerçekleştirdiği işlemin iptali istemiyle dava açtı. Davaya bakan Ankara 5. İdare Mahkemesi, belediye meclisinin işlemini oy birliğiyle iptal etti.


Gerekçeden


İdare Mahkemesinin gerekçesinde, davanın konusunu teşkil eden plan değişikliğinin şehircilik ilkeleri, planlama esasları, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olup olmadığının saptanması amacıyla uyuşmazlık konusu yerde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği belirtildi. Gerekçede, keşif sonucu düzenlenen 26 Aralık 2012 tarihli raporda özetle, "Dava konusu planların şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olmadığı, 1/25000 Ölçekli Nazım İmar Planı'na içerik ve alan kullanımı açısından uygun olmadığı, tarihi ve doğal sit alanlarının yasada ve ilke kararlarında belirtilen koşullara göre korunmadığı, bu alanların Atatürk Orman Çiftliği'nin tarihsel kimliği ve amacına uygun düzenlenmediği hususlarına yer verildiği görülmektedir" değerlendirmesinin yer aldığı aktarıldı.


Bilirkişi raporu ve rapora itirazların birlikte değerlendirildiği kaydedilen gerekçede, mahallinde ikinci kez keşif ve bilirkişi incelemesiyaptırılmasına karar verildiği ifade edildi. 


Sarayın camisi fotoğraflandı


Danıştay'dan Cumhurbaşkanlığı Sarayı ile ilgili flaş karar


İkinci bilirkişi raporu


Yeniden oluşturulan heyet tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda da özetle, "Dava konusu planın Ankara kentinden faydalananların sosyal ve kültürel gereksinimlerini karşılama yeterliliği, sağlıklı ve güvenli çevre oluşturma amacı, yaşam kalitesini artırma hedefi ve bu amacın gerçekleştirilmesi için Ankara'nın sosyal, kültürel, tarihsel ve fiziksel özellikleri gözetilerek hazırlanmadığı" görüşüne yer verildiği belirtildi.


1. derece sit şerhi kaldırılan alanlar


Gerekçede, AOÇ'nin 7 ve 46 hektarlık bölümlerinin 1. derece doğal ve tarihi sit şerhinin kaldırıldığı, buna ilişkin davalarda da idare mahkemelerinin verdiği iptal kararlarının Danıştay 14. Dairesince yürütmesinin durdurulduğu anımsatıldı. Kararın devamında, bu nedenle, mevcut durum itibarıyla planlama alanının bir kısmının "I. derece doğal sit ve tarihi sit" statüsünün sona ermesi gözetildiğinde, bilirkişi raporunun bu kısımlarla ilgili planlama kararlarının 728 ve 421 sayılı ilke kararlarına aykırı olduğu şeklindeki görüşünün ve bu görüşe dayalı tespitlerin hükme esas alınamayacağı, raporun diğer kısımlarının hükme esas alınacağı vurgulandı.


FT'den dikkat çekici Cumhurbaşkanlığı Sarayı analizi


Anayasa Mahkemesi'nden saray ile ilgili bireysel başvurulara ret


Gerekçede, şunlar kaydedildi:


"Bu durumda, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 13 Ağustos 2010 günlü kararıyla onaylanan "1/10.000 ölçekli Atatürk Orman Çiftliği Alanları Nazım İmar Planı ve I. Derece Doğal ve Tarihi Sit Alanı Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı'nın ve eki olarak onaylanan 1/10.000 ölçekli Ulaşım Şeması ile 1/1000 ölçekli Ulaşım (yol - kavşak vb.) Uygulama Projesi'nin, planlama hiyerarşisine yönelik ilkelere uygun olmadığı, nazım imar planı tekniği ve ilkelere uygun hazırlanmadığı, nazım plan kararlarıyla getirilen fonksiyonların dağılımınınAOÇ'nin kuruluş amacına uygun olmadığı, nazım plan kararlarıyla getirilen fonksiyonların 1. derece doğal ve tarihi sit alanına uygun olmadığı (bu statüyü sürdüren kısımlar bakımından), planla getirilen ikili fonksiyonların kullanımına yönelik plan notlarında açıklama getirilmediği, plan notlarıyla ilgili belirsizlikler bulunduğu, ulaşım şemasının hazırlanmasında ön inceleme ve değerlendirme yapılmadığı, ulaşım şemasının hazırlanmasında bilimsel altyapının bulunmadığı, peyzaj-ekoloji prensiplerinin göz ardı edildiği, dolayısıyla imarmevzuatı, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırı olduğu sonucuna varıldığından dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmamaktadır."


Mahkemenin 13 Temmuz'da oy birliğiyle aldığı karar, 30 gün içinde Danıştayda temyiz edilebilecek.


Cumhurbaşkanlığı'ndan açıklama


Cumhurbaşkanlığı Külliyesi aleyhinde herhangi bir mahkeme kararının söz konusu olmadığı, verildiği ileri sürülen iptal karar veya kararlarının, hizmet binalarının hukuki ve fiili durumunu hiçbir şekilde sakatlamadığı bildirildi.


Cumhurbaşkanlığı kaynakları, Ankara 5. İdare Mahkemesi'nin verdiği bir kararın, "Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ni etkileyen nitelik taşıdığı" yönündeki iddia ve haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirtti.


Kaynaklar, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi aleyhinde herhangi bir mahkeme kararının söz konusu olmadığını, verildiği ileri sürülen iptal karar veya kararlarının, hizmet binalarının hukuki ve fiili durumunu hiçbir şekilde
sakatlamadığını vurguladı.


Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin, 13 Ağustos 2010 tarihli ve 2494 sayılı kararıyla onanan, "Atatürk Orman Çiftliği alanlarına ait 1/10.000 ölçekli nazım imar planına" ilişkin açılan farklı davalarla ilgili yargı süreçlerinin halen devam ettiğini ifade eden kaynaklar, habere konu, söz konusu iptal kararının veya kararlarının da daha önce yürütmesi durdurulan davalara ilişkin olduğunun değerlendirildiğini kaydetti.


Cumhurbaşkanlığına ulaşan bir karar metninin söz konusu olmadığını belirten kaynaklar, iddia edildiği türden bir karar veya kararlar verilmiş ise de bunun hizmet binaları ile ilgili olmadığını, "çiftlik alanının tamamına ilişkin üst ölçekli ve 2010 yılında Ankara Büyükşehir Belediyesince onaylanan 1/10.000'lik nazım imar planıyla" ilgili olduğunun düşünüldüğünü aktardı.


Karar veya kararlara konu nazım imar planının, Cumhurbaşkanlığı hizmet binalarının bulunduğu alanın SİT durumunda, 2011'de yapılan değişiklikle hizmet binalarının bulunduğu kısmı kapsayacak şekilde 2012 ve 2013 yıllarındaki değişikliklerle yenilendiğini, bunun, ilgili bakanlıkça onaylandığını, hizmet binalarının inşasında da yenilenmiş planların esas alındığını anlatan kaynaklar, idari yargı usulüne göre, nazım imar planının yürütmesinin durdurulmasının veya iptalinin, doğrudan o alanla ilgili uygulama imar planını ve buna dayanarak verilen inşaat ruhsatını hukuken ortadan kaldırmayacağını vurguladı.


"Yüksek yargı kararıyla çürütüldü"


Ankara 5. İdare Mahkemesi'nin iptal kararları gerekçe gösterilerek, uygulama imar planlarına ve ruhsata karşı açılan davalarda, herhangi bir yürütmeyi durdurma veya iptal kararı verilmediğine, iskan ruhsatının da zaten alınmış olduğuna dikkat çeken kaynaklar, tezviratı adet edinen belirli kesimlerin, kafa karışıklığına yol açma umuduyla, mahkeme kararlarını çarpıtarak, hizmet binalarının kaçak olduğu yönünde ortaya attıkları iddiaların da asılsız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu belirtti.


Kaynaklar, habere konu iptal karar veya kararlarının dayanaklarından birisi olarak ileri sürülen "1/10.000'lik nazım imar planının, SİT durumu dikkate alınmadan yapıldığı" savının da 25 Haziran 2015 tarihi itibarıyla, Danıştay 14. Dairesince verilen kararlarla, "söz konusu alanın tarihi SİT özellikleri taşımadığı" hükme bağlandığından, yüksek yargı kararlarıyla tamamen çürütülmüş olduğunun altını çizdi.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS