Bahçeli'den Gül'e çağrı: "Gider ayak Türkiye'ye sahip çık"

Bahçeli'den Gül'e çağrı: "Gider ayak Türkiye'ye sahip çık"

MHP lideri Devlet Bahçeli, Anayasaya göre 15 Ağustos'tan itibaren hükümetin şeklen ve resmen son bulduğunu belirterek, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e çağrıda bulundu. Bahçeli, "Erdoğan'ın lehine kalemşörlük ve müfterilik yapan yeni yetmelerin hücum ve hakaretlerine muhatap kalan Sayın Gül, artık biraz dik durmalı; gider ayak Türkiye'ye sahip çıkmalıdır. 'Bizim cenahtan epeyce saygısızlık gördüm' diyerek sızlanan Sayın Gül, elini taşın altına koymalıdır" dedi.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrasındaki gelişmeleri değerlendiren ve ülkenin 10 Ağustos'tan sonra belirsizliğe sürüklendiğini ifade eden Bahçeli, "Türkiye'deki manzaranın İslami, insani, hukuki, siyasi ve ekonomik açıdan yürek yaralayıcı olduğunu" dile getirdi. AK Parti'nin miadını doldurduğunu ifade eden Bahçeli, "Tükendikçe sendeleyen, sendelendikçe ecel teri döken iktidar, Türk milletini korkudan korkuya sürüklemekte tehditlerle aba altından gösterdiği sopalarla herkesi sindirmeye çalışmaktadır" dedi.


Türk siyasetine ait unutulmaz afişler


Cumhurbaşkanı seçiminin beklenenin aksine yeni bir sorun yumağı ürettiğini ileri süren Bahçeli, "Türkiye, tek bir adamın egosuna, tek bir adamın koltuk hırsına, tek bir adamın keyfiliğine mahkum edilmiştir. Bu adam ki kuvvetler ayrımı ilkesini anlamsız hale getirmiştir. Bu adam ki yasama, yürütme ve yargıyı tekeline almak için kolları sıvamıştır" diye konuştu.


"Çarpıtılmış demokrasi despot üretmiştir"


Bahçeli, Erdoğan'ın "ayak oyunları ve adaletsizliklerle" 12. Cumhurbaşkanı seçildiğini iddia ederek, "Recep Tayyip Erdoğan, şu an Türkiye Cumhuriyeti'ni aşama aşama yıkmaktadır" ifadelerini kullandı. Bahçeli, "MHP, 'Yeni Türkiye' rumuzlu melanete tepkisiz kalmayacaktır" diyerek, şunları söyledi:


"Ahlaki sınırlar iyice muğlaklaşmıştır. Hukukun temel ilke ve kuralları bütünüyle silikleşmiştir. Türkiye Cumhuriyeti'nin hayat damarları, tıkanmıştır. Ortak akıl kaybolmuştur, ortak değerler kan kaybetmiştir. Devlet felçlidir. Millet tedirgindir. Adalet yaralıdır. Siyaset kördüğümdür. Ekonomi bıçak sırtındadır. Ülkemiz Recep Tayyip Erdoğan, zulmü ve zorbalığı altındadır. Bu şahıs, hukuk tanımamaktadır. Bu şahıs, teamül, uzlaşma, anlaşma gibi hasletlere yabancıdır. Çarpıtılmış, temellerinden koparılmış demokrasi despot üretmiştir. Erdoğan, 10 Ağustos'ta Cumhurbaşkanı seçilmesine rağmen itici, incitici, kırıcı ve cepheleştirici üslubunu aynen sürdürmektedir."


"Resmi Gazete'de yayınlanma safhasındaki gecikme kasıtlı"


YSK'nın Cumhurbaşkanı seçimlerine ilişkin kesin sonuçları 15 Ağustos'ta açıkladığını hatırlatan Bahçeli, Anayasanın 101. Maddesine göre Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığının bu tarihte kesinleştiğini ve partisiyle ilişiğinin kesilmesi gerektiğini vurguladı. Bahçeli, şunları söyledi:


"Recep Tayyip Erdoğan, 15 Ağustos'tan itibaren sadece olgusal değil, resmen ve hukuken de seçilmiş cumhurbaşkanıdır. Fakat 11. Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül'ün görev süresi 28 Ağustos'ta dolduğu için yaklaşık 2 haftalık bir bekleme süresini geçirmek durumundadır. Erdoğan'ın anayasanın 103. Maddesine göre yemin etmesi ve mazbatayı alması sadece şeklen yerine getirilmesi usulen ifası lazım olan tamamlayıcı işlemlerdir. 6271 sayılı cumhurbaşkanı seçim kanununun 20. Maddesi tartışmaya mahal vermeyecek kadar berraktır. Bu kanun maddesine göre cumhurbaşkanı seçiminin kesin sonuçları, YSK tarafından TBMM Başkanlığı ile cumhurbaşkanlığına bildirilecek, kamuoyuna ilan edilecek ve Resmi Gazete'de yayınlanacaktır. Ancak cumhurbaşkanı seçiminin kesin sonucunun 15 Ağustos'ta duyurulmasına rağmen Resmi Gazete'de yayınlanma safhası henüz yerine getirilmemiştir. Bu kuşku verici ihmal ve gecikmede çok açık bir kasıt olduğu anlaşılmaktadır. Erdoğan ve emir verdiği kukla ve köle bürokratlar, yasaları hiçe saymakta Resmi Gazete'ye ahlaksızca ve alenen ambargo koymaktadır. Bu tezgah ve usulsüzlük Erdoğan'ın açıklarını kapatmaya, yırtıklarını yamamaya, hukuka karşı hazımsızlığını örtmeye yetmeyecektir. Erdoğan, 12. Cumhurbaşkanı olduğundan dolayı anayasanın 101. Maddesince taşıdığı milletvekilliği görevi kendiliğinden düşmüş, Parti Genel Başkanlığı ile ilişiği otomatikman kesilmiştir."


"Hükümetin attığı imzaların, yaptığı atamaların hukukiliği yok"


MHP lideri Bahçeli, 61'nci hükümetin resmen sona erdiğini dile getirerek, "Atılan imzaların, yapılan atamaların, verilen kararların hiçbir hukukiliği ve meşruiyeti yoktur. İkaz ve önemle bildiriyorum ki Recep Tayyip Erdoğan, başbakanlık makamını derhal boşaltmalıdır. Herkesi uyarıyorum. Türkiye cumhuriyeti sivil ve silahsız bir darbe ile karşı karşıyadır. Erdoğan, anayasayı fiilen askıya almıştır. Oldu bittilerle devleti ele geçirmiştir. Erdoğan vatana, millete, demokrasiye ve hukuka ihanet etmektedir. Türkiye'nin yönetimi gasp edilmektedir" şeklinde konuştu.


"Babıali Baskını'nı aratmayacak kansız ve silahsız bir darbe yapılmıştır"


MHP lideri Bahçeli, Abdullah Gül'e de seslenerek, "Erdoğan'ın lehine kalemşörlük ve müfterilik yapan yeni yetmelerin hücum ve hakaretlerine muhatap kalan Sayın Gül, artık biraz dik durmalı; gider ayak Türkiye'ye sahip çıkmalıdır. 'Bizim cenahtan epeyce saygısızlık gördüm' diyerek sızlanan Sayın Gül, elini taşın altına koymalıdır" dedi.


Bahçeli, bugünkü şartlarda Türkiye'nin bir parti devletine doğru adım adım sürüklendiğini söyledi.


Erdoğan'ın kendisinden sonraki hükümet ve parti yapısını da dizayn ettiğini söyleyen Bahçeli, "Maksat Sayın Abdullah Gül'ün partiye dönüşünü engellemektir. Amaç yeni Türkiye denen hukuksuz, gayri milli, gayri ahlaki sistemin temellerini atmaktır" diye konuştu.


"Ahmet Davutoğlu'nun başbakan atanması tartışmaları şiddetlendirecektir"


Ahmet Davutoğlu'nun Başbakan olacağı iddialarını da değerlendiren Bahçeli, sözlerine şöyle devam etti:


"Erdoğan, Davutoğlu'yla vakit kaybetmektense, mührü bu danışmana vermeli; artık özel kalem, özel danışman, özel sekreter olarak gördüğü Başbakanlık görevini bu yeni yetmeye teslim etmelidir. 'Kardeşlik bağlarımız bozuluyor' diyerek mırıldananlar da çaresizce başlarını öne eğmeli, sergilenen vefasızlıklardan dolayı göz pınarlarından yaş akıtmalıdır. Normal şartlarda AKP'nin iç meseleleri elbette bizi ilgilendirmemektedir. Fakat AKP'nin 27 Ağustos'ta yapacağı olağanüstü kongresinde yalnızca genel başkan değil, aynı anda Başbakan'da seçilmiş olacaktır. Bu itibarla aziz milletimizi doğrudan alakadar eden bir konu bizim de ilgi sahamıza girmektedir. Şunu da söylemek istiyorum ki, bu olağanüstü kongrede Recep Tayyip Erdoğan'ın genel başkan sıfatıyla konuşma yapması yasa dışıdır. Erdoğan derhal ve acilen geri adım atmalı ve kongreye katılmamalıdır... Dış politikada başarısızlık markası haline gelen Ahmet Davutoğlu'nun Başbakan olarak atanması ise içten içe yayılan ve yerleşen tartışmaları daha da şiddetlendirecektir."


Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin adil olarak yapılmadığını söyleyen Bahçeli, "Ortada Erdoğan'ın matematiksel bir başarısı varsa da ahlaken ve vicdanen mağlubiyeti tartışmasızdır" dedi.


Bahçeli, Ahmet Davutoğlu'nun başbakan olacağı tartışmalarına ilişkin şu değerlendirmelerle devam etti:


"Türkiye'yi bölgesel ve küresel bataklığa çekmek için can havliyle görev yapan stratejik kâbus mucidinin, böylesi bir dönemde Başbakanlık makamına oturma ihtimali ülkemiz adına talihsizliktir. Eminim ki, AKP'nin vicdanlı delege ve mensupları tehlikeleri öngörerek ölçüsüzlüğe, tefrikaya, savurganlığa, içten pazarlıklı anlayış ve tercihlere vize vermeyeceklerdir."


Bahçeli, Lice'de PKK'lı Mahsum Korkmaz'ın heykelinin dikilmesi ve sonrasında ise kaldırılması sırasında yaşananlara ilişkin de sert eleştirilerde bulundu ve "Erdoğan'dan çıt çıkmamış, AKP'den provokasyon yapılıyor dışında herhangi bir eleştiri gelmemiştir" şeklinde konuştu.


"MHP Meclis'te olacaktır"


"Yemin törenine parti olarak katılacak mısınız?" sorusuna Bahçeli, "MHP Türk devlet geleneğini ve felsefesini çok iyi bilen bir siyasal kurumdur. Cumhurbaşkanlığının yemin töreninde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde olacaktır" diye yanıt verdi.


"Aynı gün aynı yerde miting"


Başbakan Erdoğan'a karşı mitingler düzenleyeceği iddiaları sorulan Devlet Bahçeli, “Cumhurbaşkanı seçildikten sonra geçmişteki alışkanlığı paralelinde 81 ilde miting yapmayı düşünenin amacı netleştikten sonra MHP Sayın Erdoğan, nerede miting yapıyorsa aynı yerde aynı gün aynı saatte miting yapacaktır" diye konuştu.


"Havuz doldu"


AK Parti'nin düzenleyeceği Olağanüstü Kongre'ye bazı basın kuruluşlarının akredite edilmediği iddiaları sorulan Devlet Bahçeli; "Havuz doldu. Havuzun dışında kalacaklara da bir şey söylemek mümkün değil. Havuz ağzına kadar doldu" şeklinde yanıt verdi.


Hayrünnisa Gül: 'Asıl intifadayı ben başlatacağım!'


Dünyanın Erdoğan'a bakışı

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS