Bakanlar ve yetkililer hakkında Soma suç duyurusu

Bakanlar ve yetkililer hakkında Soma suç duyurusu

Çağdaş Hukukçular Derneği Soma'da 282 işçinin öldüğü ve yer altında hala akıbeti belirsiz yüzün üzerinde işçinin bulunduğu maden kazasıyla ilgili, bakanlar, bürokratlar ve şirket yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulundu. Soma Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan suç duyurusunda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'in de aralarında yer aldığı 12 bürokrat ve şirket yetkilisi, "görevi kötüye kullanma", "olağan kast ile insan öldürme", "kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi", "neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama" ile suçlandı.

Çağdaş Hukukçular Derneği, Soma Cumhuriyet Başsavcılığı'na maden kazasıyla ilgili suç duyurusunda bulundu. Dernek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü Kasım Özer, Soma Holding A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Alp Gürkan, Soma Holding A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Group CEO'su Can Gürkan, Soma Holding A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Yiğit, Soma Holding A.Ş. Mali İşler Koordinatörü Ayşegül Senes, Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Ramazan Doğru, Soma Holding A.Ş. İdari İşler Müdürü Melike Doğru, Soma Holding A.Ş. Metalik Madenler Genel Müdürü Mehmet Ali Deniz, Soma Holding A.Ş. Maden Projelendirme / Etüt Müdürü Hayri Kebapçılar, Soma Holding A.Ş. Maden İşletmeleri Soma Bölge Müdürü Haluk Sevinç hakkında suç duyurusu yaptı. Bu isimler, "görevi kötüye kullanmak", "olağan kast ile insan öldürmek", "kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi", "neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama" ile suçlandı.


Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. tarafından işletilen madende yaşanan kazanın işçi katliamı niteliği taşıdığı belirtilen suç duyurusunda, kazanın öncesinde engelleyici hiçbir tedbirin alınmadığı ileri sürüldü. TMMOB Maden Mühendisleri Odası'nın raporuna da başvurulan şikayet dilekçesinde, özelleştirme ve taşeronlaşmanın iş güvenliği ve sağlığı açısından yarattığı olumsuz etkilere değinildi. Madenin sahibi Alp Gürkan'ın basında yer alan ifadelerine de yer verilen şikayet dilekçesinde, iş sağlığı ve güvenliği kurallarının hiçe sayıldığı ve eşi benzeri görülmemiş bir kar hırsı ile madeni işletmeye başladığı iddia edildi.


Kazanın ardından madenden kurtarılan işçilerin basında yer alan beyanlarına yer verilen dilekçede, bakanlık müfettişlerince yapılan incelemelerin yüzeyselliğine işaret edildi ve "Katliam sonrasında enkazdan kurtarılan işçiler ise basın yayın organlarına maden ocağında bakanlık müfettişlerince denetim yapıldığını ancak müfettişlerin yüzeysel araştırma yaptıklarını, tünellere inmediklerini, sorunsuz ve havadar olan yerlere baktıklarını, 1 metre kadar tünelden içeri girdiklerini, denetim esnasında yer altında oldukları zaman hiçbir müfettiş görmediklerini, zaten yılda iki kez yapılan denetimlerin 15 gün önceden şirkete haber verildiğini ve ortalığın temizlendiğini ifade etmişler ve yaşanan katliamın sorumluluğunun siyasal iktidarda da olduğunu teşhir ve tespit etmişlerdir. Dolayısıyla, iş bu işçi katliamının münferit bir iş kazası olarak nitelendirilmesi ve şüphelilerin taksirle ölüme sebebiyet vermek suçundan yargılanmaları mümkün olmadığı gibi adaleti ve vicdanları zedeleyici bir durum arz edecektir" denildi.


Hayatını kaybeden işçilerin otopsilerinin Minesota bildirgesine uygun olarak yapılması, Otopsi sırasında bağımsız gözlemci hekimlerin bulunması için TTB ile irtibata geçilmesi talep edilen suç duyurusunda, delillerin tespiti için çalışmaların biter bitmez madende önlem alınması, Sulh Ceza Hakimi ve bağımsız bilirkişi heyetleri vasıtası ile keşif yapılması istendi. ÇHD'nin suç duyurusunda ayrıca şu taleplerde bulunuldu:


- Bu süre boyunca idari görevlilerin soruşturma yapmasına izin verilmemesi ve delillerin kaybolmaması için önlem alınması


- Keşif sırasında bağımsız bilirkişiler bulundurulması, bilirkişilerin gerek bu işletme gerekse başka işletmeler ile bağlantısının olmamasının sağlanması, TMMOB ile irtibata geçerek bağımsız bilirkişilerce olay yerinde keşif sırasında gözlem yapılmasına, uzman mütalaası alınmasına imkan tanınması, yada suç duyurusunda bulunan bizlerden bağımsız bilirkişilerin sağlanmasının talep edilmesi.


- Hükümet ve idare ile işverenin irtibatının tespiti için, gerekli incelemenin yapılması,


- Son 1 yıl içinde yapılan denetlemelerin ve incelemelerin raporları ile bu incelemeleri yapan kişilerin ellerinde bulunan belge ve bilginin toplanması ve bu kişilerin derhal ifadesine başvurulması,


- Madendeki uygulamalar konusunda madende çalışan tüm işçilerin bilgilerine başvurulması, şikayetçi sıfatlarının hatırlatılması,


- Gerek kolluk gerekse müfettişler ve diğer ilişkiler vasıtası ile delillerin karartılması ihtimali bulunduğu göz önüne alınarak, tüm soruşturma işlemlerinin savcılık bürosunca yürütülmesi, bu konuda gereken özenin gösterilmesi,


- Sanıkların, kar hırsı ve nüfus kazanma amacıyla bu katliamı gerçekleştirdikleri, ellerinde devlet otoritesi ile para bulunduğu veya doğrudan devlet gücünü kullanan kişiler olması, idari ve diğer yetkilerini kullanarak delil karartma ihtimallerinin yüksek olması nedeniyle tutuklanmalarına, aynı gerekçelerle haklarında gerekli diğer emniyet tedbirlerinin alınmasını.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS