Başbakan Davutoğlu'ndan Hakan Fidan açıklaması

Başbakan Davutoğlu'ndan Hakan Fidan açıklaması

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Hakan Fidan'ın milletvekilliği adaylığı için istifasına ilişkin, "Sayın Cumhurbaşkanımızın Sayın Hakan Fidan'la ilgili daha sonra ifade ettiği kanaatlerse aslında iki şeyi ortaya koyar. Bir: Sayın Cumhurbaşkanımızın Sayın Hakan Fidan'a verdiği önemi, iki: Sayın Cumhurbaşkanımızın MİT Müsteşarlığına verdiği önemi. Yani bu iki makama da kişiye de çok önem vermiş olması dolayısıyla bu ifadelerin arkasında esas itibarıyla bu yaklaşım vardır" dedi.

Davutoğlu, TRT Haber'de katıldığı canlı yayında gündeme ilişkin değerlendirmeler yaptı.


İç Güvenlik Paketi'ne ilişkin tasarıyla ilgili bir soru üzerine Davutoğlu, "İç güvenlik reformuyla elde etmek istediğimiz şey bir daha bu ülkede hiçbir şehrimizde 6-7 Ekim benzeri görüntüler olmasın. Hukuk düzeni içinde herkes gösterisini yapabilsin, fikrini açıklayabilsin" yanıtını verdi.


Pazar günü Kadıköy'de hükümete sert eleştiriler yönelten bir gösteri yapıldığını dile getiren Davutoğlu, ancak gösteride hiçbir gerilimin de olmadığını hatırlattı ve "Biz eleştiriye karşı değiliz. Biz fikir ifade etmeye
karşı değil, aksine teşvik de ediyoruz. Keşke fikir üretse Kılıçdaroğlu'nu da dinlesek ve istifade etsek. Ama fikir üretmiyor ki hakaret üretiyor, şiddet üretiyor, tahrik üretiyor. Dolayısıyla özgürlüklerin korunması güvenlikle birlikte olur" diye konuştu.


İç Güvenlik Reformu'nun bu hafta TBMM'de görüşülmemesine de açıklık getiren Davutoğlu, bu hafta uluslararası sözleşmelerin gündemde olduğunu belirterek, şunları kaydetti: "Dün grupta da söyledim. Bir hafta içinde herkes de düşünsün ama şunu beklemesin kimse bizden. Gelecek hafta Pazartesi'den Salı'dan itibaren bu reform gündemde olacaktır. Türkiye, seçime giderken güvenliğinden taviz vererek gidemez. Seçim sandık güvenliği teminat altına alınacaktır. Hiçbir tahrik ve provokasyona izin vermeyeceğiz ama özgürlüklerin de en geniş anlamda kullanılmasını teminatı olacağız."


Gecikmenin sebebinin bu reformla ilgili herhangi bir şekilde bir belirsizlik ortamına girilmesi olmadığını bildiren Davutoğlu, acil çıkacak Askeri Kanunlarda Değişiklik Tasarısı, uluslararası sözleşmeler ve gensorunun bu hafta görüşüleceğini ifade etti. Davutoğlu, "Gelecek hafta inşallah şiddet ve Meclis'e olumsuz görüntüler yansımayacağını ümit ediyorum, öyle çağrılar yapıyorlar çünkü. Ama normal. Meclis kendi vakarına yakışır şekilde inşallah bu reformu da gerçekleştirecek" diye konuştu.


"Kanaatimi açıkladım ama yorumla yansıtmışlar"


Hakan Fidan'ın görevinden istifa etmesine ilişkin bugün basına yansıyan haberlerin anımsatılması üzerine Davutoğlu, basına yansıyan değerlendirmeleri konusuna açıklık getirmek istediğini belirterek, "Beni
tanıyanlar bilir. Ben hiçbir zaman ayak üstü açıklama yapmam. Mutlaka planlanmış bir şekilde açıklama yaparım. Önceden ilan edilir. Özellikle de gazetelere benim tek başıma demeç verdiğim hiç görülmemiştir" dedi.


Dışişleri Bakanlığı döneminde bazı özel demeçlerinin olduğunu ancak başbakanlık görevi sırasında gezilerde gazetecilerle görüşmelerinin dışında özellikle demeç vermediğini ifade eden Davutoğlu, şunları söyledi: "Dolayısıyla bugün benim bir demecim söz konusu olmadı. Grup toplantısından çıktığımda Anadolu'nun değişik yerlerinden Avrupa'dan gelmiş çok sayıda misafir tek tek resimler çektirdi. O sırada aslında üç gazeteci ama ikisi yazdı, onlar da resim çektirmek istediler, çektirdiler. Bu konudaki kanaatimi
sordular. Ben kanaatimi açıkladım, 'değişen bir şey yok' dedim. Yani ben kanaatimi açıkladım, ayrıca söyleyecek bir şeyim yok anlamında söyledim ama bunu bir yorumla yansıtmışlar. Böyle bir demeç verme iradesiyle ortaya çıkmış değil, söylenecek yeni bir şeyin olmadığını ifade etmek ve demeç vermeyi düşünmediğimi ifade eden bir şey."


Davutoğlu, şöyle devam etti: "Hakan Fidan'la ilgili kanaatlerimi geçtiğimiz hafta içinde sorulduğunda da ifade ettim. Sayın Hakan Fidan devlete büyük hizmetler yapmış, bundan sonra da inşallah hizmet yapacağına inandığım bir arkadaşımızdır. Sayın Cumhurbaşkanımızın Sayın Hakan Fidan'la ilgili daha sonra ifade ettiği kanaatlerse aslında iki şeyi ortaya koyar. Bir: Sayın Cumhurbaşkanımızın Sayın Hakan Fidan'a verdiği önemi, iki: Sayın Cumhurbaşkanımızın MİT Müsteşarlığına verdiği önemi. Yani bu iki makama da kişiye de çok önem vermiş olması dolayısıyla bu ifadelerin arkasında esas itibarıyla bu yaklaşım vardır.


Bu konudaki kanaatini bana da sayın Cumhurbaşkanımız söylemiştir. Ben de Sayın Cumhurbaşkanımızın bu kanaatlerini Sayın Fidan'la paylaşmışımdır. Ama Sayın Fidan'ın bütün diğer üst düzey bürokratlar gibi kendisiyle ilgili kararı verme hakkı var, o kendisiyle ilgili kararı ifade ettiğinde ben de bu karara Sayın Cumhurbaşkanımızın da dediği gibi bende olan yetki itibarıyla saygı duydum ve bu anlamda da gereken adımlar atıldı. Buradan daha başka anlamlar çıkarmak doğru değil.


Biz Sayın Cumhurbaşkanımızın başbakanlığı döneminde de kurucu genel başkan olarak AK Parti'nin siyasetini dokuduğu dönemlerde de yapılan bütün çalışmalarda Sayın Fidan'ın katkıları hep olmuştur. Eminim bu harekete bundan sonra da katkı verecektir. Sayın Cumhurbaşkanımızın, kişiye de makama da duyduğu güven ve verdiği önem dolayısıyla bu ifadeleri kullandığına inanıyorum."


"istişareler, AK Parti'nin çok güçlü geleneğidir"


Bürokrasiden milletvekilliği adaylığı için gelen istifalarla ilgili, "Seçimler var tabii bu teveccüh mümkündür. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz" sorusu yöneltilen Davutoğlu, teveccühün AK Parti'ye yönelik olmasının bir anlamının bulunduğunu vurguladı.


Sadece bürokrasiden değil, gittiği vilayetlerde çok sayıda kişinin, o bölgenin saygın isimlerinin de AK Parti'den aday olma arzularına şahit olduğunu aktaran Davutoğlu, "Bu güzel bir şey. Siyaset nihayeti talep ile kaimdir. Bazen toplumsal talep olur, hizmet gelir, bazen kişiler makama talip olur hizmet vermek
için. Milletvekilliği bu anlamda bence en onurlu görevdir" dedi.


Davutoğlu, şu ifadeleri kullandı: "Şöyle bir kanaat var: Milletvekili olunca bakan olmak ya da önemli görevlere gelmek şeydir. Hayır, milletvekilliğinin kendisi isim, unvan olarak daha başka herhangi bir unvana ihtiyaç hissettirmeyecek kadar büyük ve onurlu bir görevdir, unvandır, şereftir. Çünkü milletin vekili. Bugünlerde gelen bazı taleplerde 'ben şuradan aday olmak istiyorum' diyenlere şunu söylüyorum: Düşüncen oradan seçime kadar oradan aday olmaktır ama seçildikten sonra herkes milletin vekilidir, bütün bir milletin vekilidir. Yani Diyarbakır'dan seçilen de bütün milletin vekili, Edirne'den seçilen de İzmir'den seçilen de. Bizim nezdimizde bunun bir farkı yok. Konya vekili değil, milletvekiliyiz biz. Dolayısıyla bundan daha onurlu bir görev yok. Böyle onurlu bir göreve herkes talip olabilir. Bu teveccühü de yanlış görmemek lazım. Bu bir hırs şekline dönüşmemişse ki onu fark edersiniz. Bizim bu anlamda görevimiz istişarelerdir, AK Parti'nin çok güçlü geleneğidir."

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS