Davutoğlu: "Paralel yapı bir cemaat mi diye sorarsanız, cemaat değil"

Davutoğlu: "Paralel yapı bir cemaat mi diye sorarsanız, cemaat değil"

Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Paralel yapı bir cemaat mi diye sorarsanız, cemaat değil" dedi. Davutoğlu, "Mümkün olduğu kadar profesyonelce askerliği meslek olarak benimsemiş insan unsuruna ağırlık vermek lazım. Biraz önce Meclis grup başkan vekillerimizle görüştüm. Sözleşmeli er ve erbaş alımlarıyla ilgili kolaylaştırıcı ve yaşı düşüren çok ciddi bir paket getiriyoruz. Böylece meslek olarak askerlik yapacak olanların Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki oranını artıracağız" diye konuştu. Davutoğlu, AK Parti'nin oy oranını da açıkladı.

Davutoğlu, TGRTHaber televizyonunda canlı yayınına katılarak, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.


Alevililerin sorunları


Alevilerle ilgili çalıştaylar gerçekleştirildiği ama sonuçlandırılamadığı ifade edilerek kanuni olarak bir düzenleme düşünülüp düşünülmediğinin sorulması üzerine Davutoğlu, "sonuç getirilemedi" demenin doğru bir tespit olmadığını söyledi.


Başbakan Davutoğlu, sorunun kültürel, tarihi bir arka planı varsa bunun bir anda noktasal bir vuruşla çözülemeyeceğini vurguladı, bunun ciddi bir psikolojik ve zihniyet dönüşümüyle sağlam zeminlere oturacak bir süreç olarak görülmesi gerektiğini kaydetti.


Alevilerle ortak kültürel geçmişi paylaşmak anlamında bir süreç başlattıklarını, bunların sıradan adımlar olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Davutoğlu, "Hacı Bektaş Türbesi'ne girişte ücretin kaldırılması noktasal, önemsiz gibi görülebilir. Sembolik değeri çok yüksek. Çünkü, oralar dergahlar kapatıldıktan sonra ücret alınması müzelik kimliğiyle ancak meşruiyet zemini bulabiliyordu. Alevi geleneğin dergahları vatandaşlarımızın ziyaretine açıktır. Bunun içinde ayrıca bir meşruiyet alanı oluşturmaya gerek yok. Zaten bu alanda" dedi.


Zorunlu din dersi


Davutoğlu, din dersini kaldırmanın, Aleviliğin öğretilmesi sorununu çözmeyeceğini ifade ederek, Din kültürü dersinin din kültürü etrafında olması, uygulamalı din eğitiminin de seçmeli nitelikte, Aleviliğin de öğretilmesi şeklindeki taleplerin haklı ve doğru olduğunu söyledi.


Canlı yayında büyük gerilim


"Bu konuyu siyaset üstü bir konu olarak mı bakıyorsunuz?" sorusunda, "Evet, kesinlikle" yanıtını veren Davutoğlu, "Biz oy hesabı içinde, oy talebinde değiliz. Yeter ki toplumumuzda herkes bu ülkeye ait olmak dolayısıyla mutlu hissetsin. Kendisini siyasal, sosyal, ekonomik ilişkiler ağının dışında görmesin, kimliğini, düşüncesini rahatlıkla ifade edebilsin. Siyaset parçalaştırıcı, bölen bir alan haline dönüşür, eğer kimlik siyaseti üzerinden bir şey üretilmeye kalkışılırsa" diye konuştu.


Haşim Kılıç'ın sözleri


Başbakan Davutoğlu, Anayasa Mahkemesi Başkanına atfen çıkan haberler hususunda, ertesi gün Anayasa Mahkemesi Başkanlığı'nın yaptığı açıklamayla konuyu açıklığa kavuşturduğunu ifade etti.


Anayasa Mahkemesi üzerinden bir tartışma yapmak istemediğini belirten Davutoğlu, "Açıklığa kavuşan bir husus var. Orada Anayasa Mahkemesi Başkanına atfedilen beyanların, doğru olmadığı ortaya çıktı. ...Gazetecinin iyi niyetle bir algı, bir iletişim sıkıntısından olabiliyor bazen. Bizim için esas olan pazartesi günü yapılan açıklamadır ve o yalanlanmıştır." diye konuştu.


"Hiçbir zaman baraj korkumuz olmadı"


AK Parti yeni kurulduğunda, 14 ay sonra iktidar olacağını düşünerek kurulmadığını vurgulayan Davutoğlu, partinin iktidar hedefiyle kurulduğunu fakat o dönem erken seçime gidilip gidilmeyeceğinin belli olmadığını hatırlattı.


Müftünün sözleri Tunceli'yi karıştırdı


Davutoğlu, seçim barajının o dönem de var olduğunu aktararak, şunları söyledi: "Yeni kurulan bir parti olarak da 'Aman barajlar kalksın' diye bir şey yapmadı. Çünkü, Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde kendine güveniyordu, 'Ben iktidar olurum' diyordu. Kendine güvenen bir parti olarak hiçbir zaman barajın
arkasına da saklanmadık, barajdan da korkmadık. 2001 Ağustos ile 2002 Kasım arasında bir muhalefet partisi olarak, barajı bahane göstermeden halka ulaşmaya çalıştık ve başarılı olduk. Sonra da barajın arkasına saklanmadık. Aldığımız oy oranları herhangi bir şekilde baraj dolayısıyla alınmış oy oranları değil.
Milletvekili dağılımını koysak bile yüzde 50'yi yakalamış Türk siyasetinde kaç parti var, yüzde 48,5 yüzde 49'ları yakalamış? 2011 seçimlerinde geldiğimiz düzey belli. Dolayısıyla AK Parti olarak bu konuda herhangi bir kaybımız yok."


"Paralel yapı bir cemaat midir?"


Başbakan Davutoğlu, Türkiye'deki bütün cemaatlerin fişlendiği yönündeki iddialara ilişkin soruya şöyle yanıt verdi: "Bir kere bazı kavramların ne kadar yozlaştırıldığı, hepimizin önem verdiği kavramların ne kadar anlam kaymasına uğradığı, özellikle bu cemaat kavramı etrafında son yaşadıklarımızla görüldü. Biraz önce cemevi dedik, cami dedik… Cemaat de aynı şeyden gelir; cem etmekten yani bir araya getirmekten, muhabbetle bir araya getirmekten. Cemaat, gönül beraberliğidir. Şu cemaat olur, bu cemaat olur, her bir yol eğer o gönül muhabbetine dayanıyorsa bunlar zaten yasakla ortadan kalkacak şeyler değil. Kalksaydı 12 Eylül kaldırırdı, 28 Şubat kaldırırdı.


Cemaatler kanunla, yasayla bir araya gelmez ki, kanunla, yasayla kaldırılabilsin. Gönül erleri bir araya gelir ve yapar. Dolayısıyla herhangi bir cemaate, devletin tavır alması demek, sosyolojik bir gerçekliğe tavır alması demek. Dolayısıyla böyle bir şey söz konusu değil. Peki, "Paralel yapı bir cemaat midir?" diye soruyorsanız, cemaat değil. Aradaki ayrım burada. Bunun için niye biz 3 sene önce bu yapıya da bir cemaat, bir gönül şeyi olarak mukabelede bulunup, her türlü imkanı sağlıyorduk. Hiçbir cemaat yapısı AK Parti iktidarlığında herhangi bir kısıtlamaya tabii tutuldu mu? Herkes özgürce kendini ifade etti. 28 Şubat'ın bunaltıcı atmosferinden bu ülkeyi kim çıkardı, herkes kendisine sorsun."


"Cemaat gibi görünüp, başka amaçlara yöneldiler"


Davutoğlu, 28 Şubat döneminde bazı kesimlerin "başörtüsü teferruattır" diyerek maske taktığını belirterek, bu maskeleri kaldıranın AK Parti iktidarları olduğunu söyledi.


Söz konusu yapıyı cemaat olarak tanımlamadığına vurgu yapan Davutoğlu, "O vasıfla gönüllü işler yaparken, hiçbir zorlukla karşılaşmazken şimdi neden karşılaşıyor? Çünkü cemaat gibi görünüp yaptığı faaliyetlerin ötesinde başka bir amaca yöneldi. Nedir o amaç? Millete gidip de onun rızasını almadan, meşruiyetini milletten almadan Ankara'da bürokrasiyi örgütleyerek ve kontrol altına alarak millet adına otorite kullanmaya kalktı. İşte o zaman 'Arkadaş sen cemaat değilsin' deriz. Çünkü niyetin gönül ve muhabbet köprüleri kurarak, millet arasında irtibatları kuvvetlendirmek değil, niyetin cemaat görünümü altında halkın oylarıyla seçilmiş iktidara bir politika dikte etmek" ifadesini kullandı.


"MGK'da hiçbir cemaat konuşulmadı"


Davutoğlu, diğer cemaatlerin bu tür söylemleri üstüne alınmaması gerektiğini anlatarak, bu konuda ayrımın net olduğunu söyledi. MGK'da hiçbir cemaatin konuşulmadığına vurgu yapan Davutoğlu, hiçbir cemaate karşı da tedbir düşünülmediğini kaydetti.


Davutoğlu, MGK'da paralel bir yapını ve ona karşı alınacak tedbirlerin konuşulduğunu belirtti. Paralel yapının hedeflerine ulaşması durumunda meşru siyaset yapılacak alanın ortadan kalkacağını aktararak, "Meşru devlet yönetimi başka yollarla ipotek altına alınacaktı. Kimse bunu başka şeylerin içine çekmesin. Kendisini aklayabilmek için tekrar cemaat yapısı içine kendisi içine koyarak birtakım... Öyle ifadeler kullanmışlar ki, bunlar çocukça algı operasyonu" diye konuştu.


Davutoğlu, "cemaat"in pak ismini kimsenin kirletmemesi gerektiğini belirterek, demokratik bir yönetimden kimseye tehdit gelmeyeceğini söyledi.


Çözüm süreci, silah bırakılacak mı?


Başbakan Davutoğlu, Çözüm Süreci'ne işaret edilerek sorulan "2015'in en azından ilk yarısında bu sorunun silah bırakma aşamasına gelebileceği umudu taşıyor musunuz" sorusu üzerine, 2013 Nevruz'undan itibaren bu umudu hep taşıdıklarını ifade ederek, sadece umutta bırakmayıp yasal çerçevede adımlar atıldığını anlattı.


Herkesin aynı ciddiyetle davranmadığını dile getiren Davutoğlu, 6-7 Ekim olaylarının, sürecin kırılganlığı konusunda bazı ipuçları verdiğine işaret etti.


Davutoğlu, 6-7 Ekim'den bu yana ciddi mesafe alındığını kaydederek, "Bir kere faili meçhul bırakmıyoruz. 'Kim, ne işlemişse hesabını verir' dedim. Yasin Börü'nün de katilleri, zanlıları diyeyim tabii hukuki süreç ama bizim elimizde sağlam veriler var, dün yakalandı. Hepsi takip edilecek çünkü Çözüm Süreci, herhangi bir süreç ancak kamu düzeni ve demokratik sistem içinde olur" değerlendirmesinde bulundu.


HDP'nin üslubunun demokratik prensipler etrafında değiştiğini gördüklerini ifade eden Davutoğlu, yeni bir ortam oluştuğunu ve yeni ortamda "en kısa sürede nihai sonuca ulaşmayı" hedeflediklerini bildirdi.


"Teknoloji yoğunluklu ve profesyonel ordu"


Askerlik süresine ilişkin bir soru üzerine Davutoğlu, son Yüksek Askeri Şura toplantısında iki noktaya dikkati çektiğini ve bütün komuta kademesiyle bu konuda mutabık kaldığını kaydederek, "Bir; Silahlı Kuvvetlerimizi insan yoğunluklu bir ordu yapılanmasından teknoloji yoğunluklu ordu yapılanmasına geçmesi. Öyle teknolojik araçlar var ki şimdi herhangi bir operasyonda mesela elektronik savaş teknolojisine sahipseniz binlerce, onbinlerce askeri sahaya sürmeden netice alabiliyorsunuz" dedi.


Başbakan Davutoğlu, "Mümkün olduğu kadar profesyonelce askerliği meslek olarak benimsemiş insan unsuruna ağırlık vermek lazım. Biraz önce Meclis grup başkan vekillerimizle görüştüm. Sözleşmeli er ve erbaş alımlarıyla ilgili kolaylaştırıcı ve yaşı düşüren çok ciddi bir paket getiriyoruz. Böylece meslek olarak askerlik yapacak olanların Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki oranını artıracağız" diye konuştu.


Mesleği askerlik olanların oranını artırmak istediklerini söyleyen Davutoğlu, bedelli askerliğe buradan geldiklerini ancak bunun sürekli tekrar etmeyeceğini aktardı.


AK Parti'nin oy oranı


Davutoğlu, "Seçimlere çok az bir zaman kaldı. Bazı gazetelerde bazı anketler yayınlanıyor. Size gelen son bir anket var mı?" sorusu üzerine şunları söyledi: "Son gelen anketlerde bütün partilerde hemen hemen bir düşüş eğilimi var. AK Parti'de yükselme eğilimi var. Son aylar itibariyle söylüyorum. Muhalif tarafta veya objektif kim olursa olsun şu anda AK Parti'nin var olan oylarını muhafaza ettiği ve bir yükselme trendi içerisinde olduğuna dönük işaretler var. Biz görevimizi yaparız nihai karar millete ait. Ama sürekli bu anketleri yaptırıyoruz. Yüzde 48,5-51,5 arasında dolaşan bir bantta."


Zafer Çağlayan şok etti: 'Kanser oldum'


Atatürk'le ilgili 'tarihi karar'


Bu şehrin yüzde 85'i kadın


Türk insanı hakkında ilginç bilgiler


Bu bilgiler işinize yarayacak!


Plajlardan akıl almaz görüntüler!

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS