İnternet gazeteciliğine düzenleme geliyor

İnternet gazeteciliğine düzenleme geliyor

İnternet gazeteciliğine düzenleme geliyor

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, internet haber portallarıyla ilgili düzenlemenin Bakanlar Kurulu'nda imzaya açıldığını söyledi.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Başbakanlık Yeni Bina'da gerçekleştirilen Bakanlar Kurulu Toplantısı sonrasında gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Arınç, toplantıda bakanların iç ve dış temasları, Başbakan Erdoğan'ın da İran, Almanya ve Rusya temasları hakkında bilgi verdiklerini söyledi.

Toplantıda kendisinin de Basın Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'yla ilgili sunum yaptığını kaydeden Arınç, bunun internet haber siteleriyle ilgili olduğunu bildirdi.

Arınç, şöyle devam etti: "Belki birkaç yıldan beri sözünü ettiğimiz ama bazı sebeplerle de henüz olgunlaşmamış veya Meclis'e sevk edilememiş durumda bulunan internet haber sitelerine pozitif ayrımcılık yapılabileceği, Basın Kanunu içerisinde değerlendirilebileceği, bunların da künyelerini ilan etmek suretiyle çalışanlarına basın kartı verilebileceği, avantajlar sağlanabileceği, cevap düzeltme ve tekzip müesseselerinin aynen Basın Kanunu'nda olduğu gibi devam edeceği, içeriklerinin saklanmasına en azından belli bir süreyle mümkün olabileceği, açılacak davalar, bunların sonuçları kapsamlı bir şekilde tasarı halinde Bakanlar Kurulumuza sunuldu olumlu karşılandı ve imzaya açıldı."

Konunun yakında TBMM gündemine gelebileceğini söyleyen Arınç, konunun son yapılan değişikliklerle doğrudan bir ilgisinin bulunmadığını ifade etti.

İnternet haber portallarının özellikle son yıllarda önemli bir değer kazandığını dile getiren Arınç, "Bu alanda bir düzenlemeye ihtiyaç olduğunu da düşünmüştük. Bugün son noktayı koyduk ve imzaya açıldı. Önümüzdeki süreç eğer Türkiye Büyük Millet Meclisinin takvimine elverişli olursa genel kurulda görüşebilmektir. Bunu da Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemi belirleyecektir" ifadesini kullandı.

Paralel devlet soruşturması

Aynı gazetecinin "Paralel devlet iddiasıyla bir dava hazırlığı olduğunu kamuoyundan duyuyoruz. Hatta bir gazetede, bir köşe yazarı bazı yazarları, yazılarından dolayı tutuklanacağını ima eden yazı yazdı. Böyle bir
dava hazırlığı mevcut mu" sorusu üzerine, "Siz bunu ciddiye aldınız ki soruyorsunuz. Köşe yazarları birbirlerine çatarken 'yakında tutuklanacaklar listesi' de veriyorlar ama bunun bana sorulmasını doğrusu garipsedim" karşılığını verdi.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Arınç, şöyle konuştu: "Paralel devlet soruşturması diyorsunuz, paralel yapı veya paralel devlet: Sayın Başbakanın suç işleyen kişilerle ilgili devlet içinde ama devletin kurallarına uygun hareket etmeyen kişilerle veya gruplarla ilgili bir tanımlamasıdır. Böyle 'paralel yapı soruşturması', 'paralel devlet' soruşturması diye bir soruşturma mevcut değildir.

Bakmayın siz bir gazetenin başlığına. Ama her kurum adli ve idari soruşturmalar yapabilir. Görevlerini yaparken hukuk dışına çıktılar mı, kanun dışı bir eylem de bulundular mı. Bunu bazen emniyet içinde yaparlar eğer yargı içinde yapılacaksa HSYK'nın zaten görevi de budur. Eğer başka bir devlet kurumu veya bir başka yerde bu yapılacaksa her kurumun teftiş kurumları vardır.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Yoksa bile Başbakanlık Teftiş Kurulu vardır, Yüksek Denetleme Kurulu vardır, yani teftiş makamı bunları inceleyebilir. Eğer mülkiye müfettişlerinin bütün Türkiye'ye dağılarak böyle bir şey yaptıklarını iddia
ediyorlarsa doğrusu İçişleri Bakanlığının mülkiye müfettişleri bu kadar çok sayıda değil. Biz sadece 4 mülkiye müfettişinin Emniyet Genel Müdürlüğünde bir idari soruşturma yaptığını biliyoruz, Türkiye genelinde böyle yaygın bir teftişin olmadığını söyleyebilirim."

Paris'teki cinayetler

MİT ve Paris'teki cinayetlerle ilgili Alman Der Spiegel dergisinde yayımlanan iddialara ilişkin soru üzerine Arınç, "MİT'e atfedilen, sanıyorum Ömer Güney'di değil mi ismi, onun MİT tarafından Fransa'daki cinayetleri işlemesi yönünde yönlendirildiği veya talimatlandırıldığı iddiasıyla bir yazı veya belge yayınlandı. Milli İstihbarat Teşkilatı bununla ilgili açıklama yaptı. Bunun düzmece olduğunu ve özellikle hazırlanmış olduğunu, bunun kurum içerisinden de bir şekilde düzenlenerek dışarı sızdırıldığını zannediyorum kabul etti. Kendi içinde bir soruşturmaya başladı. Belki faili de tespit edildi. Dolayısıyla bu düzmece bir belge de dememek gerekir. Belge benzeri bir yazı ise bunun sorumlusu ve ne amaçla MİT adına servis ettiğinin MİT tarafından da bir sonuç olarak açıklanmasını beklememiz gerekecek" yanıtını verdi.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

"Eğer bu iş yalansa Der Spiegel'in böyle yazısına konu ettiği husus hakkında da MİT'in suçlanması herhalde doğru olmayacaktır" diyen Arınç, şöyle devam etti: "Fevkalade yanlış, fevkalade tehlikeli, düzmece bir belgenin üretilmesi ve bunun MİT adına dışarıya servis edilmesi, Türkiye'deki bazı kurumlardaki görevlilerin hukuk dışına, görevleri dışına ne kadar çıkabileceklerini ve bunun sonuçlarının Türkiye'nin içinde bulunduğu şartlarda ne kadar tehlikeli olabileceklerini gösteriyor. Belki bir mücadele derken bütün bunları da dikkate alarak devlet içerisinde kümelenmiş veya kendilerine durumdan vazife çıkarmış insanların varlığının bir şekilde tespit edilmesi, Türkiye'nin temizlenmesi, hukukun egemen olması bakımından da herhalde çok önemlidir."

HSYK Genel Kurulu toplantısı

Arınç, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun (HSYK) yeterli çoğunluk sağlanamadığı için toplanamamasına ilişkin bir soru üzerine, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın Bakanlar Kurulu'na son zamanda geldiğini ancak bu konuya girilmediğini belirtti.

Niçin toplanmadıklarını veya toplanamadıklarını bilmediğine işaret eden Arınç, şöyle devam etti: "Ama HSYK'yı da içine alan bir kanun değişikliği vardı biliyorsunuz. Adalet Akademisiyle ilgili kısım bitirilmiş. Sonra da bir anayasa değişikliği yapılabilir ümidiyle ara verilmişti. Eğer anayasa değişikliği gündeme
gelmeyecekse ben geçen toplantıda 'ilanihaye beklenmez nihayet bu hafta öbür hafta bu işten netice alınamazsa HSYK ile ilgili kanun değişikliği de mutlaka yapılır' demiştim. Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine bugünlerde gelir mi gelmez mi doğrusu bilemiyorum. Çünkü 22 maddesi çıkmış, galiba bir 22 veya 25 madde daha kalmıştı. Sözümüz oydu 15 gün evvel. Eğer Anayasa değişikliği olmayacaksa HSYK kanundaki değişiklik mutlaka gerçekleşecek demiştik. Halen o kararımız üzerindeyiz."

Mavi Marmara saldırısı

"Mavi Marmara gemisiyle ilgili olarak Türkiye ve İsrail arasında mutabakata varıldığına" ilişkin çıkan haberlerle ilgili soru üzerine Arınç, konuya ilişkin bir açıklama yaptığını hatırlattı.

Arınç, görüşmelerin geçen marttan bu yana sürdüğünü dile getirerek, şunları kaydetti: "(Anlaşmaya en yakın noktadayız) demiştim ama henüz imzayı koymadık, noktayı koymadık. Bugün de aynı durumdayız. Bakanlar Kurulu'nda görüşülmedi ama bu çalışmaları takip eden bir arkadaşınız olarak henüz son noktayı koymadık. Prensip noktasında anlaşmamız var. Telaffuz edilen rakamların üzerinde durmayacaktınız. Bizim taleplerimiz, gönlümüzden geçenler veya aklımızdan uçuşanlar değil. Böyle bir konuda bugüne kadar uluslararası hukuk nasıl bir tazminat öngörmüşse bizim taleplerimiz o çerçevede oldu. Bu konudaki müzakere henüz sonuçlanmış değil."