İşte 12 Eylül'ün "Vur Emri"

İşte 12 Eylül'ün "Vur Emri"

12 Eylül darbesiyle ilgili davada sona gelindi. 28 Mayıs Çarşamba günü Ankara'da görülecek olan duruşmada karar çıkabilir. Duruşmaya başından beri aktif bir şekilde katılan, darbe döneminde öldürülen Süleyman Cihan'ın abisi Avukat Ahmet Cihan, askeri yönetiminin gizli belgesini tekrar gündeme getirdi.

Kamuoyunda 12 Eylül Davası olarak bilinen, 12 Eylül 1980 darbesini gerçekleştiren beş generalden sağ kalan iki generalin yargılaması 28 Mayıs Çarşamba günü, yarın saat 10:00’da Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edecek.  

Bu duruşmada sanıklar savunmalarını yapacak. Dava karar aşamasında.

Dava yarın görülecekken 12 Eylül döneminde gözaltına alınıp emniyette işkence sonucu hayatını kaybeden, ve ölümüne "intihar" süsü verilen Süleyman Cihan'ın abisi Avukat Ahmet Cihan, Milli Gazete'nin 6 Nisan 2012'de yayımladığı şok belgeyi tekrar gündeme getirdi.

Belgede neler var?

12 Eylül 1980'den bir yıl önce 11 Ekim 1979 tarihinde Genelkurmay Başkanlığı'ndan İçişleri Bakanlığı'na gönderilen belgede Federal Alman Hükümeti'nin uyguladığı tedhiş olaylarına karışanların mahkemelere çıkarılmadan 'yok' edilmesi örnek gösteriliyor.

Gizli ibareli gönderilen ve konu kısmında 'Almanların Aldıkları Önlemler' başlıklı belgenin altındaki imza ise Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren Namına, İstihbarat Başkanı Korgeneral Suat İlhan'a ait.

Genelkurmay Başkanlığı'ndan gönderilen belgenin giriş kısmanda Federal Alman Hükümeti'nin o dönemdeki tedhiş olaylarına karışanlara ilişkin aldıkları önlemler Türk Hükümeti İçişleri Bakanlığı'na bilgi niteliğinde gönderiliyor.

Belgede gözaltına alınacak olanların mahkemeye çıkarmadan 'yok' edin, ölü olarak yakalanmaya yetki vermek, polise silah kullanma yetkisi verilmesi, savcının, tutuklu-avukat görüşmesini izlemesi, komünistlerin hademe bile yapılmaması isteniyordu.

"Genelkurmay diyor ki: 'Ölü olarak yakala'"

Yarın ki duruşmada o dönemde işkence sonucu öldürülüp, intihar görüntüsü verilen Süleyman Cihan'ın abisi Ahmet Cihan da müdahil olarak katılıyor.

Davayı değerlendiren Ahmet Cihan, "Mahkûmiyet kararı, mahkemenin suç duyurusunda bulunduğu ve dosyalarını ilgili il cumhuriyet savcılıklarına gönderdiği bağlantılı soruşturma dosyalarını etkileyecek. Ayrıca, bu davada verilecek mahkûmiyet kararı, çetenin suç ortaklarını (Danışma Meclisi üyeleri, Bülent Ulusu Hükümetinin üyeleri, Valiler, Sıkıyönetim Komutanları, Emniyet Müdürleri gibi) yargı önüne taşıyacak" dedi.

Belge ile ilgili de konuşan Cihan şöyle konuştu:  "12 Eylül sabahı idareyi eline alan Genelkurmay diyor ki: Rejim muhaliflerine hademelik dahil iş verme, ölü olarak yakala, velev ki sağ olarak yakaladın, mahkeme huzuruna çıkarmadan yok et. Yüzlerce insanın imha edilmesi bu yolla gerçekleştirildi. İdam edildiler, işkencelerde yok edildiler. Bu cinayetler;  "Hücresinde kendisini astı" "Yer göstermeye götürürken kaçtı" "Kaçarken vuruldu" "Dur ihtarına uymadı, vuruldu" "Pencereden atladı, öldü" gibi düzmece tutanaklar düzenlenerek gizlendi."

Cihan, "28 Mayıs sabahı 12 Eylül kayıpları ve tüm kayıplar için Cumartesi Anneleri ve biz müdahil aileler, bu ülkede bir daha darbeler olmasın diye, kayıplar olmasın diye, Ankara Adliyesi önünde ve duruşma salonunda olacağız" diye konuştu.

Avukat Ahmet Cihan'ın kardeşi Süleyman Cihan, 12 Eylül darbesinin ardından 29 Temmuz 1981'de Mehmet Ağar ve ekibi tarafından gözaltına alındı. Bir gün sonra Bostancı'da götürüldüğü evin 6. katından aşağıya atılarak öldürüldü. Kenan Evren ile Tahsin Şahinkaya'nın yargılandığı 12 Eylül darbesi davasında, "Süleyman Cihan'ın iddia edildiği gibi intihar etmediği, işkence sonrası öldürüldüğü" ifade edilerek ailenin müdahillik talebi kabul edilmişti. Kendisi de darbenin ardından beş yıl cezaevinde kalan Ahmet Cihan, kardeşini öldürenlerin yargılanması için hukuk mücadelesi veriyor. Bianet

{$ nextTitle $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS