Kadınlar "soyadları"na özgürlük istiyor

Kadınlar "soyadları"na özgürlük istiyor

Kadın örgütleri, kadınların evlilik öncesi soyadını tek başına kullanabilmesine imkan tanıyacak gerekli hukuki düzenlemenin yapılması gerektiği önerisinde bulundu.

Anka Kadın Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Suna Başak, soyadının, kadınların eşitlik arayışlarını sürdürdükleri alanlardan biri olarak son zamanlarda oldukça gündemde olduğunu belirtti.


Bunun en önemli sebebinin kadınların Anayasa Mahkemesi'ne yaptıkları bireysel başvuruların lehlerine sonuçlanması olduğuna dikkati çeken Başak, "Bu mücadelenin temelde iki sebebi bulunmaktadır. Bunlardan biri meselenin eşitliği talep eden yönü, diğeri ise soyadının değişmesine bağlı olarak sadece kadınlar üzerinde doğan problemlerdir" dedi.


Evlilik öncesi soyadı Anayasa Mahkemesi'ne taşındı


Başak, Türk Medeni Kanunu kadının soyadını tek başına kullanmasına izin vermediğini fakat bu hükmün Anayasa'nın 90. maddesi gereği uluslararası sözleşme hükümlerinin uygulanmasıyla aşıldığını vurguladı. Bu durumun kadınları, haklarını elde edebilmek için dava açmak gibi uzun ve meşakkatli bir yola başvurmak zorunda bıraktığına işaret eden Başak, "Yapılması gereken, eşlere kendi soyadlarını belirlemeleri konusunda imkan veren eşitlikçi bir hukuki düzenlemedir. Bu şekilde ailenin soyadının belirlenmesi dıştan gelen bir zorlamaya değil eşlerin özgür iradelerine dayanacaktır. Sonuç çoğunlukla kadınların kocalarının soyadını almayı tercih etmesi yönünde olabilir fakat bunun yine eşlerin tercihine dayanmasının sağlanması ve farklı bir tercihte
bulunacak eşlere bu imkanın verilmesi gerekmektedir" diye konuştu. Bu yöndeki bir düzenlemeye "aile yapısı bozulur, soyun belirlenmesinde sıkıntı yaşanır" türünden yapılacak eleştirilerin ise makul olmadığını anlatan Başak, bu konuda Almanya, Fransa, Avusturya gibi ülkelerin soyadı konusunda eşlere serbest karar alma imkanı tanıdığını ve uyguladığını ifade etti.


Başak, mevcut örnekler dikkate alındığında önerilen eşitlikçi düzenlemelerin, uygulanabilir olduğunu ve olumsuz bir yanının bulunmadığını, aksine kadınları ve aileyi daha ileriye taşıyacağını bildirdi.


AİMH evlilik öncesi soyadı kullanımını doğru buldu


"Düzenlemelerin acilen yapılması gerekir"


Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF) Başkanı Canan Güllü, Anayasa'nın 17. maddesinin manevi varlığın korunması ve geliştirilmesini güvence altına aldığına dikkati çekti.
Güllü, "Kadınlar evlendikten sonra okul hayatında ve kariyerinde anıldıkları isimlerini bir yana bırakmak zorunda kalıyor. Ya kendi soyadına kocasının soyadını ekliyor ya da sadece kocasının soyadını kullanmak durumunda kalıyor" diye konuştu.


Hem Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin hem de Anayasa Mahkemesinin evli kadının kendi soyadını kullanmasına imkan tanıyan kararlar almasını çok olumlu karşıladıklarını vurgulayan Güllü, şöyle devam etti: "Şimdi birileri çıkıp 'bu ne demek erkeğin soyadını almayan evlilik mi olurmuş' diyecek. Yaşamın her alanında erkek egemen zihniyetin hakim olduğu ülkemizde bu tür sesler olacaktır. Ancak devlet herkese eşit davranmak zorundadır. Uluslararası sözleşmelerin evli kadın ve erkeğin evlilik sonrasında soyadları bakımından eşit haklara sahip olmasını öngören yükümlülükleri ile evli kadının kocasının soyadının kullanma zorunluluğunu öngören iç hukuk düzenlemeleri çeliştiğinden bu düzenlemelerin acilen yapılması gerekir."


Güllü, ayrı soy adlı aile birlikteliğinde yasal işlemlerin sorun olacağını düşünenlerin olabileceğini ancak T.C. kimlik numarası ile yürütülen yasal işlemlerin sıkıntıya yol açmayacağını belirtti. Güllü, yasaların yapılırken ve uygulanırken kadının birey olduğunun unutulmaması gerektiğini kaydetti.


"Erkeğin kimliğiyle tanımlanmak eşitsiz bir durum"


Başkent Kadın Platformu Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Berrin Sönmez, Türkiye'de kadının "özgür birey" olarak hukuk öznesi şeklinde tanımlanmadığını dile getirdi. Sönmez, "Bizim hukukumuz kadını koruma saikiyle birey olarak kabul ediyor. Eşitliği kurmak için bu yanlışlığı düzeltmemiz ve kadın hakları alanındaki tüm çabaları bunun üzerine bina etmemiz gerekiyor. Kadının kızlık soyadını kullanması eşitlik adına önemli bir kazanımdır" ifadesini kullandı. Kadının evlilik öncesi soyadını kullanmasının kadını özgürleştireceğini vurgulayan Sönmez, "Kadın kimliğini sürekli değiştirmek zorunda kalan bir varlık.


Evlendiği zaman kocasının soyadını alıyor, boşandığı zaman tekrar ailesinin soyadına dönüyor. Bütün bunlar kadını daima kimliksiz bırakan bir erkeğin kimliğiyle tanımlayan durumlar. Erkeğin kimliğiyle tanımlanmak eşitsiz bir durum" değerlendirmesinde bulundu. Sönmez, kanunda kadın için "özgür, eşit birey" olarak hukuk öznesi tanımının gerektiğine işaret etti.


İtalya'da çocuklar annelerinin soyadını taşıyacak 


"Hukuk uluslararası standartlara göre karar versin"


Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği Kurucusu Halime Güner, mahkemelerin evli kadınların sadece evlilik öncesi soyadlarını kullanabilmelerine karşı direnç gösterdiğini, olumlu sonuçların çok nadir çıktığını söyledi. Bu konudaki sözleşmelerin bilinmesi ve temel insan hakları bilgisinin edinilmesi gerektiğine vurgu yapan Güner, "Kadınların yaşadığı ayrımcılık ancak bu şekilde görülebilir. Hukuk eğer uluslararası standartlara göre karar verirse ayrımcılık daha az olur" dedi. 

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS