OSTİM'de fatura tüpçüye kesildi, ruhsatsız iş yerine ceza istenmedi

OSTİM'de fatura tüpçüye kesildi, ruhsatsız iş yerine ceza istenmedi

Ankara OSTİM'de 2011'de meydana gelen ve 20 kişinin hayatını kaybetmesine neden olan patlamayla ilgili mütalaada, patlamaların olduğu ruhsatsız işyerinin sahipleri için beraat, patlayan tüpleri üreten firmanın yetkilileri için ise hapis cezası istendi.

Radikal Gazetesi'nden İsmail Saymaz'ın haberine göre, Ankara ’da 20 kişinin can verdiği OSTİM patlamasına ilişkin esas hakkındaki mütalaada, tüplerin içine doğalgaz atıkları koyarak patlamaya yol açan Ersoy Gaz’ın 5 yetkilisi hakkında "bilinçli taksirle birden çok kişinin ölümüne sebebiyet" vermek suçundan 20 yıla kadar hapis cezası verilmesi istendi. Mütalaada, “patlamaların tüpten kaynaklı olduğu ve önlemeyeceği” belirtilerek, ölümlerin meydana geldiği ruhsatsız iş yerinin sahipleri hakkında beraata kararı verilmesi talep edildi.


Ankara, 3 Şubat 2011’de başkenti sarsan ilk patlama saat 11.00’de OSTİM OSB’deki Özkanlar Hidrolik İmalat’ta olmuştu. Dokuz işçi göçük altında can verdi. Dokuz saat sonra, 1.5 kilometre uzaklıkta İvedik OSB’deki Metsan’da patlama ve yangın meydana geldi. Bilanço ağırdı: 11 işçi ölmüştü. Patlamanın doğalgazdan kaynaklandığı saptanmıştı. Yürütülen soruşturmaya göre Özkanlar ve Metsan’ın oksijen gazı satın aldığı Ersoy Gaz ve kardeş şirketi Asgazsan ruhsatsız şekilde, "el altından" doğalgaz dolumu ve satışı yapıyordu. Fakat bunun için, tüpü ve vana sistemi farklı olduğu halde oksijen tüpü kullanılıyordu. Patlama günü, içine daha önce doğalgaz doldurulmuş boş tüpler, oksijen konularak satışa çıkarılmıştı.


Ankara OSTİM'de patlama


Yirmi yıla kadar hapis


Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde üç buçuk yıldır devam eden 18 sanıklı davada, önceki gün esas hakkındaki mütalaa açıklandı. Mütalaada; Ersoy Gaz’daki tüplerin “eski görünümlü, yıpranmış, etiketsiz oldukları, patlamalardan sonra dahi tehlikeli şekilde dolum ve dağıtım yapıldığı, işçilere eğitim verilmediği, iş yerinde risk analizi yapılmadığı, tüplerin taşınmasında ve vana sıkma aşamalarında ciddi tehlikeler bulunduğu” ifade edildi. Patlamaların oksijen tüplerinden kaynaklandığı saptandı.


Ersoylar Gaz’ın, normal oksijen tüpü görünmesine karşın içine oksijen ve doğalgaz artığından oluşan patlayıcı karışımı koyduğu ve meydana gelen patlamayı öngörmüş olmaları gerektiği vurgulandı. Bu nedenle suçun ‘bilinçli taksir’ ile işlendiği anlatıldı. Tüpler iki ayrı firmaya verildiği için suçun iki kez işlenmiş olduğu savunuldu. Dolayasıyla Ersoylar Gaz’ın sahibi Kasım Ersoy ve dört çalışanı hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 85/2. maddesi gereğince "taksir ile birden çok kişinin ölümüne sebebiyet vermek" suçundan dört yıl ile 20 yıl arasında hapis cezası verilmesi istendi. Diğer sanıklar hakkında ise beraata hükmedilmesi talep edildi.


"Patlama önlenemezdi"
Mütalaada; patlamanın meydana geldiği iki işyerinden biri olan Özkanlar’ın ruhsatsız olduğu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından en son 2007 yılında denetlendiğinin belirtilmesine rağmen ”yüzde 100 iş güvenliği önlemi alınmış olsa dahi patlamanın meydana geleceği ve önlenemez olduğu” ileri sürüldü. Bu nedenle Özkanlar ve Metsan’ın suçlanamayacağı iddia edildi.


"İşverenlerin de sorumluluğu var"


Oysa patlamadan sonra hazırlanan yangın raporunda; iki iş yerinde de yangın duvar vanalarına rastlanılmadığı, yeterli yangın önlemi alınmadığı, emniyet kurallarına uyulmadığı vurgulanmıştı.


Ostim davasının avukatı Murat Kemal Gündüz, mütalaanın eksik olduğunu belirterek, “İşverenlerin de en azından taksirle sorumluluğu var. İş güvenliği olmamasından dolayı ölü sayısı artmıştır. Bu vahim bir hatadır” dedi.


Önce Davutpaşa, sonra OSTİM...Ders aldık mı?

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS