Şah Fırat Operasyonu'nu uzmanlar nasıl yorumladı?

Şah Fırat Operasyonu'nu uzmanlar nasıl yorumladı?

Süleyman Şah Saygı Karakolu'nun Şah Fırat Operasyonu ile tahliye edilmesi, Türkiye'de ve dünyada gündemin baş sıralarına oturdu. Bu hamlenin ne gibi etkiler yaratacağı da tartışılmaya başlandı. Uzmanlar, Süleyman Şah Türbesi ve Saygı Karakolu'nun boşaltılmasını CNN TÜRK yayınında değerlendirdi.

Emekli Tümgeneral Armağan Kuloğlu, Süleyman Şah Türbesi'nin 1921 yılında Ankara Hükümetinin artık tanınmaya başlamasının işareti olarak, o dönemde Suriye'nin hakimi olan Fransa tarafından Türkiye'ye bırakıldığını hatırlattı ve Türkiye açısından manevi önemine işaret etti. Kuloğlu, yaşanan gelişmeleri anlatarak, Musul Başkonsolosluğu personelinin rehin alınması olayın tekrarlanmasından korkulduğunu söyledi. Kuloğlu, "Bu operasyona ihtiyaç var mıydı, Türkiye burayı bir prestij meselesi yapıp bir takım tedbirlerle boşaltmamalı mıydı? Gerçi Türkiye bu tedbirleri aldı, yapılacak bir saldırıyı püskürteceğini söylemişti. Ancak Türkiye'nin böyle bir müdahalesi durumunda bir çatışmaya girip, kaos ortamına sürüklenme riski vardı. Türkiye bundan çekindiği için buradan çekilip, belirsizlik ortadan kalkınca yeniden bir durum yaratabileceğini düşünerek bu adım atılmış oldu" diye konuştu.


'Türkiye yeni bir Musul yaşanmasından korktu'


Gazeteci Murat Yetkin ise tahliyenin Kobani üzerinden PYD işbirliğiyle yapıldığını belirterek, "Suriye'deki durumun ne kadar vahim hale geldiğinin en büyük kanıtı, asırlardır orada duran Süleyman Şah Türbesi'nin artık orada durmadığıdır" dedi.


 'Suriye'deki durumun vehametinin kanıtı'


CNN TÜRK Dış Politika Danışmanı emekli Büyükelçi Yalım Eralp ise, "Doğru bir iş yapılmış ve Musul'daki gibi rehine durumunu düşülmemiştir. Bu tür ileri karakollar daima risklidir. Hele hele Suriye gibi tamamıyla işin karıştığı, terörün kol gezdiği bir yerde bu tür askerleri bulundurmak çok büyük risk taşır. Bunu rehine düşmeden yapmak doğru olmuştur. İleride Suriye'de durum yeniden düzelince belki de bu Süleyman Şah Türbesi'ni yeni bir duruma sokmak gerekebilir. IŞİD zayıflıyor doğru. Bu kadar bombardımana, ortalıkta gezinen ve toprak elde ettiğini iddia eden bir organizasyonun zayıflamaması mümkün değil. Ama zayıfladığı sırada bu tür korumasız yerlere saldırıları beklemek lazım" şeklinde konuştu.


 'Rehine durumuna düşülmedi'


Al Monitor yazarı ve Bilkent Üniversitesi Güvenlik Politikaları Uzmanı Metin Gürcan ise Süleyman Şah Saygı Karakolu'nda 8 aydır bulunan askeri personelin yaşadığı zorlukları aktararak, şunları ifade etti:


"IŞİD personelinin karakolun yakınına gelip, Türk bayrağını indirmeleri için taciz ettiğini ben şahsen biliyorum. Burada iki seçenek vardı, birincisi türbenin tamamen boşaltılması. Şu anda bu seçenek uygulandı. İkincisi de türbede değişim yapılmasıydı. Bana göre türbenin tamamen boşaltılması doğru bir karardır. Son dönemde türbenin uluslararası görünürlüğü arttı, bu çok ciddi bir hassasiyet olarak belirmeye başladı. Mevzuyu şununla birleştireyim. Yaklaşan seçimler öncesinde çok önemli bir provokasyon olabilirdi. Siyasi açıdan biraz geç kalınmış ama doğru bir karar, askeri açıdansa başarılı bir operasyondur. Yerinde ve doğru bir karardır"


'Son dönemde hassasiyet artmıştı'


 

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS