yazarlar

2 Devletli Havalimanı

  1. Yazarlar
  2. Güncel
  3. David H. Geviş

2 Devletli Havalimanı

2 Devletli Havalimanı

Bir uçağa bindiğinizde kendinizi biraz pilota ama daha çok da uçağın bağlı olduğu havayolu şirketine teslim edersiniz.

Her geçen gün uçuş noktalarını arttıran ve dünyanın farklı farklı bölgelerine uçan Türk Hava Yolları’na da bugün sadece Türkiyeliler değil, bütün milletlerden yolcular kendilerini emanet ediyor. Bu anlamda THY’nin sorumluluğu çok büyük. Çünkü ülkenin sembol firması. Başka uluslardan yolcular, haliyle canlarını emanet ettikleri bu kurum aracılığıyla Türkiye’yi ölçüyorlar. Dolayısıyla THY Türkiye için doğal bir vitrin... Hatta ülke için bir çeşit imaj inşaatçısı...

Evet, THY Türkiye’yi temsil ediyor. Dolayısıyla bu şirketin servisindeki kalitenin seviyesi, yabancıların kafasındaki  Türkiye algısının seviyesini de belirliyor.
İmaj ve algı ne işe yarar demeyin, çok işe yarıyor. Dünyayla iş yapan ve dünyayı gezen Türkiye vatandaşlarının işini çok kolaylaştırıyor. Pozitif algı, pozitif imaj size olan güveni arttırıyor, kapıların önünüzde daha kolay açılmasını sağlıyor. Bu da anlayabilirsiniz ki aslında her şey.
Peki Türk Hava Yolları bu anlamda üzerine düşen sorumluluğu layıkıyla yerine getiriyor mu. Kesinlikle getiriyor. Yüzümüzü kara çıkarmıyor.
Bu şirketin dünyadaki yeni uçuş noktalarından biri de Basel. Şimdi bu kente olan uçuş sayısını haftada 7’den 11’e çıkardı.
Basel, İsviçre’nin şirin, tertemiz havalı, sakin,  şeker kutusu gibi bir şehri. Kafa dinlemek için birebir. Oraya adımınızı attığınızdan itibaren aslında birkaç ülkeye ve birkaç şehre daha adımınızı atmış oluyorsunuz. Çünkü Basel, İsviçre sınırları içerisinde ama bir omzu Almanya’ya öbür omzu Fransa’ya dayanıyor. Dolayısıyla kısa süreli bir kara yolculuğuyla, Fransa ve Almanya’nın da keyifli bölgelerine adım atıyorsunuz. Basel, Fransa Mulhouse'a 22 kilometre, Almanya Freiburg'a 70 kilometre.

Basel EuroAirport Havaalanı’nın ilginç bir yapısı var. Bu havaalanından girince 2 ayrı ülkeye açılan gümrük kapıları var. Yan yana duran 2 kapıdan birinden girince Fransa’ya giriş yapmış oluyorsunuz, diğerinden girince İsviçre’ye... Bu durum ilgimi çekiyor ve Euro Airport’un basınla ilişkiler direktörü Vivienne Gaskell’e kafamdaki bütün soruları soruyorum. Vivienne Birleşik krallık  vatandaşı. Yıllardır bu bölgede yaşıyor, çalışıyor. Çalışma arkadaşları Vivienne’in Fransızca ve Almancasının da en az anadili kadar iyi olduğunu söylüyorlar.

Havaalanının bu 2 devletli halini Avrupa Birliği ile gelen bir şey olduğunu düşünmüştüm, değilmiş. Tarihi çok daha öteye, 2. Dünya Savaşı’nın hemen sonrasına dayanıyor.

1946 yılında İsviçreliler, Zürih ve Cenevre’den sonra ülkenin 3. Büyük havalimanı olan Basel’deki mevcut havaalanını büyütmek istiyorlar. Ama bunu yapamıyorlar çünkü yer yok. Bunun üzerine Fransız hükümeti ile masaya oturuyorlar.  Önerileri şu: ‘Havaalanını büyütelim, para bizden toprak sizden, ortaya çıkan yeni havaalanını hem siz kullanın hem biz’ Fransızlar teklifi mantıklı bulup, kabul ediyorlar. 1949’da çalışmalara başlanıyor.

Bugün Basel Havalimanı’nda THY ve Lufthansa dahil 25 Havayolu şirketi yolcu indirip bindiriyor... 100’ün üzerinde noktaya direkt uçuş var. Yolcuların yüzde 30’u başka ülkelerden geliyor. Yüzde 70’i başka ülkelere gidiyor.

Havaalanı yönetiminde 8 isim Fransa’dan 8 isim İsviçre’den … 2001’de 2. 8 milyon olan yolcu kapasitesi. 2013’te  yaklaşık  6 milyona ulaşmış. 230 milyon avroluk bir harcamadan sonra 8 milyon yolcu kapasitesine gelinmiş. Şu anda 6 bin kişi çalışıyor havaalanında ve bunların 4 bini Fransa’da sınırları içinde yaşıyor.

Basel Havalimanı’nın 3 gelir kaynağı var. Yolcu, kargo ve özel jet yapımı. Dünyanın en pahalı özel jetleri burada üretiliyor ve sadece bu işin 109 milyon avroluk bir hacmi var...

Şimdi havaalanını daha kullanışlı hale getirmek için bir tren yolu inşa etme projeleri var. Buna Almanya’yı da katacaklar. 3 ülkeli bir proje olacak yani. Giderlerin yüzde 50’sini İsviçre, geri kalanının ise Fransa ve Almanya kendi aralarında yarı yarıya karşılayacak. Böylece 220 milyon avroluk pahalı bir yatırımı arlarında bölüşmüş olacaklar.  Sonuçta bu yeni yatırım, 3 ülke vatandaşlarının da işini görecek, hayatlarını kolaylaştıracak.

Diyeceğim şu aslında: Basel’deki Havalimanı, komşu devletler arasındaki işbirliklerinin nerelere varabileceği konusunda çok önemli bir örnek ya da model. Aklıma düşüyor mesela Türkiye de sınır komşularıyla bu tür ortak yatırımlara neden gitmesin. Özellikle ilişkisinin iyi olduğu ve ticaretinin her geçen gün katlandığı Kürdistan Bölgesel yönetimi ile olan sınır bölgeleri için düşünülebilir bu tür şeyler.  Masraflı yatırımları bu ülkeyle birlikte yapabiliriz.  Sonuç olarak her iki ülkenin vatandaşları da o tesisin imkanlarından yararlanırlar.
Bilmiyorum, yanılıyor muyum yoksa…
İyi bayramlar
Twitter: @hidirgevis
Email: hidirgevis@yahoo.com

60 saniyede günün özeti

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Description $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}

ilgili haberler

 
LG
MD
SM
XS