Gün Zileli'nin yeni romanı Çanlar okurla buluşuyor

Gün Zileli'nin yeni romanı Çanlar okurla buluşuyor

Gün Zileli'nin yeni romanı Çanlar, okurla buluşuyor. İletişim Yayınları'ndan çıkan ve 8 Nisan'da raflarda olacak romanda Zileli okuru, Petersburg'da, Neva Caddesi'nde Konstantinopol'de, Çukurcuma sokaklarında gezdiriyor; Bolşeviklerin, ajanların, muhbirlerin, istihbarat servislerinin takibinde soluk soluğa genelevlere, revülere taşıyor; Paris'ten İspanya İç Savaşı'na ve Gezi Parkı eylemlerine götürüyor.

Gün Zileli, 2014 yılında yayımlanan Mevsimler romanından sonra Çanlar romanıyla okurun karşısında. 8 Nisan'da raflarda olacak Zileli'nin romanının yanı sıra İletişim Yayınları; Mustafa Yurthan'ın Varoş romanını da okurla buluşturuyor. Yayınevinden bu ay çıkan kitaplar arasında, Namık Kemal Dinç'in Kürt aydınları ile 1915 ve Kürtler üzerine yaptığı söyleşilerden oluşan "Onlar Gittiler Biz Barışı Yitirdik", iktisadi düşüncenin önemli isimlerinden Keynes'i konu edinen "John Maynard Keynes..." adlı derlemeyi, Lawrence E. Susskind ve Sema Alpan Atamer'in "Konsensusun İnşası", Roland Barthes'ın "Eleştiri ve Hakikat" kitapları ile Francesca Simon'un "Fıldır'ın Büyük Macerası"nı yayınlıyor.

Çanlar

2014 yılında yayımlanan Mevsimler romanından sonra, Gün Zileli yeni bir romanla karşımızda: Çanlar.

İletişim Yayınları'ndan çıkan romanında Zileli, Bolşevik Devrimi'nden Gezi Parkı'na, şimdiki zaman direnişleriyle, isyanla ve yaşam iştahıyla geçen bir ömrü anlatıyor. Çanlar, siyasetin zamanı ve şehirleri altüst ettiğini duyurmak için çalıyor.

Çanlar, siyasetin zamanı ve şehirleri altüst ettiğini duyurmak için çalıyor. Petersburg'da, Neva Caddesi'nde kızakla kayılan güzel ve sakin günler… Sonra devrimin saatleri, sonra şehrin ismini Leningrad yapmak için gelen Bolşevikler… Ülkesinden uzakta, Konstantinopol'de, Çukurcuma sokaklarında o eski sakinliği beyhude arayan bir kadın… Ajanlar, muhbirler, istihbarat servisleri… Genelevler, revüler, perükâr salonları arasında kışı çıkartan, baharı başlatan hayata tutunma çabası… Stalinistler ve Troçkistler… Paris'e ve oradan Barcelona'ya, İspanya İç Savaşı'nın çetin bir cephesine varan bir öfke… Geçmiş günlerden gelecek güne. Nereye varır bu mücadele?

Gün Zileli, Bolşevik Devrimi'nden Gezi Parkı'na, şimdiki zaman direnişlerine, isyanla ve yaşam iştahıyla geçen bir ömrü anlatıyor. Dirençli, sokağı çağıran, gencecik.

Kitaptan:

"Göründüğü kadarıyla içeride iki kişiydiler. Yeni soluklanmışlardı ki, sığındıkları metruk yapının ağır demir kapısı bir kedinin geçebileceği kadar aralandı. Önce bir baş uzandı, birkaç saniye sonra iki kişi süzüldü içeri. Işık düştü ince bir ağaç kalınlığında, boylu boyunca."

Varoş

İletişim Yayınları, yeni bir yazarın ilk kitabını, Mustafa Yurthan'ın Varoş'unu okurlarla buluşturuyor. Yoksul bir gecekondu mahallesinde bakkallık yapan kahramanımızın hikâyesini anlatan roman, okuru zaman ve mekân üzerine yeniden düşündürtecek.

Bir gecekondu mahallesi, meydanda bir bakkal. Evler ufak, yokyoksul, gelen geçen karışıyor havadaki dumana, buluta… Yağmur yağsa kirleri kabartıyor… Zamanın arzuları, yüreğe dar geliyor… Yürü oğlum, yürü kızım, geçecek hepsi… Geçmiyor…

Mustafa Yurthan, yeni yazar. Varoş ilk roman… Dünya dönüyor, ay usul usul yükseliyor, kitaplar böyle yazıyor.

Kitaptan:

"Kirli bir tavan, cırtlak bir insan sesi, kapalı perdeler, ayakta duran bir anne, yorgandan çıkmış bir bacak, cırtlak ses, annem, cırtlak ses annemin, bacak benim. Tavanda avize sallanıyor. Nusret kalk. Ses annemden. Küçük bir zelzele anı. Yorgan annemin eline geçti. Bütün vücudum teşhirde. Kapanıyorum. Kalktım anne, kalktım. Hâlâ kapalıyız. Kirli bir külot yorgansız nasıl saklanır? Kahvaltı hazır. Bir kapı çarpması. Bacaklarım halsiz. Babam zengin, her gece bir kamyon deviriyorum. Cenabet cenabet ayaklanıyorum. Allah'la aramızda bu kamyonlar var."

Onlar Gittiler Biz Barışı Yitirdik
Ermeni Soykırımı ve Kürtler

Namık Kemal Dinç'in Kürt aydınları ile yaptığı, 1915 ve Kürtler üzerine yoğunlaşan söyleşilerinden oluşan Onlar Gittiler Biz Barışı Yitirdik İletişim Yayınları tarafından yayımlanıyor.

Kitap, Kürt coğrafyasında soykırımla yüzleşme üzerine bir tartışma açarken soykırımın Diyarbakır'daki izleri, mekândaki hatırası, Alevi Kürtlerin durumu ve "Ermeni mallarıyla" zenginleşenler üzerine yeniden düşünmenin kapılarını aralıyor.

"Ez filehê bavê te me?"
"Ben senin babanın Ermenisi miyim?"

Adnan Çelik ve Namık Kemal Dinç, 1915 öncesinde Kürtlerle Ermeniler arasında ilişkinin tekinsiz karakterine dikkat çekiyorlar. Hem kirvelik ilişkisi var, hem de bir hâkim-teba ilişkisi… 1915, bu hukuku da alt üst eden bir yıkım.

Elinizdeki kitap, Kürt coğrafyasında soykırımla yüzleşme üzerine bir tartışma açıyor. Soykırımın Diyarbakır'daki izleri, mekândaki hatırası… Alevi Kürtlerin durumu…"Ermeni mallarıyla" zenginleşenler... Yüzleşmenin yolu; ikrarın, itirafın, özrün yordamı…

Osman Baydemir'in kitabın başlığına çıkan sözleri, soykırımın sadece katledilenlerle, göçenlerle sınırlı kalmayan bir kayıp olduğunu vurguluyor:

"Biz geride kalanlar kaybettik; onlar gittiler, biz barışı kaybettik". Her şeyden önce, bu yüzleşmenin önemsendiğini gösteren bir döküm, bu… Sadece "Kürt aydını" gözüyle değil, aynı zamanda araştırmacı, insan hakları savunucusu gözüyle…

Seda Altuğ, Osman Baydemir, Mehmet Bayrak, Şeyhmus Diken, Tarık Ziya Ekinci, Gülten Kaya, Eren Keskin, Naci Kutlay, Altan Tan ve Ahmet Türk'le söyleşiler…

John Maynard Keynes...
Yine, Yeniden

İletişim Yayınları, Adam Smith ve Karl Marx ile birlikte iktisadi düşüncenin "üç büyükleri"nden biri sayılan Keynes üzerine yapılmış kapsamlı bir çalışmayı okurlarla buluşturuyor: John Maynard Keynes, Yine Yeniden… Çalışma, bu büyük iktisat düşünürünün 20. yüzyıla damgasını vuran etkisini incelemekle kalmıyor, bu düşünsel mirasın hâlâ güncel olan etkilerini de tartışmaya açıyor.

İktisadi düşüncenin bir "üç büyükleri" varsa, onlardan biri John Maynard Keynes'tir, uzmanlar bunda hemfikir (diğerleri, Adam Smith ve Karl Marx). Keynes, üç büyüklerin en "genci", en moderni. Elinizdeki kitap, bu büyük iktisat düşünürünün 20. yüzyıla damgasını vuran etkisini incelemekle kalmıyor, bu düşünsel mirasın hâlâ güncel olan verimlerini tartışmaya açıyor.

Keynes'in para teorisine bakışı, "istikrarsızlık" meselesinin onun düşüncesinin seyrindeki yeri gibi, iktisatçıları ve iktisat öğrencilerini ilgilendiren teknik konular, sadece meslek erbabına değil genel okura da hitap ederek gözden geçiriliyor kitapta. Onun liberalizm geleneği içindeki konumunun incelenmesi, bizzat bu düşünce geleneğinin tarihi hakkında bir muhasebeye ışık tutuyor. Keynes'in İkinci Dünya Savaşı sonrası yeni düzen arayışındaki etkisini ele almak, aslında o zamandan beri olup biten her şeyi anlamanın anahtarını veriyor. 2008 büyük buhranını, 1929'la da kıyaslayarak, onun teorisi ışığında düşünmek, Keynes'in güncelliğinin etkileyici bir vesilesi.

Derlemenin hoş bir sürprizi, Keynes'in 1920'de Türkçeye çevrilmiş bir kitabını bize hatırlatması: Versay Sulhunun Netayic-i İktisadiyyesi. Bu da, Lozan Antlaşması'yla birlikte, Keynes'in Türkiye'deki düşünsel etkisinin izini sürmek için bir vesile...

Deniz Taner Kılınçoğlu ve Emre Özçelik'in derlediği kitapta Seven Ağır, Gülenay Baş Dinar, Ercan Eren, Ozan İşler, Alp Yücel Kaya, S. Sevinç Orhan, Kaan Öğüt, Eyüp Özveren ve M. Erdem Özgür'ün katkıları yer alıyor.

Konsensusun İnşası
Kavga Etmeyi Bırak, Yaratıcı Olmaya Bak

Lawrence E. Susskind ve Sema Alpan Atamer tarafından kaleme alınan Konsensusun İnşası - Kavga Etmeyi Bırak, Yaratıcı Olmaya Bak, İletişim Yayınları'ndan çıktı. Konsensusun İnşası, ardında beklentileri karşılanmamış azınlıklar bırakan "çoğunluğun dediği olur" anlayışına karşılık herkesi az çok memnun edecek yaratıcı, somut, uygulanabilir, kalıcı kararlar üretmeye yardım edecek yeni bir yaklaşım sunuyor.

Uzun konuşmalarla geçen verimsiz toplantılar yapıyor; bir türlü herkesin kabul edeceği sonuçlara varamıyor musunuz? Ardında beklentileri karşılanmamış, ileride seslerini yükseltmeleri muhtemel azınlıklar bırakan "çoğunluğun dediği olur" yaklaşımının çağdışı kaldığını mı düşünüyorsunuz?

Konsensusun İnşası, böylesi durumlarda herkesi az çok memnun edecek yaratıcı, somut, uygulanabilir, kalıcı kararlar üretmeye yardım edecek yeni bir yaklaşım sunuyor.

- Konsensus, uzlaşma, fikir birliği, oybirliği gibi terimlerin anlamları...
- Farklı istek/beklenti/ihtiyaçlardaki kişilerden oluşan bir grup çalışmasının önündeki engeller...
- Liderliğin üç farklı modeli...
- Konsensusun inşası için beş somut adım ve pratik bir rehber...
- "Aktif dinleme", "kolaylaştırıcılık", "hızlı ilerleyebilmek için yavaş gitmek", "antipatik olmadan itiraz etmek", "tutumları, çıkarlardan ayırmak"...

Eleştiri ve Hakikat

Barthes'ın kendisine yöneltilen eleştirilere cevaben 1966 yılında kaleme aldığı Eleştiri ve Hakikat İletişim Yayınları'ndan çıkıyor.

Birçokları tarafından Yeni Eleştiri'nin manifestosu olarak kabul edilen Eleştiri ve Hakikat, edebiyat yapıtının metin odaklı okumasını öneren ve eleştirinin de ancak bu perspektiften yaratıcı bir üretkenlik ortaya koyabileceğini öne süren Barthes'ın en önemli eserlerinden biri…

Barthes'ın 1965'te kaleme aldığı Sur Racine (Racine Üzerine) edebiyat eleştirisi alanında büyük tartışmalara neden olur. Bu kitabıyla Raymond Picard gibi geleneksel kuramcıların hedefine yerleşir; gazeteler, kültür-sanat-edebiyat ekleri Barthes'ı çarmıha geren yazılarla dolup taşar. Barthes'ın bu tartışmaya cevaben 1966 yılında kaleme aldığı Eleştiri ve Hakikat, klasik eleştirel yaklaşım olarak tarif edilen gerçeğe benzerlik ve bu benzerliği sabitleyen nesnellik, beğeni, anlaşılırlık kriterlerinin muhafazakârlığına temelden bir itirazdır. "simgesel bir eleştirinin özgürlük ve sınırlarının tartışılması gerektiğini" savunan Barthes'ın metni, birçokları tarafından Yeni Eleştiri'nin manifestosu olarak kabul edilmektedir. Eleştiri ve Hakikat, edebiyat yapıtının metin odaklı okumasını öneren ve eleştirinin de ancak bu perspektiften yaratıcı bir üretkenlik ortaya koyabileceğini öne süren Barthes'ın en önemli eserlerinden birisidir.

Fıldır'ın Büyük Macerası

Felaket Henry, Bizim Çete, Boncuk gibi kitaplarıyla tanınan Francesca Simon'un yeni kitabı Fıldır'ın Büyük Macerası, İletişim Yayınları tarafından yayımlandı. Fıldır'ın kafesinden çıkıp evde dolaşmaya başlamasıyla yaşadıkları anlatan bu sürükleyici hikâyeyi çocuklar yine ellerinden düşüremeyecekler.

Fıldır, kafesinden çıkıp evde biraz dolaşmaya karar veriyor. Kütüphaneyi geziyor, sandalyelere tırmanıyor, şifonyerin arkasını keşfediyor. Ama o da ne? O miyavlayarak yaklaşan Hırçın mı?

{$ nextTitle $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS