IŞİD Tuzağı: Batıyı savaşına çekerek hedefine ulaştı

IŞİD Tuzağı: Batıyı savaşına çekerek hedefine ulaştı

"IŞİD, Batıyı kendi savaşının içine çekerek pek çok yönden hedefine ulaştı." Bu görüş, Ortadoğu uzmanı Pierre-Jen Luizard'a ait. Bağdat yolu kapanan IŞİD, Sünni Arap bölgesine hapsolacağını anlayınca savaşı bölgeselleştirdi ve uluslararasılaştırdı. Luizard, IŞİD Tuzağı adlı kitabında, IŞİD'in, mevcut Ortadoğu'yu var eden aktörlerin yarattığı zeminde ortaya çıktığını anlatıyor ve o aktörlerin de IŞİD'e karşı koalisyonda yer aldığına işaret ediyor.

Pierre-Jean Luizard Ortadoğu uzmanı bir tarihçi ve Fransa'nın Ulusal Bilimsel Araştırmalar Merkezi'nde (CNRS) direktör. Luizard'ın IŞİD'i, onu ortaya çıkartan koşulları ve geleceğe ilişkin uyarılarını anlattığı kitabı IŞİD Tuzağı geçtiğimiz günlerde İletişim Yayınları'ndan çıktı.


"Politik UFO" benzetmesi


Kitabını, Charlie Hebdo saldırısının birkaç gün öncesinde tamamladığını not eden Luizard, 2014'ün ortalarında dünyanın ani bir şekilde tanıştığı bu örgüt karşısında Batı medyasında duyulan şaşkınlığı, "politik UFO gibi" benzetmesiyle betimliyor.


Sınırda 1 yılda 1139 IŞİD'li yakalandı


Luizard, kitabında IŞİD'i katmanlı bir tarih ve toplumsal okumayla izah ediyor. Önce örgütün ortaya çıktığı Irak'taki koşulları ve bunları hazırlayan 2003'teki işgal ve Saddam rejiminin yıkılışını ve onun da gerisine uzanarak Irak'ın kuruluşunu… Irak'tan ibaret olmayan Ortadoğu'da Luizard, aynı hattı örgütün bir diğer zemin bulduğu ülke Suriye ile geçmişteki büyük Suriye'nin parçası olan Lübnan, Ürdün için de izliyor. Ve örgütün, bölgesel gelişmelerin doğrudan etki edeceğini öngördüğü Suudi Arabistan, onunla bağlantılı olarak Yemen, Körfez'in diğer emirlikleri ve Suriye meselesinde savaşın taraflarından biri olarak gördüğü Türkiye'yi de değerlendiriyor.


IŞİD 2015'te elindeki toprakların yüzde 14'ünü kaybetti


Cenevre yılan hikayesine döndü!


"Düşük yoğunluklu bir savaşın bataklığına saplanmak"


IŞİD'in doğduğu Irak koşullarını "düşük yoğunluklu bir savaşın bataklığına saplanmışlık" olarak nitelendiren Luizard, temelleri Irak'ın kuruluşunda atılan, Saddam'ın İran-Irak savaşı sırasında belirginleşen ve 2000'lerde bir çatışma halini alan mezhep savaşının, cemaatleşme ve parçalanmaya yol açtığını hatırlatıyor. Irak'ta işgalin ardından iktidardan uzaklaştırılan ve Nuri el-Maliki hükümetinin (Eski Irak Başbakanı) baskısı altındaki Sünni azınlığın, IŞİD tarafından fazla bir çaba göstermeye bile gerek duymaksızın 2014'te hızla yayılmasının zeminini oluşturduğunu anlatıyor. Luizard, İslam Devleti'nin (IŞİD) Haziran 2014'ten itibaren sürekli genişleyerek, Sünni bölgelerinin dörttü üçünün kontrolünü ele geçirdiğini belirtiyor. Ele geçirdikleri yerde de yerel aşiretleri de yönetime katarak bir düzen kurduklarını hatırlatıyor.


Irak askeri Mısır'da eğitim görecek


"Barzani'nin tutum değişikliği Bağdat yolunu kapadı"


IŞİD'in Musul'u ele geçirmesinin yarattığı şoku anımsatan Luizard, ardından Bağdat'a yöneldiğini, ancak Şii lider Ayetullah Sistani'nin IŞİD'e karşı cihat ilan etmesi ve örgütün anlaşmayı umduğu Kürt lider Barzani'nin o andan itibaren Bağdat yönetimiyle birlikte hareket etmeye başladığını ifade ediyor. Luizard'a göre, böylece Bağdat yolu kapanan IŞİD, mezhep ve cemaatle sınırlı bir Sünni Arap bölgesiyle yetinmek zorunda kalacağını kavrıyor.


IŞİD Paris saldırganlarının videosunu yayınladı


IŞİD stratejisini değiştirdi: "Yukarı doğru çıkış- çatışmanın uluslararasılaştırılması"


Luizard'da göre bunun sonucu da örgütün stratejisindeki değişiklik oluyor. Ortadoğu'yu şekillendiren "Sykes-Picot sınırını" simgesel olarak kaldırarak, Suriye'ye doğru askeri olarak genişlemeye başlayan örgüt, Luizard'ın tanımlamasıyla, "yukarıya doğru bir çıkış" yoluna girdi. Örgüt Irak hayallerinden vazgeçerek, bilinçli bir şekilde ulus ötesi bir devlet kurmayı, çatışmayı bölgeselleştirmeyi ve uluslararasılaştırmayı tercih etti. IŞİD, bölge devletlerini de Müslümanların yaşadığı sorunların kaynağı "sahtekârlar" olarak göstermeye başladı.


IŞİD kafa kesme videoları yayınladı, İngiltere'yi tehdit etti


Sorunların kökenindeki olgu: Sömürgecilik


Yaşanan güncel gelişmelerin kronolojisini de aktaran ve bunları yorumlayan Luizard, Batı'yı IŞİD karşısında bir projeye sahip olmamakla ve mandacı geçmişleriyle yüzleşmemekle eleştiriyor. Çünkü Ortadoğu'da bugünü hazırlayan koşulların temelinde, Osmanlı'nın dağılışıyla 20. yüzyılın başında İngiltere ve Fransa'nın bölgeyi dizayn etmesi vardır. Luizard'a göre baştan sorunlu kurulan yapılar kendi özgün koşulları içinde bir sorunlar yumağı biriktirmiş, ABD'nin dünya lideri konumuna yükselmesiyle müdahaleleri de sorunu hep daha da kötüleştirmekten başka bir işe yaramamıştı. Luizard, bunun tarihini çok detaylı bir şekilde anlatıyor ve yorumluyor. İngiliz ve Fransız sömürgeci güçlerinin tasarımlarını, Lübnan, Ürdün, Suriye ve Irak'ı içeren coğrafyayı, barındırdığı etnik ve dinsel toplulukları, birbirleriyle ilişkilerini, çatışmaları, ittifakları, yaşanılan tarihsel dönüşümleri detaylıca okurun önüne seriyor.


Europol'den korkutan uyarı: 'IŞİD yeni saldırılara hazırlanıyor'


Türkiye yorumu: "Erdoğan kendi kazdığı kuyuya düştü"


Luizard'ın kitabında Türkiye'ye ilişkin değerlendirmelerinin yer aldığı bir bölüm de bulunuyor. AKP iktidarının 2011'den sonraki tutumunu eleştiren Luizard, "Erdoğan kendi kazdığı kuyuya düştü" ifadesini kullanıyor. Luizard, AKP'nin Ortadoğu'da yaşananlara "hayalleri" üzerinden yaklaştığını ancak gelinen noktada "rüyasından çok acı bir şekilde" uyandığı yorumunda bulunuyor. Türkiye'nin Suriye'de çok hızlı bir şekilde daha önce yakın olduğu Beşar Esad rejimini terk ederek, muhalifleri, silahlandırmak ve sınırlarını kullandırmak dahil desteklediğini anlatan Luizard, AKP'nin Suriye'de öncelikli tehdidin Kürtler mi, IŞİD mi olduğu konusunda da kararsız kaldığı değerlendirmesinde bulunuyor. Kürtlerin IŞİD'e karşı koalisyonun partneri haline gelmesiyle, bu konuda ayak sürüyen Türkiye'nin sonunda koalisyona katılmak zorunda kaldığını, ancak geçen sürede de IŞİD tehdidine karşı da kendisini apaçık hale getirdiğini söylüyor. Luizard, başlangıçta "Arap Baharı'nın Müslüman lideri" olmak istediğini söylediği Türkiye'nin, Mısır'daki Sisi darbesiyle bu politikasının da iflas ettiğini hatırlatıyor.


Bahardı cehenneme döndü: Tahrir'in 5. yılı


Pierre-Jean Luizard, Abbasi Halifeliğinin başkenti Bağdat'ı ele geçirmek hayalleri Haziran 2014'te suya düşen IŞİD'in Suriye ve Irak'ta eş zamanlı ilerleyerek, Fırat Vadisini ele geçirdiğini ve kendini, "tarihteki ilk Selefi devlet" olarak ilan ettiğini belirtiyor. Luizard, mevcut devletlerin sınırlarının üzerine binen yedi idari bölgede, Hz. Muhammed'in sahabeleri döneminin ilk Müslüman devletini, modern bir devletin bürokratik uzmanlaşmasıyla kurma hayalini işaret ediyor.


Neçirvan Barzani: 'IŞİD ile savaşta yalnız bırakıldık'


"Birleşik bir Irak artık mümkün değil"


IŞİD'in Batıyı kendi savaşının içine çekerek, pek çok yönden hedefine ulaştığını söyleyen Luizard, IŞİD karşıtı koalisyonu oluşturan devletlerin, bölge halklarına sunabileceği hiçbir siyasi perspektifleri bulunmadığını, aynı zamanda da Ortadoğu'daki düzensizliğin ve yıkımın sorumluları olduğunu belirtiyor. Birleşik bir Irak'ın mümkün olmadığını düşünen Luizard, Suriye'nin kaderinin de Irak'a bağlı olduğu öngörüsünde bulunuyor. Luizard, IŞİD askeri olarak yenilse bile onu yaratan sosyo-politik zeminin yerli yerinde durduğu uyarısında bulunuyor.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS