Mega kentin mini yurtdaşlarının hikayesi

  1. Kültür Sanat
Mega kentin mini yurtdaşlarının hikayesi

Mekanda Adalet Derneği tarafından gerçekleştirilen "95cm: Mega Kentin Mini Yurtdaşları" projesi başta İstanbul olmak üzere Türkiye kentlerini çocukların gözünden anlamayı ve anlatmayı amaçlayan bir belgesel film projesi. İstanbul'un kentleşme sorunlarına bu zamana kadar hep büyüklerin gözünden bakılmıştı, 95 cm ekibi ise bu meselelere çocukların gözünden bakarak bir farklılık yaratıyor. Proje ekibi, yerel yönetimlerin bakış açısını “çocuk odaklı” değiştirmenin bir seçenek olduğunu değil zorunlu olduğunu vurguluyor. İstanbul'daki tüm ebeveynler de projeye fotoğraf ve görüntüleriyle katılabiliyor.



İstanbul ve İstanbul'un ötesinde kentsel ve kırsal mekanlarda adil yaşam koşullarını oluşturmayı deneyen Mekanda Adalet Derneği, bu sefer de çocuklar için çalışmaya başladı. Günlük hayatlarında çocukların yaşadıkları eksikliklerin farkına varan Mekanda Adalet Derneği, çocuklar için daha iyi bir gelecek ortamı nasıl olmalı, çocuklar nasıl yerlerde yaşamalı, İstanbul ve ötesinde onların çocukluklarını yaşamaya engel olan unsurlar nelerdir, bunların üzerinde durarak yetkilileri ve ebeveynleri bu konuya dikkat çekmeye davet ediyor. Ekip bu fikri projeye çevirmeye ilk defa Bernard Van Leer Vakfı’nın açtığı, Urban95 isimli Uluslararası Fikir Yarışması kazananlarından biri olduklarında karar verdi. Projenin amacını, kapsadığı alanları, neyi hedeflediklerini Mekanda Adalet Derneği başkanı Yaşar Adanalı'ya sorduk. İşte 95 cm belgeseli hakkında bilinmesi gerekenler...

2 / 8
Mega kentin mini yurtdaşlarının hikayesi ©Barış Doğrusöz / Beyond İstanbul
Projeye başlarken çıkış noktanız, sizi teşvik eden şey neydi?

Bir gün mahallemdeki banka şubesine girerken önümde bir baba ve elinden tuttuğu 2 yaşlarında kızı vardı. Girişteki basamak çocuk için çok yüksekti. Ayağını bir attı olmadı, iki attı olmadı, sonra babası, gayet kanıksamış ve sessiz bir şekilde, “basamağı senin için fazla yüksek yapmışlar” diyerek elinden tuttuğu kızını yukarı doğru kaldırarak destek oldu. Sonra içeri girdik. Ben sıramı beklerken oturuyordum. O sırada küçük sevimli kızı izlemeye devam ettim. Sürekli merak içinde etrafa bakınıyordu; yüksek bankolar, kapalı kapılar… Bir noktada babası kızını koltuk altlarından tutarak yukarı kaldırdı ve bankoların ardındaki bankacıları gösterdi. İstanbul bir yetişkin için bile kocaman bir şehirken, o küçük kızın perspektifine indiğimizde acaba nasıl bir yer oluyor? Kızının merakını gidermeye gönüllü öylesi bir babamız yoksa, biz nasıl bir eksiklik içinde büyüyoruz?
Çekimler daha çok hangi semtlerde ve mekanlarda yapıldı? Hangi mekanlar çocuklar için daha elverişsiz?

İstanbul’un genelinde gerçekleştiriyoruz. Çeperi geniş semtlerde de, gecekondu mahallelerinde de çekimlerimiz hala devam ediyor. Sadece bir noktasına odaklanarak bir kenti anlamak ve sorunlarını anlatmak zor olacaktır. Bu nedenle Beyoğlu, Beşiktaş, Kadıköy gibi merkezi de; Küçükçekmece, Başakşehir, Arnavutköy gibi çeperi de; gecekondu mahallelerini de, yeni yapılan sitelerini de kapsamak gerekiyor.
4 / 8
Mega kentin mini yurtdaşlarının hikayesi ©Barış Doğrusöz / Beyond İstanbul
Şehircilik bağlamında bakarsak İstanbul'da yaşayan çocukların neyi eksik, çocuklar için nasıl düzenlemeler yapılmalı?

Çocuklar kenti bir bütün olarak deneyimlemekten çok uzak bir şekilde, tanımlı mekanlar içinde ve bunlar arasında sürekli taşınarak zaman geçirmekteler. Ayrıca, taşımalı eğitim sistemi, çocukların yaşadıkları çevre ile kurdukları ilişkinin niteliğini de fazlasıyla etkilemektedir. Çocuklar kentsel dönüşüm kaynaklı sağlıksız ve güvensiz çevrede büyümek zorunda kalmaktalar, sürekli yükselen ve yoğunlaşan kent insan ölçeğinden uzaklaştıkça, çocuklar için yaşanabilir olmaktan da uzaklaşmakta…
Bir grup çocuk çekim yapmaya başladı. Ekibinizi şaşırtacak, ilginç, sıradışı bir görüntü geçti mi elinize?

Bu dönemin çocukları kentsel dönüşümün ve sürekli hale gelen inşaatların içine doğan çocuklar. Etraflarında sıkça gördükleri iş makinalarıyla kurdukları ilişki ilginç haliyle. Kimisi canavara benzetiyor, kimisi uykusunu bölen seslerin hangi makinaya ait olduğunu iyi biliyor. Çok büyük ve gürültülü olmaları dikkatlerini çeken ilk özellikler olması sebebiyle, bu makineleri daha çok masalların kötü kahramanlarının yerine koyanlar da var.
6 / 8
Mega kentin mini yurtdaşlarının hikayesi ©Barış Doğrusöz / Beyond İstanbul
Bu belgesel sizce bir tartışma başlatır mı? Yerel yönetimlerin bakış açısını "çocuk odaklı" değiştirmek mümkün mü?

Başlatması temennisi ile bu işe kalkıştık. En son 25 Mayıs 2017 tarihinde, Alibeyköy’de aşırı hızla giden bir hafriyat kamyonu az daha bir çocuk parkına giriyordu. Kentsel dönüşüm sebebiyle asbestli binalarda gerçekleştirilen kontrolsüz yıkımların uzun vadede çocuklarda ortaya çıkartacağı sağlık sorunlarını konuşmuyoruz. Çocukların güvenle oyun oynayabilecekleri, çocuk olabilecekleri yerler hızla azalıyor…
Yerel yönetimlerin bakış açısını “çocuk odaklı” değiştirmek sadece mümkün değil, zorunlu. “Çocuk odaklı” yerel yönetim, kentte varlık mücadelesi farklı sebeplerden nispeten daha zorlu olan kadınlar için de sakatlar için de ve başka herkes için daha yaşanabilir kentler demek.
Ebeveynler şantiyeye dönüşmüş, yeşil alanları azalmış bir şehirde çocukları için ne yapabilir?

Bizim projemiz özelinde İstanbul’da yaşadıkları çevreleri 95cm perspektifiyle kayıt altına almaya başlayabilirler. Mahallelerini, kamusal alanları, oyun alanlarını, kaldırımları, ulaşım sorunlarını ve gündelik hayatlarında sık kullandıkları mekanları telefonları veya kameraları ile çekip bize yollayabilirler. Çocuklarının çekim yapmasını teşvik edebilirler. Şantiye alanına dönüşmüş kentte karşılaştıkları inşaat suçlarını, yani kanunlara, yönetmeliklere, canlıların haklarına uymayan, çevremizi daha sağlıksız ve güvensiz kılan şantiye, proje, hafriyat kamyonu gibi sorunları, fotoğraf ve lokasyon bilgileri ile twitter.com/insaatsuclari hesabına bildirebilirler. Ayrıca belgeselin yapımı için de her türlü desteğe açığız. Bize 95cm.film@gmail.com adresinden ulaşabilirler.

8 / 8
Mega kentin mini yurtdaşlarının hikayesi ©Barış Doğrusöz / Beyond İstanbul
Sosyal medya hesabınız var, burada belgesel sürecini mi paylaşacaksınız yoksa sosyal medyadan video, görüntü vs. almak gibi interaktif bir beklentiniz var mı?

instagram.com/95cm.film ve www.beyond.istanbul/95cm hesaplarını hem belgesel sürecini paylaşmak, hem de interaktif bir şekilde veri toplamak için açtık. Ayrıca belgesel ile beraber yürüyen Umut Arşivi (umutarsivi.org) isimli bir katılımcı video veritabanı oluşturma projemiz var. Burası, özellikle kent ve çevre hareketleri için coğrafi harita tabanlı, zaman ve kavramsal olarak işaretlenebilen içerikleri derlediğimiz bir platform. Umut Arşivi altında 95cm’nin kendi özel sayfası da mevcut. Gönlümüzden geçen insanların kendi videolarını bizimle paylaşmaları.


{$ nextTitle $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Description $}
{$ item.Title $}
{$ item.Description $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS