Churchill’in "En Karanlık Saat"i

”Size kan, ter ve gözyaşından başka vadedecek bir şeyim yok" diye seslendi ülkesine. Ona göre tek bir kurtuluş yolu vardı; o da savaşmaktı. Çünkü uysalca teslim olanlar değil, ancak savaşarak yenilen uluslar tekrar ayağa kalkabilirdi. O, birilerinin dediği gibi “İmparatorluğun başındaki bir sarhoş” muydu, yoksa yitirilmesi an meselesi olan bir ulusu yeniden ayağa kaldırıp tarihin akışını değiştiren cesur bir lider miydi? Winston Churchill’in en karanlık saati nasıl aydınlığa kavuşacaktı?



Mayıs 1940... Hitler Almanyası’nın Batı Avrupa’yı ele geçirdiği, gözünü Büyük Britanya’ya diktiği 2. Dünya Savaşı’nın en kanlı günleri. Başarısız Norveç seferi ve Almanya’nın Hollanda, Danimarka, Belçika’yı işgali sonrası istifa eden Başbakan Chamberlain, istemeyerek de olsa koltuğu Donanma Bakanı Winston Churchill’e bırakır. Çünkü kendi partisinin bile (Muhafazakarlar) muhalefet ettiği Churchill, gerçek muhalefetin (Liberaller) desteklediği tek isimdir. Koalisyon hükümetinde 10 Numara’nın yeni sakini bir enkaz devralmıştır. Karşısında savunma planı bile olmayan yenilginin eşiğinde bir Fransa, kapıya dayanan 7 milyon mülteci, Dunkirk limanında kapana kısılmış tahliye edilmeyi bekleyen bir Büyük Britanya ordusu vardır. Partisinin ondan tek isteği Hitler ile barış müzakerelerini bir an önce başlatmasıyken Churchill tüm beklentileri boşa çıkarır. İngilizleri, Ada’nın sonuna kadar müdafaası için mücadeleye çağırır. O artık sadece Hitler ile değil, yenilgiyi çoktan kabullenmiş olan kendi savaş kabinesi ile de savaşmak zorunda kalacaktır. İngilizlerin bozguna uğradığı Gelibolu çıkarmasından beri (Churchill dönemin denizcilik bakanıydı) ona güvenmeyen bir hükümetle...
İşte, Churchill’in o kritik sınavının, geri dönüşü olmayan seçiminin öyküsü En Karanlık Saat… Anna Karenina, Kefaret, Aşk ve Gurur gibi klasikleri beyazperdeye taşıyan İngiliz yönetmen Joe Wright bir kez daha yüzünü geçmişe dönüyor. Bu kez 20. yüzyıl dünya siyaset tarihinin en ünlü politik kahramanlarından birinin portresini çizerken, onun öncülüğünde bir ülkenin kaderinin değiştiği 1940 Mayıs’ının çalkantılı günlerine odaklanıyor.

Eksantrik kişiliği, nüktedanlığı, İngiliz diline hakimiyeti, ağzından düşürmediği purosuyla hafızalara kazınan bu ‘hınzır’ devlet adamına hayat veren isim Leon’daki  “Everyone” haykırışı hala kulaklarda çınlayan Gary Oldman...
Ünlü aktör rolüne nasıl hazırlandığını anlatırken “Çok rahattım çünkü üzerinde çok çalıştım. Bu rolü canlandırmak adeta nefes almak gibiydi. Dehşet verici bir yolculuktu” diyor. 4 saat süren makyajı ve özel kostümü nedeniyle sete en erken giden isim olan Oldman’ı diğer oyuncular hep Churchill olarak görmüş. Sigara ve alkol kullanmayan 59 yaşındaki tecrübeli oyuncuyu rolünde en çok zorlayansa, Churchill'in ikonik konuşma tarzını, o sesi ve gırtlağı yakalamak olmuş. Filme damgasını vuran üstün performansıyla Gary Oldman’ın  Oscar’a uzanması hiç de sürpriz olmayacak.

 
Filmin dezavantajlı noktalarına gelince… En Karanlık Saat, Hollywood işi savaş filmlerinin o bilindik tuzağına düşmekten kurtulamıyor. Zaman zaman melodramın dozunu kaçırıyor. “Hey Şeyin Teorisi” filminin de senaristi olan Anthony McCarten imzalı senaryoda tarihsel gerçekliklerle kurgunun harmanlanması sırasında denge yitiriliyor. Bilhassa duygusal etkiyi güçlendirmek adına filme eklenen ve gerçekte yaşanmamış olan ‘metro sahnesi’ aksine inandırıcılığı zedeleyip seyirciyi perdeden uzaklaştırıyor. Takibi zorlaştıran yoğun diyalog kullanımı da bir hayli yorucu.
Churchill’in olanca gayretle yüceltilip geçmişteki politik hatalarından bir cümle ile bahsedilip geçilmesi de filmin milliyetçi ‘damar’ı besleme gayesi güttüğünün bir göstergesi. Öyle ki 2017’de birbiri ardına çekilen –tesadüf olmasa gerek- İngiliz savaş tarihi temalı filmlerde de (Nolan imzalı ‘Dunkirk’ ve Brian Cox’un canlandırdığı ‘Churchill’) bunu gördük. Tüm bunlara karşın En Karanlık Saat, Gary Oldman’ın büyük payı sayesinde benzerlerinden sıyrılmayı başarıp yılın iyi yapımları arasına girmeyi başarıyor.
6 / 6
Yönetmen: Joe Wright
Senarist: Anthony McCarten
Oyuncular: Gary Oldman, Kristin Scott Thomas, Ben Mendelsohn, Lily James, Ronald Pickup, Stephane Dillane, Samuel West, David Schofield, Nicholas Jones, Malcolm Storry
IMDB Puanı: 7,4
{$ nextTitle $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS