Dergi kokan film: Kötü Kedi Şerafettin

Dergi kokan film: Kötü Kedi Şerafettin

1996 yılında Karikatürist Bülent Üstün'ün kaleminden çıkan ve efsaneye dönüşen Kötü Kedi Şerafettin nam-ı diğer Şero, dergiden sonra sinemadalarda. Uğur Yücel, Demet Evgar, Ahmet Mümtaz Taylan, Güven Kıraç, Okan Yalabık gibi ünlü isimlerin seslendirmesini yaptığı filmin dün akşam galası vardı.

Filmin 2 yönetmeni ve seslendirmesini yapan yıldız isimler Kötü Kedi Şrafettin'i anlattı.

Kötü Kedi Şerafettin'in dergiden beyaz perdeye taşınması uzun bir süre aldı. Bu süreçte neler yaşadınız?

Yönetmen Mehmet Kurtuluş: 10 sene önce Öncelikle Bülent Üstün'ü (Kötü Kedi Şerafettin'in çizeri) ikna etmekle başladı her şey. Yaptığımız demoyu görünce Bülent ikna oldu. Daha sonra sektörü ikna etmeye çalıştık ama beceremedik. İkna edemeyince proje bir süre uykuya daldı. Yaklaşık 4 sene önce Bülent'le projeyi tekrar canlandırdık. Kitaplarda olan dört hikayeden uyarladık. Hikayeleri sinemalaştırmaya çalışırken senaryo ekibine Levent Kazak dahil oldu. Meşakkatli oldu ama iyi oldu.
Vizyonda bu hafta: 5 Şubat 2016
Yönetmen Ayşe Ünal: İyi oldu, gayet iyi oldu.

Şero'yu 25-45 yaş aralığı oldukça iyi biliyor fakat ülkemizde yetişkinlerin animasyon filme gitme gibi bir alışkanlığı pek yok. Sizce bu durum bir handikap mı?

M.K: Handikaptan öte aslında bizim amacımız buydu. Biz bunu bir problemden ziyade alınacak bir risk olarak gördük. Yetişkinlere animasyon film yapmanın, kült bir film yapmanın fark yaratacağını inandık onun için çıktık yola. Evet, bu bir risk ama biz insanların Kötü Kedi Şerafettin'i seveceklerine gelip izleyeceklerine inanıyoruz. Çünkü Şero'da samimi bir şey var.



Sokaktan, halktan, harbici bir şey var. Aslında 20 yıldan beri Kötü Kedi'yi sevenleri yalnız bırakmadı. Biz bunu sosyal medya hesaplarından görüyoruz. O yüzden bu filmde, doksanları anlatan bir dönem filminin etkisi olacağını düşünüyorum.

Kötü Kedi, yurt dışına pazarladığımız ilk animasyon film olma özelliğini de taşıyor. "Bad Cat" ismiyle vizyona girecek. Şero'nun yurt dışına çıkma hikayesi nasıl gerçekleşti?
GALADAN FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ...
A.Ü: Berlin'e gittiğimizde aslında Uluslararası pazarlama işleriyle ilgilenen tanıdığımız kimse yoktu. Orada birileriyle tanıştık ve altı yerden teklif geldi. Filmle ilgilendiklerini söylediler. Sebebi de hem onlar için de değişik hem de Şero'yu hemen anlıyorlar. Mizahı yerli olduğu için anlamayacaklarını düşünmüştüm ama aslında baktığımda bir yandan da çok evrensel. Çünkü bizi anlatıyor. Şero'nun yurt dışı pazarlamasını gerçekleştirmesi için bir şirketle anlaştık. Onların pazarlamasıyla elli yerde vizyona girecek inşallah.

Peki Avrupa'da seslendirmesini kimler yapacak? Ülkemizde olduğu gibi ünlü kişiler mi seslendirecek?

A.Ü: Ünlü kişiler olsun istiyoruz. Hatta senaryo tam bir çeviri değil, adaptasyon. Bir takım oyuncu isimleri de geçiyor ama daha çok net değil. Eğer olursa iyi bir kadrosu olacak diye umuyoruz.

Şero, aslında mahallemizin abisi gibi. Çeşmenin başında duran, kabadayı ama mahallesine karşı korumacı bir yapıya sahip bir karakter. Kötü Kedi üzerinden sosyolojik çıkarım da var sanki toplumumuza dair?

A.Ü: Var, var.

M.K: Şerafettin kötü ama hiçbirimizden daha kötü değil ve delikanlılık raconu varsa Kötü Kedi Şerafettin, onun kitabını yazar. Şerafettin'in karakterini bulmaya çalışırken mahalleden, tribünden, etrafımızdan bir şeyler aradık ve oralardan bu karakteri bulup çıkarttık.

A.Ü: Şerafettin'le alakalı tam tespiti Uğur Yücel yaptı. "Şero, tribün abileri vardır, şehirlidirler ama bir yandan da böyle çok delikanlı tarafları vardır. Şerafettin onlara benziyor" dedi. Gerçekten tam tanımı Şero'nun bu bence.

Kötü Kedi'yle kaç yaşında tanıştınız?

Okan Yalabık: Lise yıllarımda tanıştım. Takip ettiğim, dönemimin fenomen karakterlerinden biriydi.



Teklif geldiğinde ne düşündünüz?

O.Y: Çok sevindim. Çünkü bu diğerlerine benzeyen bir hadise değil. Çok mühim bir film. Yapıldığını duyduğumda keşke içinde olsam diye düşünüyordum. Teklif gelince havalar uçtum açıkçası.

Gökçe Özyol: Üniversiteden beri takip ettiğim, hikayesini bildiğim bir karakterdi. Şerafettin, animasyon yapılmaya başlandığı zamanlar, "Acaba ucundan kıyısından tutabilir miyiz?" diye düşünürken Martı'yı seslendirmek benim için muhteşem bir şey oldu.



Güven Kıraç: Çok severek takip ettiğimiz bir çizgi romandı. Hep hayalini kurduğumuz da bir şeydi aslında. Filmin yönetmenlerinden Mehmet Kurtuluş arayınca heyecanla, keyifle geldim.



Yekta Kopan: Mehmet Kurtuluş'la arkadaşlığımız sebebiyle 7-8 senedir projeden haberdarım. Her zaman haberim vardı ama içinde değildim. Hep bir arkadaş olarak sadece sohbetlerde "Nasıl gidiyor, ne durumda?" olduğunu sorarak durum raporları alıyordum. Aslında hep bekliyordum acaba ucundan bana da bir şey gelir mi diye. Yaklaşık 1-2 sene önce Mehmet gelip "Çok ufak bir şey var. Sen seslendirir misin acaba?" deyince "Ne diyorsun, ben zaten bunu bekliyordum." Diyerek proje direkt dahil oldum.



Filmi izlemeye biraz korkarak geldim. Dergideki tadın sinemaya yansımayacağından endişe ediyordum fakat film, dergi kokuyor. Dergideki Şero, yoluna sinemada devam ediyor - en azından benim için - Projeye başlarken sizin de böyle bir endişeniz var mıydı?

G.Ö: Herkesin endişesi üç aşağı beş yukarı buydu. Çizgi romandaki Şerafettin'in bir sert tarafı var. Sokak kültüründen kopmamaya çalışarak anlatılmaya çalışıldı Şero'nun hikayesi ve senin de dediğin gibi dergideki tat sinemaya yansıdı.

Kötü Kedi uzun bir çizgi roman, külliyatı altı cilt. Çizgi romanları senaryolaştırırken hangi maceraları seçeceğinize nasıl karar verdiniz? Yoksa baştan bambaşka bir hikaye mi yazıldı?

Bülent Üstün (Çizer): Filmin yarısı o hikayelerden komple kitaplardan yapılma bir senaryo değil. Seçtiğimiz kısımlar ise, çizgi romanların can alıcı kısımları var. Okurlardan, o zamanlar mektupla geri dönüş aldığımız anlardaki konu parçalarını özellikle seçtik. Okurları çok etkileyen bazı kısımları sinemaya uyarlayamayacağımız sertlikte olduğu için onları koyamadık. Uyguladık ama çok sert göründü. Bir melez senaryo diyebiliriz.



Bu işin en önemli kısımlarından biri de seslendirme. Çünkü Şerafettin'i sevenlerin kafasında maceraları okurken bir Şero sesi, karakteri vardı. Çizer olarak sizin de aklınızda mutlaka sesler vardı. Siz seslendirme zamanında aktif olarak yer aldınız mı? Kafanızdaki sesler, beyaz perdeye yansıdı mı?

B.Ü: Ben senaryoyu yazmadan önce baya oynadım, sesiyle, hareketiyle. Ben bi de bayılırım anlatmaya tabi orada kafamdaki sesin nasıl bir şey olduğunu yapımcılara anlattım, hepsini taklit ettim. Mucizevi şekilde çok doğru sesler bulundu. Daha da ötesi seslendiren insanlar, simaen canlandırdıkları karakterleri andırdılar. O kadar bir iç içelik oldu. Mucize gibi bir seslendirme oldu.

Şerafettin'in okuyucularına ve sinemaya gelecek izleyicilere ne söylemek istersiniz?

B.Ü: Benim hayalim gerçekleşiyor ama okuyanların da hayali gerçekleşiyor. Özellikle bu filmi izlerken onların da hayallerinin gerçek olacağına eminim. Hayallerinin gerçekleşmiş halini görmek için gelsinler.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS