Genç belgeselcilerden ödüllü Anadolu öyküleri

  1. Kültür Sanat
  2. Sinema
Genç belgeselcilerden ödüllü Anadolu öyküleri
Genç belgeselcilerden ödüllü Anadolu öyküleri

Hep birlikte bir köy evinin küçücük odasına doluşuyor, ışıkları kapatıyor ve heyecanla seyre dalıyorlardı o gizemli dünyayı. Çocuk kalplerinde korku filmleriyle başlayan sinema merakı gittikçe bir tutkuya dönüştü. Filizlenen o dallar büyüdükçe büyüdü, köyün dışına taştı. Mardinli Mustafa'nın hikayesi onun gibi Anadolulu sinema tutkunu gençlerin öyküleriyle harmanlandı. Onlar artık, ulusal ve uluslararası festivallerde ödüller toplayan kısa metraj belgesellerin "karpuz kabuğundan gemiler yapan" azimli yaratıcıları...

Mustafa Uluç, Mardin Kızıltepeli ve 29 yaşında. Erciyes Üniversitesi’nde Radyo TV bölümünden mezun oldu. Çocuk yaşlarında edindiği küçük bir kamera ile başlayan sinema yolculuğu üniversite yıllarında ona belgesel film sektörünün kapılarını açtı. Mustafa, fakülteden arkadaşları Ömer Güneş, Sercan Yürek, Mahmut Çelik ve Celal Argın ile birlikte o dönem 400 TL olan burslarını birleştirdi. Ekip, Mardin ve Cizre’de işe koyuldu.

Suriye’den gelip Türkiye’de evlenen gelinlerin hikayelerini anlatacaklardı. 18 dakikalık “Sınırın Ötesindeki Gelinler” belgeseli birçok ulusal festivali dolaştı. Kazandığı ödüller arasında 2013 TRT Belgesel Film Yarışması’nda amatör kategoride verilen özel ödül de vardı. Belgesel Almanya, Fransa ve Polonya’daki festivallerin seçkisinde de kendine yer buldu.

Mustafa ve ekip arkadaşları artık çok daha umutluydu. Şevk ve heyecanla yeni projelere odaklandılar. Anadolu’nun kültürel değerlerini, bilinmeyen ya da dile getirmekten kaçınılan öykülerini anlatmaktı amaçları. Ticari kaygılardan uzak, yalın insan hikayeleriydi bunlar. Özenli kadrajlarını, incelikli öykülerle buluşturdular.

Mustafa’nın deyimiyle; “Sorunların çözümü için gözlerimizi süslü hayali dünyalara değil, gerçeklerimize yöneltmemiz lazım” düsturundan hareket ettiler. “Lat” belgeselinde mağarada yaşam süren Batmanlı köylüleri, “Bargıran”da semt pazarlarında yük taşımacılığı yapan Şanlıurfalı çocukları anlattılar. “Yurtsuz Melekler”de ise Şanlıurfa’nın Harran ilçesinde çadırlarda yaşam mücadelesi veren Suriyeli ailelerin sesi oldular. İç savaştan Türkiye’ye kaçış sürecini Melek isimli küçük bir çocuğun gözünden yansıtmaya çalıştılar.

Vimeo.

Gün geldi, bu gençler mezun oldu, her biri kendi memleketlerinin yoluna koyuldu. Ekip dağıldı ama kimse tutkusundan vazgeçmedi. Mustafa bugün, Harran Üniversitesi’nde akademisyen olan Mehmet Şeker ve Sedat Benek’in desteğiyle kurduğu film atölyesinde kendi gibi sinemaya meraklı öğrencilere dersler veriyor, birlikte kısa filmler çekip festivallere katılıyorlar.

Ömer çektiği belgesel filmlerle hem yurt içi hem de yurt dışından ödüllerle dönüyor. Sercan, Mahmut ve Celal' de kendi setlerini kurup Türkiye’de yeni yeni varlık göstermeye çalışan kısa belgesel film sektöründe dikkat çekici işlere imza atıyor.

Vimeo

Anadolu gerçekliğini o toprakların bağrında yetişen gençler kendi üsluplarınca anlatıyor. Hayatlarında kamera yüzü görmemiş çocuklar, kadınlar, yaşlılar onların kadrajına bakıyor, kendi toprağının insanına döküyor içindekileri. Bu amatör ruhlu tutkun yönetmenler, gerekli maddi destekten yoksunlar belki ama çok önemli bir motivasyon kaynağına sahipler; zor olanın üstesinden gelmenin yaşattığı sonsuz mutluluk…

{$ nextTitle $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS