Apollinaire davasında ne beraat ne ceza!..

Apollinaire davasında ne beraat ne ceza!..

Sel Yayıncılık Yayın Yönetmeni İrfan Sancı ve çevirmen İsmail Yerguz'un Fransız yazar Guillaume Apollinaire'in "Genç Bir Don Juan'ın Maceraları" kitabından "müstehcenlik" suçlamasıyla yargılandığı davada kovuşturmanın ertelenmesine hükmetti. Beraat ya da ceza çıkmayan dava, bu haliyle 3 sene içerisinde “aynı türden bir suç” işlememek kaydıyla askıya alındı.

Sel Yayıncılık'ın karar üzerine yaptığı açıklama şöyle:

"2009 yılının Ocak ayında yayımladığımız Guillaume Apollianire - Genç Bir Don Juan'ın Maceraları isimli kitaba, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Bürosu tarafından dava açılmış, 2010 yılında ise eserin "edebi olduğu" gerekçesiyle beraat etmiştik.

Yargılama süreci boyunca Apollianire'in dünya edebi mirasına ait bir yazar, eserlerinin edebi, yayınladığımız kitabının erotik edebiyat örneklerinden biri olduğunu savunmuş, bu iddiamızı kanıtlayan bilirkişi raporları sunmuştuk.

Ancak aldığımız beraat kararı geçtiğimiz aylarda Yargıtay 14. Ceza Dairesi tarafından bozuldu, üstelik madde değişikliği de talep edilerek 'çocuk istismarı' yaptığımız iddia edildi.

Bugün görülen karar duruşmasında ise İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi, Yargıtay'ın bozma gerekçesinde iddia ettiği 226/3. ve 5. maddelerini dikkate almadı. Ancak davadan beraat ya da ceza da çıkmadı, dava bu haliyle 3 sene içerinde 'aynı türden bir suç' işlememek kaydıyla askıya alındı.

Bu karar, istemin 6 ila 10 yıl hapis olduğu bir davada olumlu gibi algılansa da daha önce kazandığımız beraat kararının gerisine düşen bir durumdur. Ayrıca 3 yıl şartıyla da bundan sonraki yayıncılık faaliyetlerimize şekil verilmek istendiği açıktır. Böylece Sel Yayıncılık'ın aynı durumda 4 davası olmuştur: Perinin Sarkacı - Ben Mila, Görgülü ve Bilgili Bir Burjuva Kadınının Mektupları - P.V., Yumuşak Makine - W.S. Burroughs ve son olarak  Guillaume Apollianire- Genç Bir Don Juan'ın Maceraları.

Mahkemelerde yıllarca süren davalar, savunma, bilirkişi, dilekçe, basın açıklamaları elbette yorucu ve yıpratıcı süreçler ancak Sel Yayıncılık olarak kitap seçiminde ve yayımında şimdiye kadar izlediği ilkeleri, estetik anlayışı ve tercihleri sürdürmeye ısrarla devam edecek ve kültür yayıncılığını dizayn etmeye yönelik yasaların değişmesini her türlü platformda zorlayacağız.

Bu süreçte yanımızda olan tüm okurlarımıza, çevirmenlerimize; dava sürecini düzenli olarak takip eden Türkiye Yayıncılar Birliği, Çevirmenler Birliği, Uluslararası Yayıncılar Birliği (IPA)'ne; bugünkü karar duruşmasına katılan Fransa İstanbul Başkonsolosu, İsviçre, İtalya ve Belçika Konsolosluk temsilcilerine, PEN Türkiye, Yordam Kitap, Kırmızı Kedi, MonoKL, Eflâtun Film ekibi, küçük İskender, Ahmet Soysal, Ah Muhsin Ünlü ve basın mensuplarına teşekkür ederiz."

"Acil yasal reforma ihtiyaç var"

Ola Wallin, duruşma çıkışında Uluslararası Yayıncılar Birliği ve Uluslararası PEN adına ortak bir basın açıklamasını yaptı.

Türk hukuk sisteminde acilen reform yapılması çağrısında bulunan Wallin, şöyle konuştu:

"Tam beraat kararı bekliyorduk ancak hâkime göre bu 2011'de çıkan 3. Yargı Paketi nedeniyle mümkün değil. Büyük hayalkırıklığına uğradık ve reformların ciddiyetinden şüphe duyuyoruz. Sancı'nın tabi tutulduğu zorlu sınav Türkiye hukuk sisteminin altında yatan bir soruna işaret etmektedir.

Türk Ceza Kanunu'nun 226. maddesinin 2. fıkrası 'müstehcen' ürünlerin yayınlanmasını yasaklarken 7. fıkra eğer ürün bilimsel, sanatsal veya edebi değere sahipse yayınlanmasına izin vermektedir. Bugünkü davada, alt mahkemeye sunulan uzman görüşü Sancı'nın lehine olmuş, makul bir biçimde, Apollinaire'in kitabının bir çevirisini yayınlamada bir edebi değer görülmüştür.

Oysa üst mahkeme, kararını orijinal metinle ilgili kendi niteliksiz değer yargılarına dayandırarak ve uzmandan gelen delili yok sayarak açıkça gülünç bir dayanakla davanın yeniden görülmesine hükmetmiştir.

Bunun gibi davalar yayıncıların zamanı ve kaynakları üzerinde ağır bir yük oluşturuyor, bir tehdit ve gerilim atmosferi yaratıyor ve onları mükemmelen meşru eserleri yayınlamaktan vazgeçiriyor, sıklıkla da onları doğrudan yasal yolla taciz ediyor. Ayrıca bu davalardaki uzmanların tutarlılığı ve bağımsızlığıyla ilgili de sorunlar var.

Sonuç olarak, Uluslararası Yayıncılar Birliği'nin Yayınlama Özgürlüğü Komitesi Türkiye hükümetine Sancı gibi edebiyat yayıncılarını bu tür davaların süregiden yükünden koruyacak çalışılabilir ve modernize edilmiş bir yasal çerçeve yaratarak çok ihtiyaç duyulan bu yasal reformu yapmaları çağrısında bulunuyor.

Türkiye hükümeti mevcut düzenlemelerin Türkiye okurlarını karanlıkta bırakmayı sürdürmesine izin vermemelidir. Onlar bundan daha iyisini hak ediyor."

Wallin, sözlerine şöyle sürdürdü:

"Şu anda Türkiye mahkemelerinde yayıncıları, çevirmenleri, yazarları ve gazetecileri etkileyen hükümet sansürünün engelleyiciliğinin pek çok örneği var.

Uluslararası Yayıncılar Birliği ve Uluslararası PEN de Türkiyeli ve uluslararası diğer örgütler gibi konuyla çok yakından ilgilidir ve hükümet ve hukuk müdahalesinin bu örneklerinin Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne kabulüyle ilgili taleplerini baltalayabileceği inancındadır."

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS