magazin haberleri

Bergüzar Korel hamileliğini anlattı: İyi ki varsın mucizem

O reyting rekortmeni dizilerin yıldızı. Alımlı, güzel, yetenekli... Eşi Halit Ergenç’le de ülkenin rüya çiftlerinden. Bunlar yetmiyormuş gibi insanı dinlendiren, güzel bir sese de sahip.



Hürriyet'ten Hakan Gence, Bergüzar Korel’le yeni bebeğini dünyaya getirmesine haftalar kala ikinci albümü ‘Aykut Gürel presents Bergüzar Korel 2’ için buluştu. Müziği, aşkı, ikinci hamileliğini, değişen hayatını ve bilinmeyen yanlarını konuştu: “Aşırı gevezeyim. Potlarım çok meşhurdur, yakınlarım bana çok güler.”

* 35 yaşını devirdikten sonra hayatta neler değişti?

Artık her an daha sakin, daha dingin, daha değerli geliyor. Haklı olmaktan çok, mutlu olmanın değerini anladığım bir bilinçteyim.

* Bir yanınızla cool ve mesafeli duruyorsunuz. Nedir bu koruma kalkanının sebebi?

Beni tanıdıkça seversin Hakan (gülüyor).

* Seviyorum zaten...

Hayatımın hiçbir döneminde “Cool olayım” diye bir hedefim olmadı. Ama vallahi anlamıyorum, boyumdan bosumdan mıdır nedir?

* Peki aslında nasıl bir kadınsınız?

Mesela aşırı gevezeyim. Bir kafeye gitsem yan masayla sohbet etmeye bayılırım. Potlarım çok meşhurdur, yakınlarım bana çok güler. Ama nasıl bir bankacı ya da avukat ofiste, toplantı esnasında masa üstüne çıkıp tepinmiyorsa her ortamın, her yerin bir adabı var. Mesafe iyidir, samimiyet güzeldir. Yani Hakancığım sen bir çevreme sor “Bergüzar nasıl biri?” diye, emin ol, ilk söyleyecekleri şey asla ‘cool’ olmayacaktır!

* Şu an kameralar da ışıklar da yok. Hadi evdeki sizi anlatın.

Evde kurabiye, poğaça yapmayı ve misafir ağırlamayı çok severim. Bir şey izlemeden kahvaltı yapamam. İşim yoksa tüm gün evde pijamayla dolaşan, evhamlı bir kadınım. Telefonum hiç durmaz. Arkadaşlarımı trollemeyi çok severim. Günlük rutinini çocuğunun okul çıkış saatine göre ayarlamakta takıntılı, biraz patavatsız, örgü örmeye bayılan biriyim. Film izlerken yaşlı teyzeler gibi televizyona bağırıp konuşurum. Hayvanlar ve çocuklar söz konusu olduğunda müthiş kavgacı olurum. İşinde disiplinli ama bazı konularda aşırı üşengeç ve erteleyen bir tipim.

Bergüzar Korelden samimi açıklamalar: O hareket ettikçe sanki bir mucizeyi izliyorum
Sadeliğin keyfiyle bütünleşen parçalar
* ‘Aykut Gürel presents Bergüzar Korel 2’ albümünüz çıkıyor. Başrol oyuncusu ve ‘star’ Bergüzar, stüdyoda kendini ne kadar teslim ediyor?

Tümden. Starlık sadece bu ışıltılı dünyanın ve insanların bana biçtiği bir rol. Bense kendimi, işini çok iyi yapmak için çabalayan bir insan olarak görüyorum. Güvendiğim insanların etrafımda olmasını ve onlara teslim olmayı seviyorum.

* Müzik ya da şan eğitiminiz var mıydı?

Albüm ve şarkı söyleme sürecimde düzenli olarak Carmen Yeşiltepe ile çalıştım, konservatuvarda da zaten solfej, şan dersimiz vardı.

* İkinci albüme nasıl karar verdiniz?

İlk albümü yapalı dört yıl olmuştu, hep güzel yorumlar aldım. Albümümün hâlâ dinlendiğini, insanların yol hikâyelerine, sofralarına eşlik ettiğini duydukça çok mutlu oldum. Sonra hamilelik sürecimde Aykut Bey (Gürel) ile bir araya geldik, sohbet ederken insanların beklentilerini ikimiz de dile getirince “Hadi yine yapalım” dedik.

* Şarkıları nasıl seçtiniz?

İlk albümde repertuvar zaten hazırdı, ikinci albümde birlikte karar verdik. Aykut Bey de ben de sabahları çok erken uyanan tipleriz. Bilgisayar karşısına geçiyorduk, sevdiğimiz şarkıları hikâyeleriyle birbirimizle paylaşıyorduk.

* Neden erkek şarkıcıların şarkılarını seçtiniz?

Özel bir sebebi yok, şarkıları seçerken bir baktık erkek solistlerden gidiyoruz, “Buna devam etsek mi” dedik ve çemberimizi daralttık. O şekilde...

* Erkek solistlerden duymaya alıştığımız şarkıları, kadın gırtlağıyla söylemenin zorlukları var mı?

Parçaların tonları illa değişiyor ama onların keskin yorumlarıyla dinlemeye çok aşina olduğumuz şarkıların sorumluluğunu almak ağırdı ve stresliydi.

* ‘Binbir Gece’ dizisiyle bir gecede herkes tarafından tanındınız.

Ardından Halit Bey’le (Ergenç) evlendiniz. Çocuğunuz oldu ve hep magazinin gündeminde oldunuz. Hayatı bu kadar göz önünde yaşamak zor muydu?

Bir magazin figürü olduğumun farkındayım ve bu meslekte tanınmaya başladığım andan itibaren yaşayacağım zorlukları gencecik bir kızken bile az çok anlamıştım. Yaşadığım her şey için bu yaşımda minnet duyuyorum. Zor mu? Evet, kolay değil. Ama zaman geçiyor ve ben her an daha da güçlenerek, hayıflanmak yerine bu tanınırlıkla neleri güzelleştirebilirimin, kimlere ve nelere dokunabilirimin derdine düşüyorum. Allah bana güç versin, ben tüm zorluklara ve olumsuzluklara rağmen dimdik durup birilerinin hayatlarına dokunayım, yeter bana.

Bergüzar Korelden samimi açıklamalar: O hareket ettikçe sanki bir mucizeyi izliyorum

*23 yaşından itibaren böyle yaşayınca kaçırdığınızı düşündüğünüz şeyler oluyor mu?

O yaşlarda daha vurdumduymaz olmak isterdim; hep söylüyorum, bir şeyleri daha az ciddiye almak, daha az korkmak. O zamanki fotoğraflarıma baktığımda gözümdeki korku ve kaygı beni keşkelere götürüyor, evet. Ama kimin yok ki?

* Peki böyle bir hayat sürmek, hayat ritminizde neleri değiştirip neler öğretti?

Bana sunulan şartlara ve hayata her zaman alışmayı öncelikli tuttum. Küçük bir kızken ve ailemle yaşarken de öyleydim. “Şöyle olacak” derlerdi, ben de “Tamam” derdim. Büyük isyanlarım, asiliklerim yoktu. Bana hayat ne ritm sunuyorsa o alanın içinde mutlu olmayı seçip hep bir yol buldum. Şimdi durup “O bana böyle yaptı”, “Şu da bana şöyle dedi”, “Zamanında da bunları yaşadım” deyip niye hayatı kaçırayım? Ömür geçiyor ve sağlıkla nefes aldığım, sevdiklerimin yanımda olduğu her gün mutlu olmayı seçiyorum. İnsan her şeye alışıyor, çok da büyütmemek lazım.

* Yine altyapılar caz. Özel sebebi var mı?

Aykut Bey alışık olduğumuz, ezbere bildiğimiz melodileri böyle düzenledi ve insanlar çok sevdi. Bence de hoş oldu.

* Albümünüzdeki şarkıların hepsi 1980’ler ve 90’lara ait. Sizce o dönemin şarkıları bizi hâlâ neden cezbediyor?

Çünkü gerçek. Onlar zamanın bizi esir almadığı, sabrın, dokunmanın, beklemenin değerli olduğu zamanlardan, gerçek yaşanmışlıklarla yazılan şarkılardı. Bir Yaşar Güvenir’i dinleyin, anlayacaksınız ne demek istediğimi. Az mı bekledik albümleri? Sezen, Ajda, Levent Yüksel, Aşkın Nur Yengi, Tarkan... Düşünsenize, şimdi bir internet sayfası yavaş açıldığında bile beklemeye tahammülümüz yokken sevdiğimiz şarkıyı defalarca başa sarardık. O kasetleri almak için para biriktirirdik. Her şey çok değerliydi. Aşk da, zaman da, şarkılar da, hikâyeler de...

* Sizin için albümde en özel şarkı hangisi?

Hepsi özel ama Özdemir Erdoğan’dan ‘Canım Senle Olmak İstiyor’ ve Tanju Okan’dan ‘Hasret’. İki şarkıyı da çok seviyorum.

* Yorumlaması en zor olan?

‘Zalim’.

* Şarkıların sahiplerinden yorumunuzu dinleyip fikrini söyleyen oldu mu?

Bir önceki albümde Sezen çok güzel şeyler söylemişti. Her defasında beni arayıp yüreklendirdi. Bu şarkıları yine önce ona dinlettik ve yine beni mest edecek güzel yorumlarını eksik etmedi sağ olsun.

* İkinci çocuğunuza hamilesiniz. Doğuma haftalar kaldı. Ne hissediyorsunuz?

Doyamadım hamileliğe. Bu süreç benim için biraz hızlı geçti. İlk hamileliğimde son derece sabırsızdım, bir an önce ona kavuşacağım günü hayal ediyordum. Bundaysa her günün, içimde hareket ettiği her anın tadını çıkarıyorum. Bazen diyorum ki biraz daha kalsın içimde. Çünkü hareketleri karnımın şeklini bile değiştirecek kadar zorlarken bu mucizeyi izlemek beni çok duygulandırıyor. O an sadece ben ve o var. Sanki içerideyken onu tüm kötülüklerden koruyorum gibi geliyor.

* Yeni bebeğin üzerinizdeki etkileri neler oldu?

Birlikte yaşadığımız bu süreçte beni nasıl olgunlaştırdığını, güçlendirdiğini, sakinleştirdiğini, müthiş bir sabrı öğrettiğini düşündükçe gözlerim doluyor. “İyi ki varsın mucizem” diyorum. Ali’min desteği, bana olan hassasiyeti, kardeşini müthiş bir özlem ve heyecanla beklemesi, anlayışı her günümü güzelleştirdi. Birini büyütmüşüz, merhametli, sevgi dolu bir birey yetiştirmişiz, şimdi bu harika çocuğa hayatı boyunca elini bırakmayacağı, seveceği, birbirlerine her koşulda destek olacak bir can yoldaşı, bir kardeş dünyaya getiriyor olmak çok büyüleyici.

* İlk hamileliğinizde tatlıdan vazgeçemediğiniz için her gün bir paket bisküvi yemişsiniz. Bu sefer ritüelleriniz var mı?

Öyle mi yapmışım? Hayır, pastırmalı börek yedim bir tepsi, bisküvi ne ki! Hiç kendimi kasmadım, canım ne istiyorsa yedim ama zaten yıllar içinde daha bilinçli bir beslenme şeklim olduğu için evde bana özel yemekler filan yapılmadı. Turşu suyu da içtim, arkasından çikolata da yedim. Ama nasıl olduysa bu sefer çok daha az kilo aldım. Çok alsaydım da umurumda olmazdı. Karnımı çok seviyorum, değişen vücuduma baktıkça her gün bu mucizeye şükrediyorum

* Nelere aşerdiniz?

İlk üç ay zordu. Hep soğuk ve ekşi istedim. Yaprak sarmayı çerez gibi yiyordum. Sürekli canım Ege usulü ekşili yaprak sarma çekiyordu.

* Halit Bey’i (Ergenç) zorlamadı mı bu istekler?

Halit hiçbir şeyde zorlanmaz. O her şeyin olurunu bulur ve bundan keyif alır, bizim de keyif almamızı sağlar.

* Çocuğa önceden anne karnında şarkı dinleten, kitap okuyan ebeveynler var. Sizin öyle yöntemleriniz oldu mu?

Bazen babası bunu yapıyor. Çocuğum zaten bir albüm sürecine de şahit oldu, daha ne olsun? (gülüyor)

* İsim seçtiniz mi?

Bu konuda Halit ile ikimizin fikir alışverişlerine şahit olsanız eminim çok şaşırırdınız. Çocuk gelecek, hâlâ ismi yok. Bir ismi olacak sonunda, çok da şey etmemek lazım. Sade, sakin ama güçlü bir isim olur yine Ali gibi.

* Tek kişilik bir oyununuz vardı. Doktorunuzun hamilelik sürecinde tiyatro oyununa ara vermenizi istediği söylendi. Neden?

İzleyenler bilir, hem fiziksel hem duygusal olarak zor bir oyundu. Oynayamayacağımı hiç düşünmedim ama insanlar hep, “Emin misin? Çok zor” diye soruyordu. Ben de “Hayır, yapabilirim” diyordum. Ama ilk provada içerdeki küçük adam çok net sözünü söyledi. Bana da onu dinlemek düştü. Ama burnumda tütüyor. Çok oynamak istiyorum.

* Oyunculuğa dair nasıl bir dönemde olduğunuzu düşünüyorsunuz?

Gerçeklik, dürüstlük ve samimiyetin peşinde olduğum bir bakış açım var mesleğime dair. Kibirli, iddialı ve hırslı bir oyunculuk hiç bana göre değil.

* Yıllardır ekranda âşık kadınlara hayat verdiniz. Uzun süredir de mutlu bir evliliğiniz var. Aşkı nasıl anlatırsınız?

Hakan, çocuk çok fena tekmeliyor, bir de aklımda yetişmem gereken bir doktor randevusu var, ben şimdi aşkı nasıl anlatayım sana? (gülüyor)

* Evliliğinizde dokuz yıl geride kalmış. Yıllar içinde aşk şekil değiştiriyor mu?

Hayat değişiyor. Beklentiler, seni mutlu eden anlar, değer verdiğin, önceliklerin, sinirlendiklerin, her şey değişiyor. Yıllar geçtikçe aşk yerini çok daha önemli olduğunu anladığın emeğe bırakıyor. Can yoldaşı, hayat ortağı oluyorsun. Sonra geçmişe bir bakıyorsun, yaşanan her şey aşktan da öte. “İyi ki” diyorsun.

* Eşiniz bebek konusunda ne kadar yardımcı oluyor?

Halit her şeyde yardımcıdır. Ali’yi büyütürken de yalnız hiçbir anımı hatırlamıyorum.

* Bebeğiniz erkek olacak. Evde üç erkekle baş etmek korkutuyor mu?

Hiç korkutmuyor, aksine evde herkes bana âşık, çok güzel bir duygu.

* Hemen hemen her gün bir kadın şiddeti haberi duyuyoruz. Bir erkek annesi olarak, siz çocuğunuza bu konuda nasıl bir eğitim veriyorsunuz?

Ben bir erkek annesi olmanın ötesinde, iyi bir birey olma yolculuğunda ona eşlik ediyorum. Bu yolculukta kimsenin dili, dini, teninin rengi, cinsel yönelimi, ne giydiği engelini gözetmeden iletişim kurması ve herkesin alanına saygı duyması gerektiğini ona hissettiriyorum. Ne mutlu bana ki okulundan ve kız arkadaşlarının annelerinden çok güzel şeyler duyuyorum.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
 
LG
MD
SM
XS