Çift Başlı Kurt Pençesi Destanı nedir? Pençe ne demek? Çift Başlı Kurdun Pençesi kimdir?

A A

19.04.2022 - 19:49 Son Güncelleme:

Çift Başlı Kurt, Destan dizisinde gündem oldu. ATV ekranlarında yayınlanan dizinin yeni bölümünde Çift Başlı Kurdun Pençesi hikayesi gündem olacak. Çift başlı kurt simgesinin neyi ve kimi temsil ettiği sorgulanıyor. Tarihte çift başlı kurdun olup olmadığı da sorgulanıyor. İşte Çift başlı kurt hikayesine dair bilgiler...

Çift Başlı Kurt Pençesi Destanı nedir?  Pençe ne demek? Çift Başlı Kurdun Pençesi kimdir?

Ebru Şahin, Edip Tepeli ve Selim Bayraktar'ın başrollerinde yer aldığı Destan dizisinin son bölümünde çift başlı kurt ve pençesi gündem oluyor. İzleyiciler çift başlı kurdun neyi temsil ettiğini sorguluyor. İşte çift başlı kurt ile ilgili bilgiler...

Çift başlı kurt kimdir?

Çift başlı kurt Türk tarihini anlatan destanlarda yer almaktadır. Bozkurt ve Ergenekon destanlarında bir kurttan bahsedilmektedir. Çift başlı kurttan türeyen bu destanlar Türklerin inanç sisteminde önemli yere sahiptir. 

Çift başlı kurt ve kurt simgesi Türklerde önemli yere sahiptir

Kurt simgesi, tarihte kaya resimlerinde, şaman ve kam aletlerinde ve elbise üzerinde yer almıştır. Zamanla ise kurt; devlet, hükümdarlık ve yiğitlik kavramlarıyla ilişkilendirmiştir. Öte yandan Türk freskolarında ki kurt başlı bayrak tasvirleri görülmektedir.

Çift başlı kurt destanı tarihte var mı?

MS VI. yüzyılın ikinci yarısı ve VII. yüzyıl başı arasındaki dönemde yazılmış Çin vakayinamelerinde, bir savaş sonucunda kavminin hayatta kalan tek üyesi olan çocuğun bir kurt tarafından büyütülerek ölümden kurtulması ve soyunu devam ettirmesi anlatılır. Çin kaynaklarına göre Göktürkler bu soydan gelmektedir.
Bu öykü daha sonra Ergenekon destanı çerçevesinde anlatılmıştır. Yine VI. yüzyıla ait Çin kaynaklarında Türklerin tutsak kaldıkları bir mağaradan ya da dağlarla çevrili bir vadiden kurtuluşları öyküsü aktarılmaktadır. Ancak bu anlatılarda "Ergenekon" ismi yer almamaktadır.
"Ergenekon'dan Çıkış" öyküsü, XIII. yüzyıl sonunda İlhanlı saray görevlilerinden Reşidüddin Hamedani'nin Cami’üt-Tevarih'inde (cilt I, bölüm I) anlatılmıştır.
Ancak bu metinde anlatılan öykünün kahramanı Göktürkler değil, Moğollardır. Bu metinde Ergenekon vadisinden çıkış öyküsü ağırlık taşır, "kurttan doğan çocuk" motifi yer almaz.