magazin haberleri

Didem Balçın “İnsan evleneceği insanı gördüğünde ilk günden anlıyormuş”

Kuruluş Osman dizisinin Selcan Hatun karakteri Didem Balçın yakın zamanda evlendi. Evlendikten sonra ilk röportajını hurriyet.com.tr’de Ferit Ömeroğlu ile yapan başarılı oyuncu evliliğini ve kariyerini anlattı. Eşi için beraber olmaya başladıklarında o kişi olduğunu anladığını söyleyen Didem Balçın, “Bekleme duygusunu kaybettiğim anda Can ile tanıştım. Ben kendi parasını kazanan, kendi hayatını idame ettirebilen güçlü bir kadınım. Hiçbir insana, evlilik kurumuna ihtiyacım olmadı. Sadece aşık olup seversem evlenirim dediğim için bekledim” dedi.



Didem Balçın oyunculukla ilgili hedefi olanlara seslendi. Kariyerinde çok çabaladığını söyleyen başarılı oyuncu, “Tiyatro bölümü yetenek sınavına girdim. Kazandım. Mezun oldum. Mezun olduktan sonra da hayalim bir dizide oynamak, ünlü olmak değildi. Oyunculuğu çok seviyorum, çok aşığım ve benim hayalim nerede olursa olsun oyun oynamaktı. Diziye gireyim, ünlü olayım ve çok param olsun gibi bir hayat yok” dedi.

Nasıl gidiyor?

Dışarda işim olmadığı sürece hep evdeyim. “Benim için evlilik sonuna kadar devam edilecek bir kurum”

Sizinle ilgili bazı notlarım var. 6 Yaşında Ankara Radyosu Çocuk Saati’ne başlamış. Annesi Nur Hanım 1975 Türkiye güzeli… Ünlü olduğu için ya da televizyonda görüldüğü için kimsenin kendisine hayran olmasını istemiyor, oyunculuğunun ön planda olmasını önemsiyor. Seyircide oyunculuğu iz bıraksın istiyor. Ölümünden sonrasını düşünüyor. Arkasından iyi insandı, iyi oyuncuydu denilmesini istiyor. Evlenmiş olmak için evlenmem demiş zamanında ve daha çiçeği burnunda taze bir gelin Didem Hanım ve gönüllerin Selcan Hatun’u…
İnanılmaz güzel… Ben bile merak ettim kendimi…

Evlilik konusunda geçmişteki açıklamalarınız dikkatimi çekti. Evlenmiş olmak için evlenmeyeceğinizi ve ailenizde boşanmaların pek olmadığını söylemişsiniz.
Mutlu bir ailenin çocuğuyum çok şükür… Benim içinde evlilik sonuna kadar devam edilecek bir kurum. O yüzden de evleneceğin kişi ile evlenmiş olmak için evlenmemelisin kuralı vardı. Bu yüzden evlenmesem de olur diyordum. Hayatımın sonuna kadar beraber yaşamak, hayatı paylaşmak istediğim insanı bulduğumda evlenmek istiyordum. Böyle gördüm ailemden… Bu yüzden bu yaşıma kadar evlenmedim.

“İnsan evleneceği insanı gördüğünde ilk günden anlıyormuş” 
Şu an evlilik kararı almış olmanız zorlamadı mı peki?

Zorlamadı çünkü o insanı bulduğumu fark ettim. Hem de çok kısa süre içerisinde… Biz beraber olmaya başladık ve o gün onun o kişi olduğunu anladım. O da aynı şekilde anlamış…. Nişan ve isteme faslından önce de biz beraber bir hayat paylaşmak istediğimizi konuşuyorduk. Hatta ben o zaman anladım ki öyle oluyormuş. İnsan evleneceği insanı gördüğünde ilk günden anlıyormuş. Bu yüzden evlenmemişim ben bugüne kadar

Beklemek bulmayı mı sağlıyor yani?

Tam aksine beklememek bence… Ben bekleme duygusunu kaybettiğim anda Can ile tanıştım. Ben kendi parasını kazanan, kendi hayatını idame ettirebilen güçlü bir kadınım. Hiçbir insana, evlilik kurumuna ihtiyacım olmadı. Sadece aşık olup seversem evlenirim dediğim için bekledim. Öyle biri de yok bence… Her şeyi çok çabuk tüketiyoruz. Beklememek, kendinle ilgilenmek lazım açıkçası…


“Diziye gireyim, ünlü olayım ve çok param olsun gibi bir hayat yok” 

Güçlü kadınım dediniz ya… Görüntünüzde de güçlü kadın hissi var. Şöhret ve para için oyuncu olmayın demişsiniz zamanında... Popülerliğin bu kadar trend olduğu bir çağda bu sözü nasıl tarif edebiliriz ki bu mesleğe girmek isteyenler dikkate alsın?

Ben aslında çok da çabaladım. Tiyatro bölümü yetenek sınavına girdim. Kazandım. Mezun oldum. Mezun olduktan sonra da hayalim bir dizide oynamak, ünlü olmak değildi. Oyunculuğu çok seviyorum, çok aşığım ve benim hayalim nerede olursa olsun oyun oynamaktı. Diziye gireyim, ünlü olayım ve çok param olsun gibi bir hayat yok. Böyle bir hayale kapılmasınlar. Bir de sürekli oyunculuk kursu açılıyor her yerde… Tahammül edemiyorum. Eski menajerler oyuncu hocası oluyor. Workshop’lar açıyorlar çünkü menajerlikten para kazanamıyorlar artık…

Evet, son zamanlarda sosyal medyada da çok görmeye başladık bu tarz afişler…

Çok korkunç değil mi? Bence asıl trajik olan kısmı o yani… Oralardan ders alıp başrol oynayan da olabilir. Bunun kriteri o kursa gitti, şu kadar para verdi ve bu sayede bu diziye girdi değildir. Böyle bir dünya yok. Bu kişinin kendi şansı ve kısmeti ile ilgili bir şey…

Şöhret kavramı da çok tartışılmaya başlandı artık…

Bizim dönemsel olarak şöhret anlayışımızda değişti. Korona da herkes bunu daha iyi anlıyor. Bu süreçten sonra daha da iyi anlayacaklar. Canlı yayın yapan biri gündem olup ünlü olabiliyor o hafta… Bir kişi onlineda bir şey yapıyor ve yükselişe geçiyor. Artık çok yakışıklı, çok güzel kavramları yok şöhret olmak için… Yetenekli ve gerçekten oyunculuk yapanlarsa her zaman devam edecek. Bu süreçten sonra da iyi oyuncular iyi oyuncu olarak kalmaya devam edecek.

Sürekli oyunculuktan bahsediyoruz. Diyorsunuz ya oyunculuk benim için böyleydi… Neden? Birilerine inandırabilmek mi o duyguyu? O haz neden önemli?

Biraz irdelemek isterim. Nedir oyunculuk?

Oyunculuğun birçok açılımı var. Birilerini bir şeye ikna etmek çok inanılmaz… Orada çok basit bir tipleme de olabilir, şaka da olabilir. Yaptığın şey inandırmak bence… O inanılmaz bir his… Sanatçıların egoları da yüksektir. Takdir görmek ve beğenilmekte bir faktör. En güzel tarafı karşındaki birinin fikrine yeni bir fikir ekleyebilme ya da ona değişik bir fikir ektikten sonra bir şeyleri değiştirebilme gücüne sahip olma… Bence en güzel tarafı bu oyunculuğun…

Ne iyi ne kötü gidiyor bölümü yapalım.

Sinema

Sinemada çok fazla film çekilmesi ve kalitelerin düşmesi kötü…

Dizi

Dizilerde süreler kötü gidiyor hala ama iyi senaryolar devam ediyor. Bu algı düzeldi bence… Bir oyuncu için bir dizi devam etmiyor. Artık insanlar bunu algıladı. Bu iyi tarafı…

Tiyatro

Tiyatroda ise seyirci çok iyi gidiyordu bu dönemden önce…

En son en çok istediğiniz şey neydi?

Evlenmek… (gülüyor)

En son en çok hüzünlendiğin anı paylaşabilir misin?

Evlendiğim anda babamla annem oradaydı. O anda hüzünlendiğimi söyleyebilirim. Kaç yaşında olursan ol hüzünleniyorsun.

En son en çok neye şaşırdın?

Korona’da evlendiğime şaşırdım. Beklemiyordum bunu…

En son en çok neyi yanlış anladın?

Nikahtan sonra muhabirler geldi. Oynayamadığınıza üzüldünüz mü dediler. Ben tamamen tiyatrolar kapandı ya oradan anladım. Çok üzülüyorum diye cevap verdim. Onlar da anladılar durumu… Meğer nikahı kastediyorlarmış.

En son en çok neye hayır dedin?

Bu ara sürekli tatlı yemeye hayır diyorum.

Boşlukları doldurmanızı isteyeceğim bu bölümde…

Tam o anda o da bana bakmıştı. Ona aşık olmuştum ve heyecanımı tutamamıştım içimde…

Sadece acıktığım anlarımda huysuz olurum

Mutluyken bana “hasta mısın sen, bir şey mi oldu?” demek tadımı kaçırır.

Eşinizi tanıyor musunuz bölümüne geldik şimdi de…

Sizinleyken en çok ne yapmaktan hoşlanır?

Marvel serisini izlemekten hoşlanır.

Hangi sanat dalına meraklıdır?

Futbol. Sporu sanattan saymazsak sinema diyebiliriz.

Çocukluğunda ya da okulda bir lakabı var mıydı?

Yoktu.

Emekli olunca nerede yaşamak istiyor?

Gezmemizi ister bence…

Sahip olmayı çok istediği bir şey var mı?

Bütün Galatasaray futbolcularının imzalı forması olur herhalde…

Onu en çok ne mutsuz eder?

Galatasaray’ın şampiyon olamaması…

Çok az mutsuz oluyor demek ki…

Ailesinde en çok kime düşkün?

Annesi…

Ayakkabı numarası nedir?

Hep unutuyorum ama 42 ya da 43…

Herhangi bir şeye alerjisi var mı?

Yok.

Sizin en çok hangi özelliğinizi beğenir?

Gülmemi…

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
 
LG
MD
SM
XS