Kubilay Kaan Kundakçı cinayeti! Seda Sayan'dan Aleyna Kalaycıoğlu’nun annesi Zuhal Kalaycıoğlu'na 'Canbay' tepkisi: 'KIZINA KAFA ATAN ADAMI...'
Rapçi Canbay ile Aleyna Kalaycıoğlu’nu barıştırmak için arabuluculuk yaptığı öne sürülen Kubilay Kaan Kundakçı, çakarlı araçlarla gelen şüphelilerin açtığı ateş sonucu yaşamını yitirmişti. Aleyna Kalaycıoğlu, İzzet Yıldızhan, Alaattin Kadayıfçıoğlu, M.R., H.C.A., M.K. ve E.T. tutuklama talebiyle sevk edildikleri sulh ceza hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Kubilay Kaan Kundakçı cinayeti sonrası ünlü şarkıcı Seda Sayan’dan da dikkat çeken bir açıklama geldi. Aleyna Kalaycıoğlu’nun annesi Zuhal Kalaycıoğlu'nun ‘Vahap Canbay kızıma kafa attı’ iddiasını hatırlatan Seda Sayan, tepki gösterdi.
Rap müzik şarkıcı Vahap Canbay ile Aleyna Kalaycıoğlu’nu barıştırmak için arabuluculuk yaptığı iddia edilen Kubilay Kaan Kundakçı, açılan ateş sonucu hayata gözlerini yummuştu. Olay sonrası Aleyna Kalaycıoğlu, İzzet Yıldızhan ve Alaattin Kadayıfçıoğlu dahil 7 şüpheli tutuklanmıştı. Kubilay Kaan Kundakçı cinayetinin ardından bir açıklama da Seda Sayan’dan geldi.
Ünlü şarkıcı, Aleyna Kalaycıoğlu’nun annesi Zuhal Kalaycıoğlu'na yüklendi.
Zuhal Kalaycıoğlu'nun ‘Vahap Canbay kızıma kafa attı’ iddiasını hatırlatan Seda Sayan şu ifadeleri kullandı:
“Zuhal Kalaycıoğlu 'Rapçiden kızım çok çekiyordu. Hatta bir kere kızıma kafa attı' dedi.
Şimdi kızına kafa atan adamı hemen polise gidip ihbar edeceksin.
Gidip zamanında bu raporu alsaydın şimdi daha haklı bir anne olarak, çocuğunu koruyan bir anne olarak seni konuşuyor olacaktık."
Olay, 19 Mart gecesi Ümraniye Sıddık Sokak'ta meydana geldi.
İddiaya göre, rapçi Canbay & Wolker grubundan Vahap Canbay, bir süre önce ayrıldığı şarkıcı Aleyna Kalaycıoğlu ile yeniden barışmak istedi.
Canbay, araları iyi olduğu öğrenilen arkadaşı Kubilay Kundakçı’dan (21) yardım istedi. Kubilay Kundakçı, Vahap Canbay ve arkadaşlarıyla birlikte, Aleyna Kalaycıoğlu’nun bulunduğu stüdyonun önüne gitti. Grup araç içerisinde beklediği sırada, iddiaya göre olay yerine çakarlı lüks araçlarla gelen şüpheliler saldırı gerçekleştirdi.
Kurşunların hedefi olan futbolcu Kubilay Kundakçı ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan genç, yapılan tüm müdahalelere hayatını kaybetti.
Savcılıktaki ifade işlemleri tamamlanan şüphelilerden Aleyna Kalaycıoğlu, İzzet Yıldızhan, Alaattin Kadayıfçıoğlu, M.R., H.C.A., M.K., E.T. tutuklama talebiyle sevk edildikleri sulh ceza hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Olayın ardından sanıkların alınan ifadelerinin ve güvenlik kamerası görüntülerinin ortaya çıkmasının ardından Vahap Canbay, Aleyna Kalaycıoğlu ve annesi Zuhal Kalaycıoğlu hakkında 'İftira' ve 'Hakaret' iddiasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu.
Soruşturmada doğrudan rolü olup olmadığı araştırılan Zuhal Kalaycıoğlu, hakkında verilen adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı. Savcılıkta verdiği ifadede hem ailesine dair bilgiler paylaştı hem de olaydan önce ve sonra yaşananları kendi açısından anlattı:
"Yukarıda iletişim adresi olarak vermiş olduğum adreste kızım Cansu Tutuş ile yaklaşık 1 yıldır oturmaktayım. Yaklaşık 20 yıldır eşimden ayrıyım. Kendisiyle bugüne kadar da hiç görüşmedim. İletişim numarası olarak verdiğim numaralı telefon benim üzerime kayıtlıdır, yaklaşık 20 yıldır kullanırım. Ayrıca engelli kızım olan Cansu Tutuş'un kullandığı telefon benim üzerime kayıtlıdır ancak bu numarayı hatırlamıyorum. Başkasının adına kayıtlı olup da benim başkaca kullandığım bir hat yoktur. Kızım Aleyna Tutuş'un yardımlarıyla geçimimi sağlıyorum. Engelli kardeşinin yardımlarını da Aleyna sağlar."
"Benden sormuş olduğunuz Kubilay Kaan Kundakçı isimli şahsı, kızım Aleyna ile erkek arkadaşı Vahap Canbay'ın ortak arkadaşları olmasından dolayı tanırım. Kendisiyle tanışıklığım geçen yaz tatilinde Bodrum'a tatile gelmesinden dolayı tanırım. Ben tanıdığım zaman hiçbir iş yapmıyordu, daha önce futbol oynadığını, şu anda sağlık durumlarından dolayı futbol oynayamadığını bana anlatmıştı. İstanbul'da da birkaç kez evime gelmişliği olmuştur. Geldiğinde de yanında kızım Aleyna ve Vahap Canbay vardı. Vahap Canbay'ın işlerini yapardı. Telefon numarası telefonumda Kubilay diye kayıtlıdır ancak numarasını ezbere bilmiyorum. Nerede oturduğunu da bilmem. Kendisiyle aramda herhangi bir alacak verecek ve husumetim yoktur."
"Vahap Canbay isimli şahsı yaklaşık 1 buçuk yıldır tanırım. Kendisini kızım Aleyna vasıtasıyla tanıdım. Kendisi rap müzik yapmaktadır. Kızım da o sürede pop müzik yapıyordu. Kendisiyle ilk görüşmemiz Zekeriyaköy'de oturduğumuz zaman kızım Aleyna ile birlikte eve gelmişti, ilk orada yüz yüze tanıştım. Daha sonra kızım Aleyna ile birlikte müzik yapmaya başladılar. Bu süreçte sevgili olmaya başladılar. Normalde bu şahıs Bağcılar'da oturuyordu. Kızımla sevgililik hayatı başlayınca Zekeriyaköy'deki evimize arkadaşlarını ve akrabalarını müzik bahanesiyle getirip saatlerce evde kalmaya başlayınca rahatsız oldum. Bu sebepten de kızım Aleyna ile kavga etmişliğim olmuştur. "
"Hatta bu sebepten ötürü de Zekeriyaköy'deki evimden taşındım. Beykoz'a yerleştim. Beykoz'a yerleştikten sonra kaldığım ev yine büyük olunca bu sefer Vahap Canbay müzik bahanesiyle yine arkadaşlarını da getirip Beykoz'daki evime gelince ben rahatsız oldum. Kendilerine bir stüdyo tutmalarını, orada çalışmalarını söyleyince Vahap Canbay'ın kızıma 'Annen buradan gitsin, biz burada kalalım' gibi sözler söylediğini, kızım da bana bunu söyleyince biz kendi aramızda münakaşa yaşadık. Canbay'ın niyeti kızım buranın kirasını 1 senelik peşin ödediği için ikisinin beraber burada kalmasının daha doğru olacağını söyledi. Ben de bunu kabul etmedim."
"Kızıma Canbay'ın ev tutup oraya taşınması gerektiğini söyledim, yanımda kalmalarına müsaade etmedim. Daha sonra kızım Aleyna ile Vahap, bir ev kiralayıp orada birlikte yaşamaya başladılar. Kızım Aleyna ile birlikte Şişli'de ortak bir stüdyo açtılar. Stüdyo açıldıktan sonra Vahap'ın kızım ile neredeyse her gün kavga ettiklerine, hatta kızımın bir gün beni arayarak 'Anne gel beni kurtar' dediğine şahitliğim olmuştur. Bu süreçte kızım Aleyna, Vahap'tan 3 defa ayrılmak istedi. Vahap Beykoz'da kızıma yaptığı gibi minibüsle alıkoyarak, kızımın telefonunu alıp kırarak tehdit etmeye başladı."
"En son ikisinin ortak 2 tane köpekleri vardı. Bu köpeklere de Ümraniye'deki ofislerinde bakıyorlardı. Köpeklerinin birisinin ismi Mokka, diğerinin ismi de Rio idi. Vahap, kızımın ayrılık sürecinde kendisini köpekleri vermemekle tehdit etti. Ben de kızımın bu ilişkisini en başından beri onaylamadığımdan kızıma eve gelmesini söyledim. Kızım da benden çekindiği için arkadaşlarında kalmaya başladığını öğrendim. Kızımın bu şahıs ile ilişki sürecinde çok kavgası oldu, hatta ben 3-4 günde bir gelen telefonları korkarak açıyordum, kızımın başına bir iş gelmesin diye ben de kızıma 'Bırak, gel beraber yaşayalım' diye çok kez uyarmışlığım oldu ancak Canbay'ı sevdiği için vazgeçmedi. Bu olaylar ile ilgili biz yalnız olduğumuz için, sahip olan kimse de olmadığı için tehdit edilip korktuğumuzdan dolayı bugüne kadar adli mercilere şikâyette bulunamadık"
"Olay günü akşam saatlerinde, saatini tam olarak hatırlamıyorum çünkü o sırada engelli kızım ile ilgileniyordum, kızım Aleyna beni aradı. "Anne Bertin ile biz stüdyodayız, Vahap'lar dışarıda, çıkamıyoruz" dedi. Ben de kendisine hemen eve geliyorsun dedim. Bu süreçte birkaç kez arayıp neden hâlâ gelmediğini sordum. Kendisi de bana "Anne gitmelerini bekliyoruz, bana bir şey yapabilirler, Mokka isimli köpeği alabilirler, gitsinler geleceğiz" dedi. Ben de her şeyi bırakıp gelmesini söyledim, hatta yanındaki arkadaşı Bertin'e mesaj atıp "Aleyna'yı alıp bize geliyorsun" dedim.
"Telefon görüşmesinden bir müddet sonra Bertin ile kızım Aleyna evime geldiler. Kızım evime geldiğinde panik halinde 'Anne ne yapacağım, köpeğim orada aç' diye söylenip duruyordu. Ben de hatta kızıma bu konuda kızıp 'Başlarım senin köpeğine' dedim. Yaklaşık 2 saat kadar evde oturdular. Bu süreçte Alaattin Kadayıfçıoğlu'na kızım olayı anlatmış. Alaattin de kızıma 'Sen evden ayrılma, ben seni almaya geliyorum' dedi. Bir müddet sonra Alaattin geldi. Kızım Aleyna ile Bertin aşağıya indi. Bertin evin önünden ayrıldı. Alaattin de kızımla birlikte Alaattin'in arabasıyla evimin önünden ayrıldılar. Ben de kızımın Alaattin ile birlikte Alaattin'in evine gidecekleri düşüncesiyle rahatladım."
"Bir süre sonra Ümraniye'den polisler beni aradılar. Bana Aleyna'yı sordular. Telefonla görüşme hâlindeyken arka taraftan Vahap'ın sesi geliyordu, burada yaralama olduğunu o anda öğrendim ancak kimin kimi yaraladığı hakkında bir bilgi edinemedim. Ben de bunun üzerine önce kızımı aradım, kızıma ulaşamayınca bu sefer Alaattin'i aradım. Alaattin de cevap vermeyince bu sefer Bertin'i aradım. Kızımın nerede olduğunu sordum, Bertin de bana önce sakin olmamı söyledi, söylemek istemedi. Ben de telefonda bağırıp çağırınca kızımın kendisinin yanında evde olduğunu söyledi. Bana kaldığı evin konumunu attı. Ben de aracımla Bertin'in evine kızımı almak amacıyla gittim. Gittiğimde kızım şoktaydı, hiçbir şey konuşmuyordu, tir tir titriyordu. Kendisi sorduğum sorulara cevap veremeyince ben de Bertin'e ne olduğunu sordum. Bertin de bana Aleyna'nın Alaattin Kadayıfçıoğlu ile birlikte köpeği almaya stüdyoya gittiklerini, gittiklerinde kapının önünde Vahap Canbay ve arkadaşlarının araçta beklediklerini gördüklerini, daha sonra Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun arabadan inerek Vahap Canbay ile tartıştıklarını, bu arada Alaattin'in Vahap'lara doğru ateş ettiğini, ancak olayda kimin yaralandığını bilmediğini, kendilerinin de korkarak olay yerinden uzaklaştıklarını bana anlattılar." ' Engelli kızımı yalnız bırakmıştım, bir müddet sonra yanlarından ayrılıp tekrar kendi evime geçtim. Bir müddet sonra Bertin'i arayarak kızımı bana getirmesini söyledim. O da kızımı alarak bana getirdi. Olay anında Bertin stüdyo içerisinde çalışıyormuş, çalıştığı ortamda yüksek ses olduğundan dolayı bana olay anını duymadığını ve görmediğini söyledi. Kızım bana geldikten bir müddet sonra polis ekipleri evime geldi. Kızımı evimden alarak götürdüler."
"Bir anne olarak iki kızım var. Birisi engelli, bakıma muhtaçtır. Diğer kızım Aleyna ise bize bakan, maddi manevi destek veren kızımdır. Olayın tüm içeriğini, sebebini öğrendikten sonra kızımı avukatımız ile birlikte teslim edecektik. Ancak kızım eve geldiğinde engelli kızıma sarılıp "Beni bırakma Cansu" şeklinde ağlayınca bir anne olarak o gece götürmek istemedim. Anne Zuhal Kalaycıoğlu "Konu ile ilgili alınan tanık beyanlarında olay öncesinde sizin Vahap Canbay'ı kast ederek "Herkes haddini bilecek" şeklinde tehditkâr bir telefon görüşme gerçekleştirdiğiniz yönünde iddiada bulunulmuştur. Konu hakkında neler söylemek istersiniz?" sorusuna şu cevabı verdi. "Bu telefon görüşmesi olay akşamı olmuştur. Bu görüşme esnasında kızım Aleyna bendeydi, hatta yanımızda Bertin de bulunuyordu. Kızım telefonda görüntülü olarak Yalçınay ile konuşuyordu. Konuşma esnasında sesler yükselmeye başlayınca kızımın elinden telefonu alarak "Herkes haddini bilsin" deyip telefonu yüzlerine kapattım."
"Olay yukarıda anlattığım gibidir. Benim bu olaya herhangi bir dahilim yoktur. Kimseyi de azmettirmedim. Kubilay Kaan Kundakçı isimli şahıs kızımın da arkadaşıdır. Ölmesinde veya öldürülmesinde herhangi bir yönlendirmem yoktur. Ben kimseyi tehdit etmedim. Benimle birlikte kalan kızım Cansu Tutuş yüzde yüz engellidir. Bakıma muhtaçtır. Kendisine benden başka bakacak kimse yoktur. Söyleyeceklerim bunlardan ibarettir. Ekleyeceğim bir husus yoktur."