Kubilay Kaan Kundakçı cinayetinde kritik gün! İlk İfadeler Ortaya Çıktı
Ümraniye’de 19 Mart gecesi gerçekleşen silahlı saldırıda hayatını kaybeden 21 yaşındaki futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı davasında ilk duruşma, bugün İstanbul Anadolu 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. Müebbet hapis cezası talep edilen Alaattin Kadayıfçıoğlu ve Aleyna Kalaycıoğlu ile 5 yıla kadar hapis cezası istenen İzzet Yıldızhan, ilk kez hakim karşısına çıktı. Duruşmada ilk olarak Alaattin Kadayıfçıoğlu ve Aleyna Kalaycıoğlu ilk savunmasını yaptı. Tutuksuz sanık İzzet Yıldızhan duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Duruşmada savunma yapan Yıldızhan, ‘En mağdur olan benim’ şeklinde konuştu.
Duruşmada ilk olarak Alaattin Kadayıfçıoğlu savunmasını yaptı. Aleyna Kalaycıoğlu ile olaydan 2-3 hafta önce tanışıp sevgili olduklarını anlatan Kadayıfçıoğlu, “Olaydan bir gün önce kendisini misafir ettim. Sabah müzik stüdyosuna gideceğini söyledi. Aracı olmadığı için benim aracımı kendisine verdim. Akşam buluşmak için aradığımda kendisinin annesine gittiğini arabanın da stüdyoda kaldığını söyledi” dedi.
Kalaycıoğlu’nun stüdyoda eşyalarının ve köpeğinin kaldığını söylediğini anlatan Kadayıfçıoğlu, “Eşyalar ve köpek araca sığmaz diye ben de babamın vip aracını aldım. Şoförle birlikte gittik. Aleyna’yı da yanımıza alıp stüdyonun önüne gittiğimizde sokakta geçişimizi engelleyecek şekilde bir araç duruyordu. Aleyna bu aracı görünce panikledi” dedi. Araçtakilerin kim olduğunu sorduğunu anlatan Kadayıfçıoğlu, “Aleyna da bana, ‘sabah sana anlattım ya eski erkek arkadaşım ve arkadaşları’ dedi. Sabah bana bu olayı anlatmıştı. Bende kendisine polise ihbarda bulunması gerektiğini söylemiştim” dedi. Karşıdaki aracın içini net bir şekilde gördüklerini anlatan Kadayıfçıoğlu, “Ben bize ateş etmelerinden tedirgin oldum. Olay çıkmaması için rica etmek için tedbirli bir şekilde yanlarına gittim. Yolcu tarafını parmağımdaki yüzükle tıklattım. Şahıs kapıyı bana sertçe ittirdi. Ben de tutmaya çalıştım. Yolcu tarafında oturan şahıs bana küfür etmeye başladı. İki eliyle bana vuruyordu. Sonrasında beni içeri çekmeye çalıştı. Silah olan diğer elimle de müdahale etmeye çalışınca şahıs silahı tutmaya çalıştı. Ben dur diye kadar silah patladı” dedi.
Olayın çok hızlı yaşandığını anlatan Kadayıfçıoğlu, “Elim tetikte değildi. Kimseye ateş etmedim. Ben patlayan silahın benimki olduğunu bile anlamadım. Çok çabuk ve hızlı gelişti. Ben birinin vurulduğunu bile anlamadım. Araca binince Bertin’i arayarak biri yaralandıysa ambulansı ara dedim. O da aradığını söyledi” dedi. Aleyna Kalaycıoğlu’nun diğer aracı gördüğünde çok paniklediğini söyleyen Kadayıfçıoğlu, “Ben inerken de bana tehlikeli olabileceklerini söyledi. Ben de tedbir amaçlı silahı aldım” dedi. Kadayıfçıoğlu savunmasının sonunda ise, “Ben bu kazadan dolayı çok üzgünüm. O gün keşke bana bir şey olsaydı ona olmasaydı. Ailesinden özür dilemek istiyorum” dedi.
Alaattin Kadayıfçıoğlu’nun ardından Aleyna Kalaycıoğlu savunmasını yaptı. Olay günü stüdyoya gittiğinde Kubilay Kaan Kundakçı’nın kendisini aradığını söyleyerek, “Kubilay’ım beni aradı. Ablacım sizi barıştırmak için gelmek istiyorum dedi” ifadelerini kullandı. Bu sırada ağlayan Kalaycıoğlu’na Kubilay Kaan Kundakçı’nın annesi tepki göstererek, “Ağlama, ağlama” dedi. Savunmasına devam eden Aleyna Kalaycıoğlu, “Ben Kubilay’a, ‘ablacım gelme sen karışma’ dedim. Biraz zaman geçince Yalçın beni aradı. Canbay çok kötü filan dedi. Sonra Canbay elinden telefonu alarak, ‘Hayatında biri varsa kendimi öldürürüm’ dedi. Ben de korktum ve hayatımda kimse yok dedim. Ben sessiz sedasız ilişkimi yaşamak istemiştim” dedi.
Alaattin Kadayıfçıoğlu’nun kendisini aldıktan sonra stüdyoya gittiklerini anlatan Kalaycıoğlu, “Tam sokağı döndüğümüzde bir anda karşımızda gördük. Ben şoka girdim. Yolcu koltuğunda Canbay’ı gördüm. Alaattin’e rica diyorum lütfen durma devam et dedim. Ben ağlamaya başladım ve durmaması için ama durdu ve o sırada Canbay beni gördü. Canbay’la göz göze geldiğimizi hatırlıyorum. O sırada Alaattin silahı aldı ve sakin ol sadece konuşacağım dedi” dedi. Kadayıfçıoğlu’nun silah taşıdığını bilmediğini anlatan Kalaycıoğlu, Alaattin ilk gittiğinde aracı çekin dedi. Sonra tartışma yaşandı çok kısa bir süre sonra silah sesi duydum. Ben çığlık atarak arabadan indim. Alaattin beni tutup arabaya bindirdi ben kendimde değildim o an. Alaattin’in beni zan altında bıraktığı en büyük konulardan biri de budur. Ben kime ne olduğunu bile bilmiyordum. Ben onların yanında olmak isterdim” dedi.
Paniğe kapıldığını ve arabada silahla kendini öldürmek istediğini söyleyen Kalaycıoğlu, “Alaattin bana sakin ol lütfen ben de hiç iyi değilim dedi. Bana ben tetiği çekmedim dedi” dedi. Hakkındaki suçlamanın çok ağır olduğunu anlatan Kalaycıoğlu, “Ben bu olayda hiçbir şekilde kimseyi azmettirici en ufak bir hareket yapmadım. Ne Canbay’a ne Alaattin’e ne Kubilay’a bana yöneltilen bu suçlamayı asla kabul etmiyorum” dedi. Kubilay beni bir gün bile üzmedi ben de onu üzmedim” diyen Kalaycıoğlu’na Kubilay Kaan Kundakçı’nın annesi soru sorumak istedi. Anne Ülker Kundakçı Kalaycıoğlu’na, “Sen benim çocuğumun ölümüne sebep oldun” dedi. Aleyna Kalaycıoğlu ise, “Abla valla ben sebep olmadım” dedi. Anne Kundakçı sonrasında, “Sen benim oğluma neden ayakçı dedin” diye sordu. Kalaycıoğlu ise, “İfademde Kubilay hep yardımcı olur diye söyledim. İfadeyi alan kişi de yani ayakçı gibi mi dedi. İfadeye de öyle yazmış. Ben de görünce kahroldum. O kelimeyi asla ben kullanmadım” dedi.
Tutuksuz sanık İzzet Yıldızhan’ın savunması alındı. Olay günü Ankara’da olduğunu anlatan Yıldızhan, “Beni Metin arayıp Bilal Kadayıfçıoğlu’na ulaşmaya çalışıyorum dedi. Ben yurtdışında olduğunu söyledim. Hayırdır dedim. Alaattin kavgaya karışmış ama ben de ne olduğunu bilmiyorum dedi. Ben de bana bilgi verin dedim” dedi. Hiçbir şeyden haberi olmadığını söyleyen Yıldızhan, “Sabah olduğunda çocuklarım bana sosyal medyadan olayı gösterdiler. Bu olayda en mağdur olan benim, 45 gün cezaevinde yattım. İtibarım yerle bir oldu. Bilal’e 'Çocuğun nerede olduğunu biliyorsan teslim edelim' dedim. O da 'Bilmiyorum ben de teslim edeceğim' dedi. Ben beraat etmek istiyorum. Bu dosyayla hiçbir ilgim alakam yoktur” dedi.
Zuhal Kalaycıoğlu yaptığı savunmada olaydan haberdar olmadığını kimseyi azmettirmediğini söyledi. Kalaycıoğlu’na müşteki avukatı, “Alaattin Kadayıfçıoğlu’ndan herhangi bir sebeple para aldınız mı?” diye sordu. Soruya sinirlenen ve ağlamaya başlayan Kalaycıoğlu, “Bunu kızımı sattım olarak medyada söylediniz. Ben kimseden para almadım. Bütün hesaplarımın incelenmesini talep ediyorum” dedi.
Tutuklu ve tutuksuz sanıkların ardından Kubilay Kaan Kundakçı’nın anne ve babasına söz verildi. Baba Cemil Kundakçı şikayetçi olduğunu söyleyerek, “Ben olayı oğlumun arkadaşlarından öğrendim. Vuruldu dediler. Şok oldum. Hemen gittik. Yoğun bakımdaydı. Kan veriyoruz dediler. Sonra da durumu kötü dediler. Sonra da oğlumun öldüğünü söylediler” dedi. Hiçbir insan kötü bir insandı demez Kubilay için” diyen baba Kundakçı, “Ben olayı Aleyna hanımın tırmandırdığını düşünüyorum” dedi. Bu sırada sanık sırasında oturan Aleyna Kalaycıoğlu, “Ben sebep olmadım” diye bağırarak ağlamaya başladı. Anne Ülker Kalaycıoğlu ise “Tek çocuğum bakmaya kıyamadığım çocuğuma kıydı bu vicdansız” dedi. Aleyna Kalaycıoğlu’nun köpeği için stüdyoya yeniden gittiklerini hatırlatan anne Kundakçı, “Ne köpekmiş be bir insandan daha önemliymiş benim burada canım gitti benim hayatım bitti. Beni oğlumu köpek gibi yerde bırakıp kaçtılar” dedi.
Ağlamayacağını ve oğlu için adalet arayacağını söyleyen anne Ülker Kundakçı, “3 saniyede infaz ettiniz benim oğlumu, benim çocuğumum adalet huzurunda bir bedeli olmalı müebbet bunları kurtarmaz bunlar benim oğlumu infaz ettiler. Hepsinden şikayetçiyim” dedi.
Kubilay Kaan Kundakçı’nın babası Cemil Kundakçı da, “Kubilay’ı sevdiğini söylüyorsun. Vurulduğunu görünce neden yardıma gitmedin de arabaya binip gittin?” diye sordu. Kalaycıoğlu ise, “Ben vurulanın Kubilay olduğunu eve gelince öğrendim” dedi. Savunması sırasında ağlayan Aleyna Kalaycıoğlu’na tepki gösteren baba Cemil Kundakçı, “Ben acılı bir baba olarak sakin konuşuyorum. Benim oğlum öldü. Siz neden rahat konuşamıyorsunuz” dedi. Kalaycıoğlu da, “Sakin kalmaya çalışıyorum” dedi.
Alaattin Kadayıfçıoğlu’nun babası olan tutuksuz sanık Bilal Kadayıfçıoğlu da savunmasını yaptı. Olaydan haberi olmadığını ve Kubilay Kaan Kundakçı’yı tanımadığını söyleyen Bilal Kadayıfçıoğlu, “Ben yurtdışından geldikten sonra oğlumu bulup polise teslim etmek için uğraştım” dedi. Sanığın savunmasının ardından söz alan Kubilay Kaan Kundakçı’nın babası Cemil Kundakçı, “Oğlunuzun hakkında medyada çıkan haberler var. Daha öncede davalık olmuş. Suç işlemiş. Birinde gazetecilerin üzerine araba sürmüş. Bir baba olarak evladınızı hiç mi sorgulamadınız. Bunlar aynı zamanda potansiyel suç işleyeceğini gösteriyor. Hiç uyarmadınız mı?” diye sordu.Bilal Kadayıfçıoğlu bu soru üzerine, “Benim oğlum benimle çalışan biri. Alaattin bunu yapabilecek kapasitede biri değil. Bu hatadan ailece çok üzgünüz. Allah mekanını cennet etsin, onlara sabır diliyorum. Alaattin çalışan işinde gücünde çalışanları olan biridir” dedi.
Duruşma öncesinde acılı anne Ülker Kundakçı, basın mensuplarına yaptığı açıklamada şunları söyledi:
"Çocuğum aşk üçgeni yüzünden öldü. Ne alacak var ne verecek var. Bir kadın yüzünden çocuğu infaz etti gitti. Bu bir infaz. Kapalı alanda, aracın içinde, kaçma hakkı vermeden o silahı nasıl sıkabildin? Ben 3 aydır ne yaşıyorum biliyor mu bilmiyor. O gidiyor, çocuğunu görüyor; ben ise toprağına gidiyorum ve suç işlemiş gibi hissediyorum. Allah’tan hepsinin Kubilay gibi can vermesini istiyorum."
Baba Cemil Kundakçı da duygularını şu sözlerle paylaştı:
"Bizim için çok zor bir gün. Psikolojik olarak içeriye girdiğim zaman nasıl bir duygu içinde olacağımı açıkçası ben de bilmiyorum. Çünkü Allah kimsenin başına vermesin, yani yaşamadığımız bir olay; ama elimden geldiği kadar oğlum için bana da bir söz hakkı verilirse faydalı olmak adına sakin, iradeli olmaya çalışacağım. Eğer davanın seyrine bir katkıda bulunabilirsem mutlu olacağım tabii ki çünkü ben geceleri uyuyamıyorum. Bugün ben sabah 04.00'te yattım, 06.00'ya çeyrek kala kalktım. Bu oğlum öldüğünden beri böyle. Ben de eşim de aynı şekildeyiz. Çok kötü bir olay. Ne işim gücümle uğraşabiliyorum. Her dakika Kubilay aklımda, her dakika. Uyurken rüyama girmezse belki aklımdan çıkıyor, onun dışında şu an sizinle konuşurken de bir tarafta Kubilay var. Aileyle veya yardım eden insanlarla karşı karşıya geldiğim zaman hangi duyguda olacağım bilmiyorum ama şunu merak ediyorum. Yüzüme nasıl bakabilecekler. Ben onlara baktığım zaman 'Sizin vicdanınız hiç sızlamadı mı' demek istiyorum. 'Nasıl bunu yaptınız, nasıl infaz yaptınız' resmen infaz bu. Bunu söylemek istiyorum. Yüzüme nasıl bakabilecekler. Hiç kim mi davranacaklar, yoksa kafalarını öne mi eğecekler. Bunu merak ediyorum; ama en ağır cezayı almalarını diliyorum ve bunun için uğraşacağız. Ne gerekiyorsa yapacağız. Tek isteğim ağır ceza alsınlar, hakları ağırlaştırılmış müebbet. Diğerleri, diğer hak edenler de en üst seviyeden alsın. Toplumda, Kubilay gibi, ondan sonra, burada bir kardeşimiz daha var, yeğeni öldürüldü; onun yeğeni gibi, Ahmet Minguzzi'ler, işte Berat, Atlas. Bu çocuklar hepsi bizim çocuğumuz. Maraş'ta öldürülen çocuklar oldu, bakın örtbas edildi resmen. Hiç ses soluk çıkmıyor. Yani bizim Türkiye'de bir olay olduğu zaman 15 günde, 1 ayda kapanıyor ve hiç üzerine gidilmediği için yıllardır insanlar ölüyor. En azından Kubilay'ın davasında örnek bir sonuç çıkar gerek katilin ailesi tarzındaki ailelere gerek toplumdaki diğer suç işleyen kesimlere karşı örnek teşkil eder, başka çocukların veya insanlarımızın ölmesinin de önüne geçilir. Cezalar ağır olmazsa ve bu silahı veya bıçakları kullanan insanlar da bu cezalar yüzünden korkup silahı bıçağı bırakmazsa ölen insanlar artacak. Hem oğlumun katilleri cezasını alsın hem de topluma fayda sağlayacak örnek bir cezanın çıkmasını diliyorum " dedi.
Kubilay Kaan Kundakçı’nın yakın arkadaşı olan rapçi Canbay (Vahap Canbay), İstanbul Anadolu 23. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek ilk duruşma öncesinde adliye önünde oldukça üzgün ve kötü bir psikoloji içinde olduğunu belirtti. Canbay, "Bu sabah hiç olmaması gerektiği gibi uyandım. Aşırı kötü bir psikoloji halindeyim. Sürekli öğürüyorum. Midem bulanıyor. Allah büyük" ifadelerini kullanarak yaşadığı derin sarsıntıyı dile getirdi. Öte yandan Canbay'a adliyede şoke eden bir suçlama yöneltildi. Kubilay Kaan Kundakçı'nın ailesinden birisi Canbay'a doğru yürüyüp "Sen karşı tarafla anlaşmadıysan ben de başka hiçbir şey bilmiyorum" dedi. Canbay ise "Sen cenaze günü de aynısını yaptın abla. Allah'tan hiç korkun yok" diyerek karşılık verdi.
Olayın detayları, dava dosyasına yansıdığı üzere şöyle gelişti: Rapçi Vahap Canbay, bir süre önce ayrıldığı Aleyna Kalaycıoğlu ile barışmak istedi. Canbay, arkadaşı Kubilay Kaan Kundakçı’dan yardım istedi ve grup, Aleyna’nın bulunduğu stüdyonun önüne gitti. Bu sırada çakarlı araçlarla gelen Alaattin Kadayıfçıoğlu ile tartışma çıktı ve Kadayıfçıoğlu’nun silahla ateş açması sonucu Kundakçı ağır yaralandı, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Kadayıfçıoğlu için “Kasten öldürme” ve “Ruhsatsız silah bulundurma”, Aleyna Kalaycıoğlu için ise “Kasten öldürmeye azmettirme” suçlarından müebbet hapis talep edildi. İzzet Yıldızhan hakkında ise “Suçluyu kayırma” suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası istendi.