Türkiye Güzeli Ceren Arslan: Çoğu kategoride birinciydim ilk 30'a alınmalıydım
Tayland’da Türkiye’yi temsil eden Ceren Arslan, Miss Universe 2025’te dereceye girememesine rağmen güzelliği ve samimiyetiyle büyük beğeni topladı. “Oylamalarda birçok kategoride birinciydim, ilk 30’a alınmalıydım” diyen Arslan, yarışma sürecini ve geleceğe dair hedeflerini anlattı.
“Oylamalarda çoğu kategoride birinciydim, ilk 30’a alınmalıydım” diyen Arslan Tayland macerasını ve geleceğe yönelik planlarını Hürriyet'ten Cansu Topçu'ya anlattı.
Ceren Arslan Miss Unıverse öncesinde yaptıklarını şöyle anlattı:
"Antalya’da yaşıyorum. Hacettepe Üniversitesi Dilbilimi Bölümü’nden mezun olduktan sonra İngilizce öğretmenliği için formasyon belgesi aldım. Ankara’da stajımı yaptım. Sonra KPSS sürecim oldu. Türkiye 1400’üncüsü oldum ama atanamadım. Sonrasında yüksek lisansa başladım. Birinci seneyi bitirdim, arkadaşımla bir muhabbet esnasında böyle bir yarışmanın konusu geçti. Eski Türkiye güzellerinden Çiğdem Büyükköprü, beni denemem için teşvik etti."
Ceren Arslan Tayland ile ve yarışmaya katılmasıyla ilgili detayları da şöyle dile getirdi:
"Biraz karışık bir ortam... Çok büyük bir rekabet vardı. Mesela bazı kızların çok tecrübeli olduğunu gözlemledim. Mesela dördüncü kez katılan vardı. Neyle karşılaşacaklarını çok iyi biliyorlardı. Onlara yetişebilmek için çabaladım, yetiştiğimi de düşünüyorum.
Şu anda herkesin beni tanıma durumunu buram buram hissediyor değilim. Döndüğümden beri yapmam gereken çok fazla iş oldu. Daha çok bunlarla alakadar oldum. Tanındığımı yavaş yavaş anlayacağım diye düşünüyorum. Umarım güzel tanıtabilmişimdir kendimi."
"Yarışmada Türkiye’ye her fırsatta dikkat çekmeye çalıştın. Bayrağımızı gösterdin, 10 Kasım’da Atatürk’ü andın. Hepsi de çok güzel hareketlerdi. Ama tüm bunları eşitsizliklere rağmen yaptın. Neler yaşadın orada?" sorusuna ses şöyle yanıt verdi:
"Orada sosyal medyanın gücü çok kuvvetli. Ben nasıl halkıma sosyal medya aracılığıyla ulaşabildiysem, çoğu kız da bundan yararlandı. Ama fark şuydu; nasıl ülkemizde futbol bir kültür halindeyse, bazı ülkelerde de güzellik yarışması o şekilde. Öyle olunca da destek bir başka oluyor o kızlara karşı. Dezavantajlarımdan biri maalesef buydu. Bazı kızların süit odalarda kalması, aynı odada makyaj ve saç ekiplerinin olması...
Oysa bunlar yasaktı, biz ise kurallara uyduk." "Bu kadar ses getiren global bir yarışmada bunların yapılması çok acı. Bizler de ülkemizi temsil ettik, çok çabaladık ben ve diğer kızlar. Hiçbir zaman “Ben birinci olmalıydım” diye iddialı bir zaman kurmadım. Ama bu kadar sansasyonun dönmediği bir yarışma olmasını, sağlıklı bir sonuç çıkmasını istedik."
Sosyal medyada estetikli olduğu hakkında yapılan yorumlar hakkında ise Ceren Arslan şöyle konuştu: Estetiğim yok ve hiçbir doktor çıkıp “Estetiği var” diyemez. Ama olsaydı da bu yarışma için bir engel değildi.
Derece alan kızlarda da estetik var. Orada en önemli şeyler; karakter, duruş, özgüven... Asla değilim. Her şey dozunda güzel bence. Yakışıyorsa, dozunda yapılırsa neden olmasın?
"Birinci olan Meksikalı güzelle senin videonu, fotoğrafını da gördük sosyal medyada. Nasıl bir diyalog geçmişti aranızda?" sorusunu da şöyle cevapladı:
Ona özel videolar değildi açıkçası. Bu bütün yarışmacıların arasında olan, spontane gelişen durumlar. Zaten muhabbet edebilecek çok anımız olmadı. Vakit bulduğumda ben daha çok oylamayı duyurmaya çalışıyordum. Sağ olsun halkımız da çok destekledi. Çoğu kategoride birinci oldum. Tepkim biraz da bu yüzdendi. İlk 30’a alınmalıydım.
Ceren Arslan birinci olduğu kategorileri de şöyle sıraladı:
“İnsanların seçimi”, “sempatik güzel”, “en iyi kostüm” ve aklıma gelmeyen birçok kategori vardı. Sonra yine çeşitli manipülasyonlar oldu. Sıralama kaydı filan. Mesela jüriyle konuşma yaptığımız bir bölüm vardı.
Sekiz kişi tek tek jürilerle konuşuyoruz. Orada da kendimi çok iyi ifade ettiğimi düşünüyorum. Güzellik çok görecelidir ama benim buradaki iddiam kesinlikle çok daha ötesiydi.