magazin

Mehmet Aslantuğ: ''Hülya Koçyiğit'e katılmıyorum''

  1. Magazin
Mehmet Aslantuğ: ''Hülya Koçyiğit'e katılmıyorum''

Geçtiğimiz hafta Hülya Avşar'ın televizyon programına konuk olan ve Avşar'ın sözlerine verdiği yanıtlarla gündemde yer eden oyuncu Mehmet Aslantuğ, Hülya Koçyiğit'in "Bu ülkede kimse baskı altında değil, bilakis herkes fazla özgür. Yaptıklarından dolayı bir gün herkes Erdoğan’ı takdir edecek" açıklamalarına yanıt verdi.



İşte Hürriyet'e konuşan Mehmet Aslantuğ'un röportajında öne çıkan başlıklar...


Bu hafta Hülya Avşar karşısında ‘kadın hakkı ve kadın üstünlüğü’nü savunmak durumunda kaldınız...

- Hülya; üreten, çalışan, muhtemelen ailesi ya da etrafındaki erkeklere de iş imkânı sağlayan bir kadın. Buna rağmen neyin özlemini duyar, neden yorgun düşmüştür de, böyle şeylerden dem vurur? Ayrıca kendisini açıklamaya her zaman gücü vardır.
“Hiçbir kadın geleceğini bir adamın vicdanına, aşkına, günün sonunda aklının karışmasına bırakmamalıdır” cümleniz sosyal medyayı ayağa kaldırdı. Biraz açar mısınız?

- O çok matah bir ifade değil. Daha iyisini kurmaya çalışayım! Hayat ihtiyaç duydukça başını güçlü bir erkeğin omzuna yaslayan bir kadın olmakla; güçlü bir kadının omzuna yaslayan erkek olmak arasındaki farka göre kurulamaz. Buna göre dizayn edilen toplumların varacağı bir yer yok. Kumdan kaleler gibi, yıkılırlar.
Hülya Avşar arada böyle çıkışlar yapıp kendinden konuşturur. Eskiden alıcısı da vardı. Ama sanki artık tahammül sınırlarımız değişti. Türkiye ve kadınlar bambaşka gibi, katılır mısınız?

- Söylemek istediği şey, ekonomik değil, psikolojik muhakkak. Ama bu psikolojinin cinsiyeti olmaz. En azından olmamalı! ‘Sosyal medya’ söylediğin o değişimin dinamiğine tipik örneklerden. Yönetim erkinin de şu ya da bu biçimde kâbusu olmuş durumda, baksana! Ben henüz dahil olmadım, ama etkilenmemek mümkün değil.

Eşiniz Arzum Onan da evlendikten sonra işlerine bir dönem ara verdi. Onun tercihi hakkında ne söylersiniz?

- Arzum, 15 yıldır heykel atölyesinde. Kaynak yapmayı öğrenmek için yüzünü yakmayı, demir levhalar döverken parmaklarını zedelemeyi göze almış, bu sanatlar arasında fiziksel yük açısından en zor olanını seçmiş bir kadın.
Son dönemde sanatçılar siyasi figürlerin daha sık yanında. Sanat ve siyasetin iç içe olmasına ne diyorsunuz?

- Kendi tasarrufları. Kişisel fikrim şu; sanatçının söylemlerinde politik duruş olabilir. Bunun kriterleri bellidir. Kamu yararı üzerinden konuşur. Siyasi partilerle, liderleriyle ya da üretilen siyasete dolaylı da olsa kefil olmak bana göre değil.
Hülya Koçyiğit bir röportajında “Baskı yok. Aksine herkes çok özgür” dedi. Katılıyor musunuz?

- Katılmıyorum! Mesela sistemi eleştirdiğin bir oyun yasaklanıyorsa, baskı yok diyemezsin. Elbet birilerinin de sistemi, düzeni eleştirme özgürlüğü olacak. Olağanüstü Hal’in bir yönetim biçimine dönüşmesine sesi çıkacak. Dün eleştirirken doğru da,şimdi mi yanlış.
{$ nextTitle $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS