Antidepresan kullanımı tüp bebek tedavisini etkiler mi?

Antidepresan kullanımı tüp bebek tedavisini etkiler mi?

Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Seval Taşdemir, stres ve depresyonun kısırlığa neden olabileceğini ve tüp bebek tedavisini olumsuz yönde etkileyebileceğini belirtti. Antidepresan kullanımının tüp bebek tedavisini nasıl etkilediği ve antidepresanın tüp bebek tedavisinde başarısızlığa neden olup olmadığıyla ilgili detaylar haberimizde.

Stres ve depresyon bazı kadınlarda yumurtlamanın gecikmesine ya da hiç yumurtlama olmamasına sebep olarak kısırlığa yol açabilir. Her ay hamile kalmayı beklemek, doğal yollarla çocuk sahibi olamamak ve tüp bebek tedavisi süreçleri çocuğu olmayan kadınlarda stres, anksiyete veya depresyona neden olabilir. Stres, kişinin kendini emniyette hissetmemesine neden olan sebeplerden oluşur. Kişi çok basit olaylar karşısında bile stres duygusu yaşayabilir. Özellikle bebek sahibi olma çabası ve süreci çiftleri psikolojik olarak etkileyerek strese yol açabilir. Çiftlerden bazıları kısırlık tedavisi hakkında konuşmaktan kaçınabilir, bazıları ise doğum sonrası bebeğini kabullenmek de sıkıntı yaşayabilir. Korkulan veya kaygı duyulan bir şey karşısındaki akut stres durumu; kalbin daha hızlı atmasına, tansiyonun yükselmesine, nefes alma zorluğuna, ellerde titremeye, üşümeye ve ciltte nemlenmeye yol açabilir.

Kronik stres durumunda ise depresyon ve uyku düzeninde bozulma gibi belirtiler olur. Hastalıklara direnme gücü düşer. Organların fazla çalışmasına, hormon ve kimyasalların üretiminin artmasına sebep olur.

Tüp bebek tedavisi stresi artırabilir
Bazı durumlarda kadınların aşırı stres altında olması, hormonlarda değişikliklere sebep olarak yumurtlamanın gecikmesine veya hiç yumurtlamamasına sebep olabilir. Erkeklerde de sperm kalitesini azaltarak infertiliteye sebep olabilmektedir.

Yapılan araştırmalarda infertilite tedavisi altındaki kadınlarda genellikle kanser ve kalp hastalıkları sorunları olan kadınlarla aynı stres seviyesine sahip olduğunu tespit edilmiştir. İnfertil çiftler, her ay aynı strese maruz kalırlar. Her ay gebe kaldıklarını düşünürler ve hayal kırıklığına uğrarlar.

Stres tüp bebek tedavisini de etkileyebilir
Vücut hormonlar tarafından yönetilmektedir. Stres altında salgılanan hormonlar birçok hastalığa sebep olmaktadırlar. Tüp bebek tedavisi stresli bir süreçtir. Çiftler sonucu beklerken yoğun strese maruz kalırlar ve bu durum vücut dengesinin bozulmasına yol açabilir. Yumurtlama, döllenme ve embriyo kalitesini etkileyen sebepler arasında stres de bulunmaktadır. Araştırmalar stresin, tüp bebek başarısını ciddi oranda etkilediğini göstermektedir. Bu nedenler stresle baş etmeye çalışmak ve etkilerini en aza indirmeye çalışmak çok önemlidir.

Doktorun ve tedavi merkezinin kalitesi, tüp bebek tedavisi sürecindeki stresi kontrol edebilmesine yardımcı olur. Doktor ve merkez seçimi tedavi sürecinin psikolojik olarak olumlu ya da olumsuz etkileyebilecek bir durumdur. Doktor-hasta ilişkisi ve merkezin şartları önemlidir. Hastanın iyi hissetmediği bir yerde psikolojik olarak mutlu olması mümkün değildir. Tedavinin sonuçları hem maddi hem de manevi olarak kişiyi etkiler.

Tüp bebek tedavisinde tekrarlayan başarısızlıklar yılgınlığa sebep olmamalıdır. Bu şartlarda doktora önemli bir görev düşmektedir. En uygun tedavi programı ve yöntemi seçilmelidir ve antidepresan kullanımı dışında stresle baş etmenin yolları bulunmalıdır.

Antidepresan kullanımı dışında stresle baş etme yolları
Tüp bebek tedavisinde başarı oranları oldukça yüksek olsa da çiftleri stresli bir süreç beklemektedir. İnfertilite ile karşılaşan biri için gebe kalma yolculuğu aşırı duygusal olabilir ve bazen bu durumla baş etmek için tedavi desteği alınması gerekebilir. Bu durumda, kanda serotonin seviyesini arttırıcı ilaçlar endişe ve depresyonu hafifletmek için reçete edilebilir. IVF veya diğer doğurganlık tedavileri sırasında antidepresan kullanımı mutlaka doktor kontrolünde yapılmalıdır. 

Destek almaktan çekinmeyin
İnterfilite durumunda eşlerin birbirine destek olması çok önemlidir; yalnız olmadıklarını hissetmeleri gerekir. Gerekiyorsa profesyonel destek alınmalıdır. Kitaplardan, internetteki yayınlardan faydalanmaya çalışılmalıdır.

Yoga, akupunktur, meditasyon gibi alternatif yöntemler faydalı olabilir. Kafeinli içecek ya da uyarıcı maddelerden uzak durulmalıdır. Fiziksel ve duygusal gerilimi azaltmak için düzenli olarak egzersiz yapılabilir, dengeli beslenebilir ve uyku kalitenizi artırabilirsiniz. 

 

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
LG
MD
SM
XS