Cilt neden sağlıksız ve yorgun görünür?

Cilt neden sağlıksız ve yorgun görünür?

Cilt neden sağlıksız ve yorgun görünür?

Medikal Estetik Uzmanı Dr. Elif Gürbüz cilt gençleştirme ve yenilemede uygulanan tedavi prosedürlerini sizler için anlattı.

Cildimiz, yıllar geçtikçe yaşlanmanın yanı sıra güneş ışınları, hava kirliliği, vitamin ve mineral eksiklikleri, fazla kafein ve sigara tüketimi gibi sebeplerden nemini ve parlaklığını kaybederek kuru ve mat görünür ve dış etmenlere karşı daha da savunmasız hale gelir. Böylece yıpranan cildimizde beliren kırışıklıklar yorgun ve sağlıksız görünmemize yol açar.

Yüzde yaşlanma belirtileri nelerdir?

Cilt kalitesindeki değişiklikler, kollajen üretiminin azalması, bağ dokusunun gevşemesi ve cilt altı yağ dokusunun zaman içinde kaybıyla ciltte yaşlanma belirtileri görülmeye başlar. Bu hacimsel değişiklikler yer çekiminin de etkisiyle yüzün yanak bölgesinden aşağıya doğru sarkmasıyla sonuçlanan bir duruma sebep olur.

Cilt ve yüz gençleştirme prosedürleri nelerdir?

Cilt gençleştirme kimyasal, termal, mekanik ve enjeksiyon uygulamaları gibi çeşitli yöntemlerle gerçekleştirilebilir. Mezoterapi, peeling, botoks, dolgu, PRP, lazer, dermaterapi ve ozon terapi bu tedavi prosedürlerinden bazılarıdır.

Mezoterapi

Mezoterapi; günümüzde en sık tercih edilen cilt gençleştirme ve yenileme yöntemlerden biridir. Yasal olarak 18 yaşını doldurmuş bütün sağlıklı bireylere uygulanabilir.

Mezoterapi; kişinin ihtiyacına, yaşına, sağlık durumuna bakılarak kişiye uygun olan vitamin, mineral, aminoasit, antioksidan, hyalüronik asit ve enzimlerin mikro-enjeksiyon tekniğiyle bazen tek başına bazen de karıştırılarak cildin orta tabakasına verilmesiyle uygulanan bir tedavi yöntemidir.

- Mezoterapi; yaşlı, mat, yorgun ve soluk görünen cildi neme doyurarak canlı, sağlıklı, parlak ve diri görünmesini sağlar ve cildi gençleştirir.
- Cildin gergin kalmasını sağlayan kollajen ve elastin adlı yapıları uyararak kırışıklık görünümünü giderir.
- Lekeler gibi cilt renginde meydana ton eşitsizliğinin düzeltilmesini sağlar.
- Portakal kabuğu görünümlü selülitleri ortadan kaldırır.
- Ciltte bulunan yara ve sivilce izlerinde onarım ve iyileşme sağlar.
- Hızlı kilo alıp vermeye veya doğum yapmaya bağlı oluşan çatlakların tedavisini sağlar.
- Yüz ve vücutta bölgesel olarak depolanan yağları eritir ve zayıflamaya yardımcı olur.
- Yaşın ilerlemesi ile boyun, dekolte bölgesi ve ellerde meydana gelen cilt sarkmalarını önleyerek, cilt altı dokunun elastikiyetini tekrar kazanmasını sağlar.

Dolgu ve botoks

Dolgu uygulamaları, medikal estetik alanında en çok başvurulan yöntemler biridir. İlerleyen yaşla birlikte cilt ve cilt altı yağ dokusunda oluşan erime ve incelmeler, yüzde hacim kaybı ve sarkmalara neden olur. Kaybolan hacmi ve dolgunluğu geri kazandırmak ve kırışıklıkları azaltmak için kullanılan dermal ve derin dolgu uygulamaları cildin daha canlı yüzün daha dinamik bir görünüme kavuşmasını sağlar. Dolgu uygulamaları estetik işlemlerde büyük ilgi görüyor olsa da kapsamlı yüz gençleştirme işlemlerinin sadece bir bileşenidir.

Botoks özellikle yüzdeki kırışıklıkların geçici olarak yok edilmesi için kullanılan bir yöntemdir. Botoks uygulamasının sık fazla tercih edildiği bölgeler; kazayağı, kaş arası, alın ve boyun bölgeleridir. Aynı zamanda kaş kaldırma, gülüş estetiği, diş sıkma, terlemeyi önleme ve migren için de sıklıkla kullanılmaktadır. Botoks uygulamaları daha genç ve zinde bir görünüme sahip olmak isteyen yetişkinler için uygun olsa da her yaş grubuna göre farklı avantajları vardır. 20’li yaşlarda başlanan önleyici botoks tedavisi sayesinde; kırışıklıklar derinleşmeden ve yüzde bir deformasyon oluşmadan önlem alınmış olunmaktadır.

Ozon terapi

Ozon gazı, oksijenin üç atomlu kararsız bir formu olup şeffaf ve renksiz bir gazdır. Ozon Terapi; belli bir miktarda oksijen ve ozon (tıbbi ozon gazı) karışımının vücut boşlukları ya da dolaşım sistemi ile uygulanması yöntemidir. Medikal ozon, özel cihazlar yardımı ile saf medikal oksijenden üretilir.

Ozon terapi, antioksidan sistemi aktive ederek, hücre yenilenmesi ve oksijenlenmesini artırır. Böylece kan yapımını ve dolaşımı düzenler. Antiaging etkisi ile yaşlanmayı geciktirir, dokuların yenilenmesini ve güçlenmesini sağlayarak stres ve yorgunluğa karşı doping etkisi ile enerji verir. Beyaz kan hücrelerinin üretimini artırarak bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlar ve vücudu virüslerden, bakterilerden, mantarlardan ve kanserden korur.

PRP (Platelet Rich Plasm, Trombosit Zengin Plazma)

Genetik ve çevresel etmenler, yaşlanmaya bağlı, strese dayalı, alkol ve sigara kullanımına bağlı faktörler metabolizmayı olumsuz etkiler ve hücre yenilenmesini yavaşlatır. PRP, uygulandığı dokuda üretimin artmasına, yenilenme ve onarım etkisine neden olur. Böylece daha sıkı ve parlak bir cilt, yüzdeki sarkmalarda azalma, kırışıklıklarda düzelme, daha açık cilt lekeleri ve azalmış izler gözlemlenir.

Kişinin kendi vücudundan alınan kan, santrifüj edilerek elde edilen trombosit açısından zengin plazmanın (PRP) kişiye küçük enjeksiyon noktaları halinde uygulanmasıyla vücutta iyileşmeyi sağlayan doğal ve etkili yöntemdir. Deneyimli bir hekim tarafından gerekli hijyen şartlarına uygun olarak uygulanan PRP, hiçbir yan etkiye neden olmaz.

PRP, saç uygulamasında da çok etkili sonuçlara sahiptir. Seyrek ve zayıf saçlara sahip bireylerin, saçlarını eskisi gibi daha sağlıklı ve güçlü hale gelmesine katkı sağlayarak dökülmeyi ve saç kaybını önler, saçları güçlendirir.