14 Yıllık Araştırma Ortaya Koydu: Demans Riskini Yüzde 15 Azaltan Dikkat Çekici Etki... Beyni Koruyormuş! İŞTE O DUYGU
Demans, dünya genelinde milyonlarca insanın hafızasını, kimliğini ve yaşam kalitesini tehdit eden en ciddi sağlık sorunlarından biri olarak öne çıkıyor. Journal of the American Geriatrics Society’de yayımlanan yeni bir araştırma, iyimser insanların bunama geliştirme riskinin daha düşük olabileceğini ortaya koydu. 14 yıl süren çalışmada, iyimserlik düzeyindeki artışın demans riskini yaklaşık yüzde 15 azalttığı belirlendi.
Bunama ya da diğer adıyla demans, yalnızca unutkanlıkla sınırlı olmayan, kişinin bağımsızlığını ve yaşam kalitesini derinden etkileyen sessiz bir hastalık olarak biliniyor. Bilim insanları yıllardır sağlıklı beslenme, egzersiz, uyku düzeni ve kronik hastalık kontrolü gibi koruyucu faktörleri araştırırken, son dönemde dikkat çeken yeni bir başlık daha öne çıktı: iyimserlik.
ABD’de 9 binden fazla kişi üzerinde yapılan 14 yıllık araştırma, hayata daha umutlu bakan bireylerde demans riskinin daha düşük olabileceğini gösterdi.
Dr. Demet Erciyes çarpıcı araştırmanın detaylarını Milliyet'teki köşesinde paylaştı. İşte o yazı...
Dünyanın en büyük sağlık sorunlarından biri haline gelen bunama ya da diğer adıyla demans, yalnızca hafızayı değil, kimliği, bağımsızlığı ve yaşam kalitesini de yavaş yavaş elimizden alan sessiz bir hastalık.
Tıp dünyası yıllardır bu hastalığın nedenlerini ve nasıl önlenebileceğini araştırıyor.
Bugüne kadar sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, kaliteli uyku, tansiyon ve diyabet kontrolü gibi birçok koruyucu faktör üzerinde duruldu. Ancak son yıllarda bilim insanlarının dikkatini çeken yeni bir alan var bu da insanların hayata bakış açısı.
Araştırmanın en dikkat çekici yönlerinden biri kapsamı. Bilim insanları, Amerika Birleşik Devletleri’nin en önemli yaşlanma araştırmalarından biri olan Health and Retirement Study (HRS) verilerini kullandı.
Çalışmaya başlangıçta bunaması bulunmayan 9 bin 71 kişi dahil edildi. Katılımcıların yaş ortalaması yaklaşık 74’tü. Araştırmacılar, bu kişileri iki yılda bir yapılan değerlendirmelerle takip etti ve bazı katılımcılar tam 14 yıl boyunca izlendi. Bu süreçte 3 bin 27 kişide bunama gelişti. İyimserlik ise rastgele sorulmuş tek bir soruyla değil, psikoloji literatüründe uzun yıllardır güvenilirliği kanıtlanmış Life Orientation Test-Revised (LOT-R) adlı ölçekle ölçüldü.
Katılımcılar, geleceğe ilişkin beklentilerini ve yaşam olaylarına bakış açılarını değerlendiren altı ifadeye verdikleri yanıtlarla puanlandı. Böylece her bireyin iyimserlik düzeyi bilimsel olarak hesaplandı.
Araştırmanın en önemli bulgusu şuydu; İyimserlik düzeyindeki her bir standart sapmalık artış, bunama gelişme riskini yaklaşık yüzde 15 azaltıyordu.
Üstelik bu sonuç yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi, depresyon, diyabet, kalp hastalığı, felç öyküsü ve diğer kronik hastalıklar hesaba katıldıktan sonra bile değişmedi.
Bunamanın henüz fark edilmeyen ilk dönemleri insanların umutlarını azaltıyor, dolayısıyla düşük iyimserlik hastalığın nedeni değil, erken belirtisi olabilir düşüncesini bertaraf etmek için de araştırmacılar, takibin ilk iki yılında bunama gelişen kişileri analizlerden çıkardı.
Böylece hastalığın başlangıç döneminin sonuçları etkilemesi büyük ölçüde önlenmiş oldu ve bu kişiler çıkarıldıktan sonra bile sonuç değişmedi. İyimserlikle dolu mutlu günler diliyorum.
