40’lı Yaşlarda Kalp Krizi Alarmı: Horlama ve Uyku Apnesi İlk Belirti Olabilir
Horlama çoğu zaman masum bir durum gibi görülse de, aslında ciddi bir sağlık sorununun habercisi olabilir. Uyku apnesi, beyni ve kalbi oksijensiz bırakarak kalp krizi riskini genç yaşlara kadar düşürüyor. Erken teşhis ve tedavi, hem yaşam kalitesini yükseltiyor hem de ani kalp ölümü riskini azaltıyor.
Son yıllarda kalp krizi geçirme yaşının 40’lı yaşlara kadar düştüğü belirtilirken, uzmanlar bu tehlikenin en önemli nedenlerinden birinin horlama ile kendini gösteren uyku apnesi olduğunu vurguluyor.
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, son yıllarda kalp krizi geçirme yaşının 40’lı yaşlara kadar düştüğüne dikkat çekerek, bu durumun önemli nedenlerinden birinin "horlama" ile kendini gösteren "uyku apnesi" olduğunu belirtti.
Uyku sağlığının insan yaşamında kritik bir rol oynadığını ifade eden Özkaya, bireylerin hayatlarının yaklaşık yüzde 25 ila 35’ini uykuda geçirdiğini hatırlattı.
Uykunun hem fiziksel hem de zihinsel yenilenme açısından vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Özkaya, "Uyku problemleri tedavi edilmediğinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir" dedi.
Uyku apnesinin, kişinin uyku sırasında nefesinin geçici olarak durması anlamına geldiğini belirten Özkaya, bu durumun beyin ve vücutta tekrarlayan oksijen yetersizliğine neden olduğunu söyledi.
Horlamanın toplumda çoğu zaman hafife alındığını ifade eden Özkaya, "Yüksek sesli horlama aslında kişinin nefes almakta zorlandığının bir göstergesidir. Bu durum, beynin yeterli oksijen alamamasıyla ilgilidir" diye konuştu.
Obstrüktif uyku apnesinin ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çeken Özkaya, kandaki oksijen seviyesinin düşmesinin (hipoksemi) kalp ritminde hızlanma ve tansiyon yükselmesine neden olabileceğini belirtti.
Bu değişimlerin kalp krizi riskini artıran önemli faktörler arasında yer aldığını kaydeden Özkaya, "Uyku apnesi damar yapısını bozarak plak oluşumuna ve ani kalp ölümü riskine zemin hazırlayabilir" ifadelerini kullandı.
Belirtilere karşı dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan Özkaya, şu uyarılarda bulundu:
"Eğer eşiniz uykuda horluyor, nefesi zaman zaman duruyor ve ardından gürültüyle nefes alıyorsa; gündüzleri sık sık uyukluyor, kendini yorgun ve halsiz hissediyorsa mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır."
Uzmanlar, erken teşhis ve tedavinin hem yaşam kalitesini artırdığını hem de kalp-damar hastalıkları riskini önemli ölçüde azalttığını belirtiyor.
