60 Yaş Üstünde Bu Belirtileri Hafife Almayın! Nefes Darlığı ve Bacak Şişliği Önemli Bir Uyarı Olabilir
İleri yaşlarda ortaya çıkan aşırı yorgunluk, nefes darlığı, bacaklarda şişme ve hareket kabiliyetinde azalma yalnızca yaşlanmanın doğal sonucu olmayabilir. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, özellikle birden fazla kronik hastalığın aynı kişide görülmesi durumunda belirtilerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
60 yaşından sonra günlük aktiviteler sırasında ortaya çıkan nefes darlığı, alışılmadık derecede yorgunluk ve hareket etmekte zorlanma önemsenmesi gereken belirtiler arasında bulunuyor. Özellikle oturduğu yerden kalkmakta zorlanan, kısa mesafelerde bile nefesi kesilen veya günlük ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük yaşayan kişilerin sağlık kontrolünü ertelememesi gerekiyor.
Ayak ve bacaklarda sürekli şişlik, hızlı yorulma ve nefes darlığı kalp, böbrek veya dolaşım sistemiyle ilişkili farklı sağlık sorunlarında görülebiliyor. Bu belirtiler tek başına belirli bir hastalığın tanısını koydurmuyor. Ancak bir arada ve uzun süre devam etmeleri durumunda tıbbi değerlendirme önem taşıyor. Obezite, tip 2 diyabet, yüksek tansiyon, kronik böbrek hastalığı ve kalp-damar hastalıkları birbirinden tamamen bağımsız sorunlar değil. Güncel tıbbi yaklaşımda kalp, böbrek ve metabolik sağlığın birbiriyle yakından bağlantılı olduğu kabul ediliyor. Bir alandaki bozukluk diğer sistemlerdeki hastalık riskini ve ilerlemeyi etkileyebiliyor.
Prof. Dr. Şevket Özkaya, gündüz otururken sık sık uyuklama, belirgin enerji kaybı ve hareket kabiliyetindeki azalmanın da değerlendirilmesi gereken belirtiler arasında bulunduğunu belirtti. Gündüz aşırı uyku hali uyku apnesi başta olmak üzere birçok farklı nedenle ortaya çıkabileceği için şikâyetin yalnızca yaşa bağlanmaması gerekiyor.
İleri yaşlarda birden fazla kronik hastalık nedeniyle çok sayıda ilaç kullanılması sık görülebiliyor. Ancak kişinin tansiyon, kan şekeri, kilo, böbrek fonksiyonları ve kalp-damar sağlığının ayrı ayrı değil, bütüncül biçimde değerlendirilmesi tedavi planının doğru oluşturulmasına yardımcı olabiliyor. CKM yaklaşımı da kalp, böbrek ve metabolik risklerin birlikte takip edilmesini esas alıyor.
Kilo artışı, yüksek tansiyon, kan şekeri yüksekliği ve böbrek fonksiyonlarındaki bozulma erken dönemde fark edildiğinde risklerin azaltılması için daha fazla seçenek bulunabiliyor. Prof. Dr. Şevket Özkaya, özellikle ileri yaştaki kişilerin düzenli sağlık kontrollerini aksatmamasını ve aile hekimleri tarafından yakından takip edilmesini öneriyor. Yaş ilerledikçe enerji ve hareket kapasitesinde bazı değişiklikler görülmesi mümkün olsa da yeni başlayan veya giderek kötüleşen nefes darlığı, bacaklarda şişme, aşırı yorgunluk ve günlük aktiviteleri yapamama gibi belirtiler yalnızca yaşlanmaya bağlanmamalı. Özellikle belirtilerin birlikte görülmesi halinde kalp, akciğer, böbrek ve metabolik sağlık açısından kapsamlı bir değerlendirme yapılması önem taşıyor.