Alzheimer Teşhisinde Yeni Nesil Kan Testi! Hafıza Hırsızını Unutkanlık Başlamadan 20 Yıl Önce Yakalamak Artık Mümkün
Bilim insanları, Alzheimer riskini kandaki proteinlerin miktarına değil, ‘şekline’ bakarak saptayabilen devrimsel bir kan testi geliştirdi. Üç kritik proteinin katlanma biçimindeki değişimlere odaklanan bu yöntem, erken teşhiste %90’ın üzerinde doğruluk sağladı. Eğer geniş kitlelerde doğrulanırsa, Alzheimer ile mücadelede oyunun kuralları tamamen değişebilir. Prof. Dr. Osman Müftüoğlu yazdı...
Yaşlanma yolculuğunda hepimizin içten içe en çok çekindiği o sinsi hafıza hırsızı, yani Alzaymır (Alzheimer) konusunda bilim dünyasından kalplerimizi umutla dolduran muazzam bir haber var.
Biliyorsunuz, bu hastalığı daha unutkanlık belirtileri ortaya çıkmadan çok önce yakalayabilmek modern tıbbın en büyük hayaliydi.
İşte şimdi bilim insanları, Alzaymır riskini kandaki proteinlerin miktarına değil, "şekline" bakarak saptayabilen yepyeni ve son derece zekice bir kan testi geliştirdiklerini açıkladılar.
Bugüne kadar geliştirilen Alzaymır kan testlerinin çoğu, kandaki amiloid veya tau proteinlerinin "ne kadar" olduğuna, yani miktarına odaklanıyordu. Bu yeni yaklaşım ise bambaşka bir soru soruyor:
"Bu proteinler nasıl katlanmış?". Çünkü Alzaymır gelişirken, vücudun proteinleri doğru şekilde katlama sistemi, yani biyolojideki o kusursuz "protein katlanması düzeni" bozulmaya başlar.
Bu yapı bozulduğunda ise protein adeta yanlış katlanmış hatalı bir "origami" gibi şekil değiştirir.
İşte Alzaymır sürecinde beyinde bu hatalı katlanmalar artıyor ve işin güzel tarafı, araştırmacılar bu değişimi artık koldan alınan basit bir kan örneğinde tespit etmeyi başardılar.
Yapılan çalışmada özellikle üç protein dikkat çekti: C1QA, Clusterin ve Apolipoprotein B. Bu proteinlerin yapısındaki değişimlere bakılarak kişinin sağlıklı mı, hafif bilişsel bozukluk evresinde mi, yoksa Alzaymır hastası mı olduğu oldukça yüksek bir doğrulukla ayırt edilebildi.
Yaklaşık 500'den fazla kişi üzerinde yapılan araştırmanın sonuçları gerçekten çok etkileyiciydi.
Sadece bu hatalı katlanmalara bakarak sağlıklı bir birey ile hafif bilişsel bozukluğu olan birini ayırt etme doğruluğu %90'ın üzerinde bulundu.
Daha da önemlisi bu kan testinin sonuçlarının; klinik hafıza testleri, beyin MR bulguları ve beyin küçülmesi verileriyle son derece güçlü bir şekilde örtüştüğü görüldü. Bütün bunlar bize çok kritik bir gerçeği yeniden hatırlatıyor:
Alzaymır çoğu zaman ilk belirtiler (unutkanlık) ortaya çıkmadan 10-20 yıl önce beyinde sessizce gelişmeye başlıyor. İşte bu nedenle modern nörolojinin en büyük hedefi, hastalığı belirti vermeden yıllar önce yakalayabilmektir. Eğer bu yeni nesil testler geniş kitlelerde de doğrulanırsa;
Alzaymır riski yıllar öncesinden saptanabilecek, Koruyucu tedavilere çok daha erken, beyin hasar görmeden başlanabilecek, Geliştirilen yeni ilaçların etkisi çok daha kolay ve hızlı ölçülebilecek.
SÖZÜN ÖZÜ: Kısacası Alzaymır ile mücadelede oyunun kuralları tamamen değişmek üzere. Elbette bu test henüz rutin kullanıma girmiş değil; farklı toplumlarda ve daha geniş hasta gruplarında doğrulanması gerekiyor. (Sabah)