“Basit Grip” Sanmayın: Uzmanlardan Kritik Uyarı… Akciğerde Kalıcı Hasar Bırakabiliyor
Uzmanlar, sık geçirilen viral enfeksiyonların sanıldığından çok daha ciddi sonuçlara yol açabileceği konusunda uyarıyor. Özellikle grip, influenza ve RSV gibi virüslerin akciğer kapasitesini düşürdüğü, bazı vakalarda ise geri dönüşü olmayan akciğer hasarına neden olabildiği belirtiliyor. Bu nedenle grip aşısı, yalnızca mevsimsel bir önlem değil, uzun vadeli akciğer sağlığı için de hayati önem taşıyor.
Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper Şener, influenza ve RSV gibi virüslerin yalnızca üst solunum yollarını değil, alt solunum yollarını da etkilediğini vurguladı. Şener, bu virüslerin akciğerlerdeki alveollerin (hava kesecikleri) içine sıvı dolmasına yol açtığını, bunun da öksürük ve balgamla kendini gösterdiğini ifade etti. Bazı virüslerin ise daha derine inerek akciğer dokusunda sıvı birikimine neden olduğunu belirten Şener, “Bu durum ciddi solunum sıkıntılarına yol açabiliyor. Özellikle Kovid döneminde bunu çok net gördük. Günümüzde de benzer tablolarla daha sık karşılaşıyoruz” dedi.
Prof. Dr. Şener, akciğer sağlığıyla ilgili çarpıcı bir gerçeğe dikkat çekti:“25 yaşından sonra akciğer kapasitemiz her yıl ortalama yüzde 1 azalıyor. Sigara içenlerde ve fiziksel olarak aktif olmayan kişilerde bu kayıp çok daha hızlı ilerliyor.”
Tekrarlayan viral enfeksiyonların akciğerdeki hava keseciklerinin sönmesine neden olduğunu belirten Şener, bu sürecin fibrozis adı verilen sertleşmeye yol açtığını ve bu hasarın geri dönüşünün olmadığını söyledi. “KOAH hastalarında tablo çok daha ağır seyrediyor. İlerleyen yıllarda solunum cihazına bağımlı hale gelme riski ciddi şekilde artıyor” diye konuştu. Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oğuz Kılınç ise grip sonrası uzayan öksürük şikâyetlerine dikkat çekti. Kılınç, “Uzamış öksürük, virüsün bronşları etkilemesiyle ortaya çıkıyor. Sigara kullanımı, kronik bronş hastalıkları veya başka kronik rahatsızlıklar varsa bu durum daha ağır seyrediyor” dedi.
Tedavi edilmeyen öksürüğün aylarca sürebileceğini belirten Kılınç, bu durumun uyku düzenini bozduğunu ve yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürdüğünü ifade etti. Her iki uzman da viral enfeksiyonlardan korunmada aşılanmanın en etkili yöntem olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Kılınç, “Grip aşısı için tam zamanı. Özellikle 65 yaş üstü bireylerin, kronik hastalığı olmasa bile aşı yaptırması gerekiyor. Ayrıca 18 yaş üstü kronik hastalığı bulunan herkes grip aşısı olmalı” dedi.
Prof. Dr. Alper Şener ise grip belirtileri yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurarak uygun tedaviyi alması gerektiğini hatırlattı. Grip, masum bir kış hastalığı olarak görülmemeli. Ertelenen tedaviler ve tekrarlayan enfeksiyonlar, akciğerde kalıcı izler bırakabiliyor. Uzmanlara göre erken önlem, düzenli takip ve aşılanma; hem solunum sağlığını hem de yaşam kalitesini korumanın anahtarı.




