Beyindeki "Sessiz Tehlike" Kanda Ortaya Çıkabilir! Bilim İnsanlarını Heyecanlandıran Gelişme: Alzheimer İçin Erken Uyarı Testi...
Yeni araştırma, Alzheimer riskinin belirtiler başlamadan yıllar önce basit bir kan testiyle anlaşılabileceğini gösterdi. Bilim insanları, kandaki amiloid ve tau proteinlerinin orta yaşlı kişilerde hafıza ve düşünme becerilerindeki hafif gerilemelerle bağlantılı olduğunu belirledi. Uzmanlar, testin umut verici olduğunu ancak tek başına kesin tanı aracı olarak görülmemesi gerektiğini vurguluyor.
Haberin Devamı
/
Bilim insanları, Alzheimer hastalığının izlerini çok daha erken yaşlarda ortaya çıkarabilecek yeni bir kan testi üzerinde önemli sonuçlara ulaştı.
/
Yeni araştırmaya göre basit bir kan testi, henüz hiçbir belirti görülmeden yıllar önce Alzheimer riski yüksek olan kişilerin belirlenmesine yardımcı olabilir.
Haberin Devamı
/
ABD’deki Kaliforniya Üniversitesi San Francisco’dan (UCSF) araştırmacılar, kanda bulunan Alzheimer bağlantılı bazı proteinlerin, demans belirtisi göstermeyen orta yaşlı yetişkinlerdeki hafif hafıza ve düşünme gerilemeleriyle ilişkili olduğunu tespit etti.Alzheimer, beyni etkileyen hastalıklar ve yaralanmalar sonucu ortaya çıkan demans türleri arasında en yaygın olanı. Bugün belirtileri hafifletmeye yönelik bazı ilaçlar bulunsa da demans için kesin bir tedavi henüz bulunmuyor.
/
Araştırma ekibi, Alzheimer’la ilişkili kan belirteçlerinin bu yaş grubundaki hafif bilişsel farklılıklarla bağlantılı olduğunun ilk kez gösterildiğini belirtiyor.Çalışmanın kıdemli yazarı ve UCSF Psikiyatri ve Davranış Bilimleri Bölümü Başkan Yardımcısı Kristine Yaffe, bu testlerin bazı kişiler için önemli bir fırsat sunabileceğini söyledi. Yaffe’ye göre, Alzheimer riskine işaret eden biyobelirteçlerin erken fark edilmesi, hastalığın başlangıcını geciktirebilecek önlemler için zaman kazandırabilir.Araştırma kapsamında 53 ile 69 yaşları arasındaki bin 350 yetişkinden alınan kan örnekleri incelendi. Bilim insanları, Alzheimer’ın temel göstergeleri arasında kabul edilen amiloid ve tau proteinlerine odaklandı.
Haberin Devamı
Haberin Devamı
/
Katılımcıların yüzde 6’sında bu iki proteinin de yüksek seviyelerde olduğu görüldü. Bu kişilerde demans tanısı bulunmuyordu. Ancak değişen bilgilere hızlı tepki verme, örneğin trafik ışıkları ya da konuşmalar gibi uyaranlara yanıt verme konusunda daha yavaş oldukları belirlendi. Ayrıca plan yapma, işleri organize etme ve mali konuları yönetme gibi dikkat ve süreklilik isteyen görevlerde daha fazla zorlandıkları gözlendi.Araştırmacılar katılımcıları 5 yıl sonra yeniden değerlendirdi. Alzheimer ile bağlantılı protein seviyeleri yüksek olan kişilerde sözel hafıza ve bilgi işleme hızında daha hızlı düşüş yaşanma ihtimalinin daha fazla olduğu görüldü.
/
Bilim insanlarına göre kan testleri, Alzheimer ve demans şüphesi olan hastalarda daha hızlı ve daha düşük maliyetli tanı sürecinin önünü açabilir.Bugün demans tanısında kullanılan MR taramaları hem pahalı hem de her merkezde kolayca erişilebilir değil. Hasta grupları ise net tanı almanın çoğu zaman zor olduğunu, tanının genellikle belirtiler ilerledikten sonra konulduğunu belirtiyor. Bu da beyindeki hasarın büyük ölçüde başlamış olabileceği anlamına geliyor.Yeni bulgular, kan testlerinin doktorlara Alzheimer riskini mevcut yöntemlere göre daha erken ve daha pratik şekilde belirleme imkanı sunabileceğine dair umutları artırdı.Ancak uzmanlar, bu testlerin şimdilik genel tarama amacıyla kullanılmaya hazır olmadığını vurguluyor.
Haberin Devamı
Haberin Devamı
/
Edinburgh Üniversitesi Nörodejenerasyon Profesörü ve İngiltere Demans Araştırma Enstitüsü Bölüm Başkanı Tara Spires-Jones, bu tür testlerin yanlış anlaşılma riski taşıdığına dikkat çekti. Spires-Jones, “Bir kişinin beyninde bu proteinlerin bulunması, doğrudan Alzheimer hastası olduğu anlamına gelmez” değerlendirmesinde bulundu.Uzman isme göre bu testler, beyinde neler yaşandığına dair önemli bir işaret verebilir. Ancak tek başına kesin tanı koymak için yeterli değil.Nitekim bu testler şu anda ABD’de yalnızca bilişsel belirtiler göstermeye başlamış kişiler için onaylanmış durumda. Ayrıca test, sadece Alzheimer hastalığını belirlemeye yönelik tasarlandığı için diğer demans türleri hakkında bilgi vermiyor.Araştırmacılar, demans riskini artıran bazı faktörlerin değiştirilebilir olması nedeniyle erken tespitin büyük önem taşıdığını belirtiyor. Fiziksel hareketsizlik, sigara ve tütün ürünleri kullanımı, depresyon, kronik stres, kalp ve damar sağlığının kötü olması ve zihinsel aktivitenin düşük olması bu risk faktörleri arasında yer alıyor.Kristine Yaffe’ye göre, değiştirilebilir risk faktörlerine müdahale edilmesiyle demans vakalarının yüzde 40’a kadarının geciktirilmesi ya da önlenmesi mümkün olabilir.Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünya genelinde 55 milyondan fazla kişi demans ile yaşıyor. Her yıl yaklaşık 10 milyon kişiye ise yeni demans tanısı konuluyor.
