Beyni Genç Tutan Takviye Şaşırttı: Demans Riskini Yüzde 39 Azalttığı Ortaya Çıktı! İşte Beyni Genç Tutmanın En Keyifli Yolu
Beyni genç tutmak için takviye arayanlara bilim dünyasından şaşırtıcı bir öneri geldi. 10 bin 800’den fazla kişinin verilerinin incelendiği araştırmada, düzenli müzik dinleyenlerde demans riskinin yüzde 39’a kadar daha düşük olduğu belirlendi. Uzmanlara göre sevilen şarkıları dinlemek ve enstrüman çalmak, beynin farklı bölgelerini aynı anda çalıştırarak bilişsel sağlığı destekleyebilir.
“Beynimi genç tutmak için hangi takviyeyi kullanmalıyım?” sorusunun cevabı bir vitamin kutusunda değil, sevdiğiniz şarkıların içinde olabilir.
Monash Üniversitesi araştırmacılarının 10 bin 800’den fazla yaşlı birey üzerinde yaptığı çalışma, düzenli müzik dinlemenin demans riskini yüzde 39’a kadar azaltabileceğini ortaya koydu.
Enstrüman çalan kişilerde de riskin yüzde 35 daha düşük bulunması, müziğin beyin sağlığı üzerindeki etkisini yeniden gündeme taşıdı.
Prof. Dr. Osman Müftüoğlu Sabah'taki köşesinde "Müzik sadece ruhun değil, belleğin de gıdasıymış!" dedi ve çarpıcı araştırmanın detaylarını payşaştı. İşte o yazı...
"Osman Hocam, beynimi genç tutmak için hangi takviyeyi kullanayım?"
Belki de cevabım sizi şaşırtacak: Önce kulaklığınızı takın!
Çünkü bilim dünyasından gelen yeni veriler, müziğin sadece ruhumuzu dinlendirmediğini, beynimizi de yaşlanmaya karşı koruyabileceğini gösteriyor. Üstelik bunun için pahalı ilaçlara ya da karmaşık tedavilere değil, sevdiğiniz şarkılara zaman ayırmanız bile fark yaratabilir.
Monash Üniversitesi araştırmacılarının 10.800'den fazla yaşlı bireyin verilerini değerlendirdiği geniş kapsamlı çalışma, düzenli müzikle iç içe olan kişilerin bilişsel sağlıklarını daha uzun süre koruyabildiğini ortaya koydu.
Müzik dinlediğimizde yalnızca kulaklarımız çalışmaz.
Hafıza merkezleri devreye girer.
Duygularımız harekete geçer.
Dikkat sistemimiz canlanır.
Ritim duygusu motor bölgeleri çalıştırır.
Eski anılar yeniden canlanır.
Beynin farklı bölgeleri aynı orkestranın üyeleri gibi kusursuz bir uyum içinde çalışmaya başlar.
İşte bu yoğun zihinsel aktivite, sinir hücreleri arasındaki bağlantıları güçlendirerek bilişsel rezervi artırabilir.
Bir piyano tuşuna dokunurken ya da bağlama çalarken aslında beyniniz olağanüstü bir egzersiz yapar.
Notaları okur…
Parmak hareketlerini planlar…
Ritmi takip eder…
Sesi değerlendirir…
Belleği kullanır…
Bütün bunlar saniyeler içinde gerçekleşir. Bu nedenle birçok nörobilimci, enstrüman çalmayı beynin yapabileceği en kapsamlı zihinsel egzersizlerden biri olarak değerlendiriyor.
Klasik müzik şart mı?
Hayır.
Araştırmalar, asıl önemli olanın müziğin türü değil, onunla düzenli bağ kurmak olduğunu gösteriyor.
Türk sanat müziği…
Türk halk müziği…
Tasavvuf müziği…
Caz… Rock… Pop…
Sizi mutlu eden, duygulandıran, eşlik etmek istediğiniz her müzik beyniniz için değerli olabilir.
MÜZİK, SADECE EĞLENCE DEĞİL TEDAVİYE DESTEK
Elbette müzik tek başına Alzheimer'ı önleyen mucize bir tedavi değildir. Ancak fiziksel aktivite, sağlıklı beslenme, kaliteli uyku, sosyal yaşam ve zihinsel egzersizlerle birlikte düşünüldüğünde beyni koruyan en keyifli alışkanlıklardan biri olabilir. Hem maliyeti düşük… Hem yan etkisi yok… Hem de insanın ruhuna iyi geliyor. Böyle bir "tedaviyi" kim istemez?
OSMAN HOCA DER Kİ…
Her gün yürüyüş yapın… Her gün yeni bir şey öğrenin… Her gün biriyle sohbet edin… Ve her gün sevdiğiniz birkaç şarkıyı mutlaka dinleyin. Çünkü bazen bir melodi, yalnızca hatıraları değil, gelecekteki anılarınızı da koruyabilir. Kaynak: Monash University, Emma Jaffa, Prof. Joanne Ryan ve çalışma arkadaşları. 10.800'den fazla yaşlı bireyi kapsayan kohort çalışması, 2026.