Bulutlu Havaya Aldanmayın! UV Işınları Cildi Etkilemeye Devam Ediyor
Güneş koruyucu yalnızca plajda veya kavurucu yaz günlerinde kullanılan bir ürün değil. Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. İmge Durmaz, ultraviyole ışınlarının bulutlu havalarda da cilde ulaşabildiğini belirterek güneşten korunmanın yıl boyunca ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çekti.
Bulutlar güneş ışınlarının bir bölümünü engellese de ultraviyole ışınlarının tamamını durdurmuyor. Bu nedenle özellikle açık havada uzun süre geçirilecek günlerde hava kapalı olsa bile güneşten korunmak önem taşıyor. UV ışınlarına uzun süreli ve tekrarlayan maruziyet; güneş yanığı, ciltte erken yaşlanma belirtileri ve cilt kanseri riskinin artmasıyla ilişkilendiriliyor. Güneş koruyucu seçerken yalnızca SPF değerine bakmak yeterli değil. Uzm. Dr. Durmaz, hem UVA hem de UVB ışınlarına karşı koruma sağlayan “geniş spektrumlu” ürünlerin tercih edilmesini öneriyor. Günlük kullanımda SPF 30 veya 50 seviyesindeki ürünler öne çıkarken, ambalaj üzerindeki UVA korumasını gösteren işaretlerin de kontrol edilmesi gerekiyor.
Her güneş koruyucu her cilt tipi için aynı derecede uygun olmayabiliyor. Yağlı ve akneye eğilimli ciltlerde daha hafif, su bazlı veya jel formdaki ürünler tercih edilebilirken; hassas ciltlerde parfüm ve tahriş edici içerikleri daha az olan seçenekler öne çıkabiliyor. Cilt lekesi bulunan kişilerde ise görünür ışığa karşı ek koruma sağlayabilen demir oksit içeren renkli güneş koruyucular bazı durumlarda faydalı olabiliyor. Koruyucunun yeterli miktarda uygulanması da en az ürün seçimi kadar önemli. Uzm. Dr. Durmaz, yüz bölgesi için “iki parmak kuralı” olarak bilinen miktarın kullanılabileceğini, açık havada güneşe maruziyet devam ediyorsa ürünün yaklaşık iki saatte bir yenilenmesini öneriyor. Yüzme, yoğun terleme veya havluyla kurulanma sonrasında ise koruyucunun daha erken tekrar uygulanması gerekebiliyor.
Güneşe açık kalan boyun, ense, kulaklar, el sırtları ve dudak çevresi gibi bölgeler de çoğu zaman unutuluyor. Saçları seyrelmiş kişilerde saçlı derinin açıkta kalan bölümlerinin de güneşten korunması önem taşıyor. Güneş kremi ise tek başına yüzde 100 koruma sağlamıyor. Şapka, güneş gözlüğü, koruyucu kıyafetler ve doğrudan güneş altında geçirilen sürenin azaltılması da korunmanın önemli parçaları arasında bulunuyor. Uzm. Dr. Durmaz, 6 aydan küçük bebeklerin mümkün olduğunca doğrudan güneşe çıkarılmamasını ve öncelikle gölge, şapka ve uygun kıyafetlerle korunmasını öneriyor. Daha büyük bebek ve çocuklarda ise yaşa ve cilt yapısına uygun güneş koruyucu tercih edilmesi gerekiyor.
Güneş koruyucuların da kullanım ömrü bulunuyor. Ambalajdaki son kullanma tarihinin yanı sıra ürün açıldıktan sonra kaç ay içerisinde tüketilmesi gerektiğini gösteren “6M”, “9M” veya “12M” gibi işaretlerin de dikkate alınması gerekiyor. Koruyucunun yapısı, kokusu veya kıvamı belirgin şekilde değişmişse ürünün yenilenmesi daha güvenli bir seçenek olabilir. Uzm. Dr. İmge Durmaz, güneş koruyucuların güvenilir satış kanallarından alınmasının ve doğru miktarda, düzenli şekilde kullanılmasının cilt sağlığını korumada önemli rol oynadığını vurguladı.