EZBER BOZAN 10 GERÇEK: Doğru Sanıyorduk Ama Öyle Değilmiş! Aç Karnına Kahve İçilir mi? Patates Kilo Aldırır mı? İşte Merak Edilen Yanıtlar...
Beslenme ve zayıflama konusunda doğru sanılan birçok bilgi, bilimsel verilerle yeniden tartışılıyor. Süt, kahve, patates, havuç ve elma sirkesi gibi sık tüketilen besinler hakkında yaygın inanışlar gerçeği yansıtmayabiliyor. Uzmanlara göre sağlıklı kilo verme sürecinde kulaktan dolma bilgiler yerine bilimsel yaklaşımlara dikkat etmek gerekiyor.
Zayıflamak isteyenlerin en sık karşılaştığı sorunların başında bilgi kirliliği geliyor. Sosyal medyada hızla yayılan diyet önerileri, bazı besinlerin gereksiz yere “yasaklı” ilan edilmesine neden olabiliyor.
Oysa bilimsel araştırmalar, beslenme konusunda doğru bilinen birçok yanlışın yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
Beslenme ve zayıflama konusunda kulaktan kulağa yayılan birçok bilgi, zamanla “doğru” kabul ediliyor. Ancak bilimsel veriler, bazı ezberlerin sanıldığı kadar net olmadığını gösteriyor.
Yağlardan süte, patatesten kahveye, elma sirkesinden zayıflama iğnelerine kadar pek çok konuda yanlış bilinen detaylar sağlıklı beslenme sürecini doğrudan etkileyebiliyor.
Özellikle kilo vermek isteyenlerin, sosyal medyada sıkça karşılaştığı beslenme tavsiyelerini sorgulaması büyük önem taşıyor.
Çünkü her besin herkes için aynı etkiyi göstermediği gibi, her popüler yöntem de sağlıklı sonuç vermeyebiliyor.
İşte beslenme ve zayıflama hakkında yaygın şekilde yanlış bilinen, ancak bilimsel açıdan yeniden değerlendirilmesi gereken 10 önemli gerçek… Uzman Diyetisyen Selahattin Dönmez Sabah'taki köşesinde yazdı...
Yaygın olarak yanlış bilinen ancak doğrusuna da bir türlü inanılmayan ama bilimin doğrultusunda kesin olarak doğruluğu kanıtlanmış beslenme ve zayıflamaya yönelik sizlerin de bilimsel gerçekleri bilmeniz oldukça önemli.
10 maddelik yanlış aksettirilen doğru bilgileri sizler için hazırladım.
1 Doymuş yağların kalp hastalığına neden olduğu fikri yaygındır. Ancak bilimsel çalışmalar doymuş yağların kalp hastalıklarında aksine koruyucu etkilerinin olduğunu ortaya koydu. Süt ürünlerindeki özellikle yağlı süt ve tereyağındaki doymuş yağların kardiyoprotektif etkileri gün yüzüne çıktı. Asıl suçlu rafine ve endüstriyel şeker, rafinasyona uğramış tohum yağları olduğunu unutmayın derim.
2 Tip 2 diyabet genetik alt yapı olmadan beslenmeden direkt etkilenen bir hastalık değildir. Bugün tip 2 diyabet riskini doğrulayan 17'den fazla genetik varyant tanımlandı. Her obez bireyde diyabet gelişmez. Şeker tek başına diyabet sebebi değildir. 3 Aç karnına elma sirkesi içmenin faydalı olduğu kanısı bilenen en yanlış gerçektir. Tüm araştırmalar elma sirkesinden (üzüm sirkesi de olur) öğünden sonra veya öğünle beraber 1-2 yemek kaşığı sirkeyi suya karıştırıp içmenin mide boşalımını yavaşlatarak kan şekerini ani yükselmesini önlediğini gösteriyor.
4 Havuç kan şekerini fırlatır ve zayıflamak için salatalara dahi konmamalıdır fikri tamamen yanlıştır. Havuç glisemik indeksi düşük besleyici değeri yüksek kalorisi gayet az olan mis gibi bir beta karoten zengini lezzetli bir sebzedir. Çorbalara, yemekleri pişirirken içine ve salatalara havuç eklemenin hiçbir sağlık zararı yoktur.
5 GLP 1 hormon enjeksiyonu ile zayıflamaya çalışan herkese 6-12 ay içinde beslenme yetersizlikleri gelişir. Kemik mineral yoğunluğu azalır çok ciddi bir risk. Safra kesesinde çamurlaşma oluşumu riski artar. Safra kesesi taşı gelişebilir. Kas kaybı mutlaka oluşur. İğne ile zayıflamaya başlanırsa diyetisyen olmadan zayıflamayı sürdürmek kilo kaybında sağlıksız sonuçların gün yüzüne çıkmasını sağlar. Beslenme düzenlenmeden iğne ile zayıflamanın her zaman faydası olmaz!
6 Zayıflama iğnelerine hiç yanıt vermeyen obez bireyler vardır. Herkesi zayıflatmaz. Ve zayıflama iğneleri ile herkeste aynı metabolik yanıt gelişmez. Zayıflama iğnelerinin yan etkileri göz ardı edilemez. Kalıcı kilo kaybı sağlamaz. Eğer beslenme değiştirilemez ve egzersiz yaşama eklenmezse geri kilo alımı da maalesef kaçınılmaz. Bu sebeple doğal yollardan iyi beslenerek zayıflamak hem metabolik sağlığı iyileştirir hem de yeme iradesini geliştirir.
7 Patates çok zararlı besindir nişastalıdır yenmemelidir bilgisi yanlıştır. Nişastalı sebzeleri haftada 3 kereyi geçmeyecek şekilde güvenle yiyebilirsiniz. Patatesi sıcak püre olarak yemek glisemik yanıtını azaltır. Fırında pişirilen patates sağlıklıdır. Muzdan daha yüksek potasyuma sahip patates iyi bir diyet lifi kaynağıdır.
8 Süt inflamasyonu arttırır fikri neredeyse kanıksanmış oldukça yanlış bir bilgidir. Süt proteinleri ve yağ asitleri inflamasyonu bırakın arttırmayı tam tersi antiinflamatuvar yanıtı sağlayan doğanın bize sunduğu mükemmel hayvansal bir gıdadır. Süt içebilen herkes manda, inek, keçi fark etmeksizin günde 1 maksimum 2 su bardağı güvenle içilebilir. Laktozlu veya laktozsuz olması da fark etmez.
9 Yürüyüş kas kaybettirir düşüncesi kadar enteresan bakış açısı bilim dünyasında yer almaz. Zayıflamaya başladığınızda yürüyüşe mutlaka başlamalısınız. Kardiyo yağ kaybını destekler. Kardiyo yaparken haftada 3 kere sıklıkta direnç egzersizleri yapmakta yağ kaybını olumlu etkiler. Yürüyüşün en iyi yağ yakımını sağladığı zaman aralığı metabolizmayı hızlandıran saati ikindi sonrası olan her vakittir. Ancak yürüyüş günün her vakti yağ yaktırır, düzenli olması ve uzun sürmesi kaydıyla.10 Kahve aç karnına içilmez mide asitlerini yok eder, kortizolü yükseltir. Hayır aç karnına kahve mide asitlerini değiştirse de yok etmez. Mide asitleri yiyecek alımı ile yeniden regüle olur. Sabah yüksek olan kortizol 1 fincan kahve ile artmaz. Aynı zamanda kahve günün her anı içilebilir ancak toplam miktar en fazla 3-4 fincan olmalı.