Gençlerde mutsuzluk ve yalnızlık ekranlara yönlendiriyor
Prof. Dr. Rengim Sine Nazlı, gençlerde ekran bağımlılığına ilişkin, "Mutsuzluk ve yalnızlık, normal hayatta ait olamama, normal hayattaki beklentilerini karşılayamama onları daha çok bu ekranlara yönlendiriyor" dedi.
Prof. Dr. Nazlı, sanal medyanın gerçeklik algısını kaybettirdiğini belirterek, "Burada temelde sanal platformların ve sanal medyanın en büyük dezavantajlarından biri, keza ekranların da aynı şekilde, mevcut birtakım olayları gerçeklik algısını kaybettiriyor. Orada üretilen şiddet, bunu çok tüketen bireylerde özellikle daha ergen yaşındaki, daha küçük çocuklarda ve gençlerde durumun ciddiyetini, şiddeti gerçeklikten uzaklaştırabiliyor. İşte böyle bir durumda da tamamen buhranda, çeşitli problemleri olan çocukları gerekirse öğretmenlerinin, ailelerinin çok iyi tespit etmesi gerekiyor ve işte burada da kontrolü, ekran kullanımını, kontrolünü kaybetmemek gerekiyor" açıklamasında bulundu.
'DİJİTAL MEDYA OKURYAZARLIĞININ MUTLAKA ETKİLİ BİR ŞEKİLDE VERİLMESİ GEREKİYOR'
Prof. Dr. Nazlı, topluma medya okur-yazarlığı eğitimi verilmesini gerektiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı: "Bununla ilgili çok yönlü çalışmalar yapılması gerekiyor. Yine az önce belirttiğim gibi; medya okuryazarlığı, dijital medya okuryazarlığı 7'den 70'e toplumumuzun her bir kesimine mutlaka etkili bir şekilde verilmesi gerekiyor. Çünkü tamamen buradaki içeriklerden bağımsız, bağımlılığın sebeplerinin arka planda mutsuzluk, özellikle gençlerde akran zorbalığı, siber zorbalık dediğimiz farklı yalnızlık, kaçış gibi birtakım sarılabilecekleri bir araç haline geldiğinde işte burada kontrolü kaybetmeden gençlerimizi, çocuklarımızı yeniden kazanabilmemiz lazım. Bunun için dopamin salgılayabilecek farklı etkinlikler mesela spor, çeşitli hobiler, sanat bunlara yönlendirilerek gençler mutlaka yeniden kazanılabilir."
