İftarı su ile açın, sahuru atlamayın!
Ramazan ayında en sık yapılan beslenme hatalarına dikkat çeken Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Müge Arslan, uzun süreli açlık sonrası mideye ani yüklenmenin sindirim sorunlarına yol açabileceğini, iftarın su ve hafif besinlerle açılması gerektiğini vurguladı.
İftar ile sahur arasında su tüketimine dikkat Sıvı tüketiminin önemine de değinen Prof. Dr. Arslan, iftardan sahura kadar geçen sürede yeterli su alınması gerektiğini söyledi ve “Uzun süreli susuzluk nedeniyle dehidratasyon gelişir. Bireysel farklılıklar olmakla birlikte en az 2 litre su tüketilmesini öneriyoruz.” dedi.
İftarda şekerli ve şerbetli içecekler yerine su ve ayranın tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Arslan, bu tür içeceklerin kan şekeri dengelendikten sonra ve sınırlı miktarda tüketilmesinin daha uygun olacağını vurguladı.
Çay ve kahvenin ölçülü tüketilebileceğini ancak aşırı tüketimin kalp atım hızını artırabileceğini ifade eden Prof. Dr. Arslan, özellikle tansiyon ve kalp-damar hastalığı olanların dikkatli olması gerektiğini kaydetti. Kilo artışı, Ramazan’dan ziyade besin tercihleri ve yaşam tarzıyla ilişkili Ramazan ayının tek başına kilo aldırdığı yönündeki inanışın doğru olmadığını söyleyen Prof. Dr. Arslan, “Kilo artışı, Ramazan’dan ziyade besin tercihleri ve yaşam tarzıyla ilişkilidir. Ramazan’da birçok kişi normal beslenme düzeninden farklı bir modele geçiyor.
Uzun süreli açlığın ardından sofraya oturulduğunda, özellikle pide, ekmek, pilav ve makarna gibi karbonhidrat ağırlıklı besinler hızlı ve büyük porsiyonlarla tüketilebiliyor. Ancak boş mideye bir anda yüksek miktarda yemek yüklenmesi sindirim sistemine zaman tanımıyor ve mide rahatsızlıklarına yol açabiliyor. Ayrıca uzun süre düşük seyreden kan şekeri, hızlı ve yoğun karbonhidrat alımıyla aniden yükseliyor; ardından tekrar düştüğünde ise halsizlik, titreme ve yemekten sonra bitkinlik hissi ortaya çıkabiliyor.
Sahura kalkmamak ya da sahurda ağır ve yüksek kalorili besinler tüketmek süreci olumsuz etkiler. Sahurda baklava, pilav, makarna ya da iftar kadar ağır bir öğün tüketmek elbette kilo alımına neden olur.” şeklinde konuştu.
Ramazan’da kilo almak bir yana, kilo vermek bile mümkün olabilir
Sağlıklı bir Ramazan için iftarın kademeli yapılmasını öneren Prof. Dr. Müge Arslan, “Önce ölçülü iftariyelikler (peynir, zeytin, az miktarda pastırma gibi), ardından çorba ve kısa bir ara… Sonrasında salata veya hafif bir sebze yemeğiyle devam edilip, mideye sindirim için zaman tanındıktan sonra ana yemeğe geçilmelidir.
Tatlı tercihi ise sütlü tatlılardan yana kullanılmalıdır. Ayrıca iftardan 1–2 saat sonra yapılacak 30–45 dakikalık bir yürüyüş hem sindirimi destekler hem de kilo kontrolüne katkı sağlar. Günümüzde iftar saatlerinin daha erken olması, akşam yürüyüşü için zaman da yaratmaktadır. Düzenli ve dengeli beslenme ile birlikte hafif fiziksel aktivite eklendiğinde, Ramazan’da kilo almak bir yana, kilo vermek bile mümkün olabilir.” şeklinde sözlerini tamamladı.