İlk çocuk mu, ikinci çocuk mu? 10 milyon kişinin verileri incelendi: 150 hastalıkta dikkat çeken sonuç
Nature Health dergisinde yayımlanan geniş çaplı bir araştırma, doğum sırasının bazı hastalıklarla ilişkili olabileceğini ortaya koydu. 10 milyondan fazla kişinin sağlık verilerinin incelendiği çalışmada, ilk ve ikinci doğan çocuklarda farklı riskler tespit edildi. Bulgular, otizmden alerjiye, bağımlılıktan sindirim sistemi hastalıklarına kadar 150 farklı sağlık sorununa işaret etti.
Doğum sırasının yalnızca aile içindeki rolü değil, bazı sağlık riskleri üzerinde de etkili olabileceği ortaya çıktı.
Doğum sırasının sağlık üzerinde sanılandan daha büyük bir etkisi olabileceği ortaya çıktı.
Nature Health dergisinde yayımlanan ve 10 milyondan fazla kişinin sağlık verilerinin incelendiği araştırmada, doğum sırasının otizmden alerjiye, bağımlılıktan sindirim sistemi hastalıklarına kadar 150 farklı hastalıkla ilişkili olabileceği belirlendi.
Araştırmacılar, yalnızca iki çocuklu ailelerden elde edilen 10 milyondan fazla kişinin sağlık kayıtlarını analiz ederek ilk ve ikinci doğan çocuklar arasındaki farklılıkları inceledi.
Sonuçlar, doğum sırasına göre bazı hastalıkların görülme riskinin değişebildiğini gösterdi. Araştırmacılar bu farklılığın biyolojik, bağışıklık sistemiyle ilişkili ve sosyal faktörlerin birleşiminden kaynaklanabileceğini belirtti.
Araştırmaya göre ilk doğan çocuklarda otizm, DEHB, Tourette sendromu, obsesif kompulsif bozukluk (OKB), alerji, astım ve akne görülme olasılığı daha yüksek bulundu. İkinci doğan çocuklarda ise madde bağımlılığı, sindirim sistemi rahatsızlıkları ve zona gibi bazı enfeksiyon hastalıklarına daha fazla yatkınlık tespit edildi.
Araştırmacılar, ilk çocukların yaşamlarının erken döneminde kardeşlerinden gelebilecek farklı mikroorganizmalarla karşılaşmamasının bağışıklık sisteminin gelişiminde rol oynayabileceğini düşünüyor. Bunun alerjik ve solunum yolu hastalıklarıyla bağlantılı olabileceği değerlendiriliyor.
İkinci çocuklar ise ağabey veya ablalarının eve taşıdığı mikroorganizmalarla daha erken karşılaşabiliyor. Araştırmaya göre bu durum bağışıklık sistemini daha erken uyararak bazı hastalıklara karşı koruyucu etki sağlayabilir.
Üstelik kardeşler arasındaki yaş farkı azaldıkça söz konusu koruyucu etkinin daha belirgin hale geldiği belirtildi.
Araştırmada ikinci doğan çocuklarda görülen madde bağımlılığı riskinin ise biyolojik faktörlerden çok sosyal etkenlerle bağlantılı olabileceği ifade edildi.
Büyük kardeşin davranışlarının örnek alınması ve sonraki doğan çocukların risk alma eğilimlerinin farklılaşması, araştırmacıların üzerinde durduğu olası nedenler arasında yer aldı.
Araştırmanın sonuçları doğum sırası ile bazı sağlık sorunları arasında ilişki bulunduğunu gösterse de, bu bulgular doğum sırasının söz konusu hastalıklara doğrudan neden olduğu anlamına gelmiyor.