Kurban Bayramı'nda Beslenme Önerileri: Kırmızı Et Nasıl Pişirilmeli ve Tüketilmeli?
Kurban bayramı denilince akla gelen ilk şey ağır yemeklerin olduğu kalabalık sofralar. Özellikle kırmızı et tüketiminin yoğun olduğu, öğünlerin düzensiz olduğu ve bolca tatlıların tüketildiği önemli bir kaçamak yemek dönemi. Peki Kurban Bayramı’nda beslenme nasıl olmalı? Sofralarda nelere dikkat etmeliyiz? Kurban etini nasıl tüketmeliyiz? İşte bu soruların cevabını Beslenme ve Diyet Uzmanı Nurcem Öykü Aydın anlattı.
Haberin Devamı
/
Bayram sofraları uzun zamandır bir araya gelmeyen akrabaların bir araya geldiği kalabalık ve kırmızı et ağırlıklı bol çeşidin olduğu keyifli anlar. Ancak bayram boyunca artan kırmızı et tüketimi, düzensiz öğünler, tatlı ikramları ve uzun süren sofralar; sindirim sistemi problemlerinden tansiyon ve kolesterol yükselmelerine kadar çeşitli sağlık sorunlarını da beraberinde getirebilir. Bu nedenle bayram sofralarında hem geleneksel lezzetleri korumak hem de vücudu yormadan dengeli beslenmek elbette büyük önem taşımaktadır. Sağlıklı bir bayram geçirmek için temel hedef; eti doğru miktarda, doğru pişirme yöntemiyle ve doğru besinlerle yan yana getirerek tüketebilmektir.
Kurban etini dinlendirmeden tüketmeyin
/
Kurban etinin kesildikten hemen sonra tüketilmesi sık yapılan ancak sindirim açısından çok doğru olmayan bir alışkanlıktır. Yeni kesilmiş et, “ölüm sertliği” adı verilen bir süreç nedeniyle daha sert yapıdadır ve mide-bağırsak sistemi açısından daha zor sindirilir. Bu nedenle etin mümkünse buzdolabında birkaç saat, ideal olarak 12–24 saat dinlendirilmesi hem lezzet hem de sindirim açısından daha uygundur. Özellikle mide hassasiyeti, reflü, gastrit veya bağırsak problemleri yaşayan bireylerde bu ayrıntı daha da önem kazanır.Her şeyde olduğu gibi etinde fazla tüketilmesi zararlıPorsiyon kontrolü bayram döneminde dikkat edilmesi gereken en temel noktalardan biri kırmızı etin porsiyon kontrolüdür. Kırmızı et; kaliteli protein, demir, çinko ve B12 vitamini açısından oldukça değerli bir besindir. Özellikle kansızlık eğilimi olan bireyler için destekleyici olabilir. Ancak gereğinden fazla tüketildiğinde doymuş yağ ve kolesterol alımını artırarak kalp-damar sağlığını olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle gün boyu sürekli et tüketmek yerine; öğün planlaması yaparak, proteinin yanını, başta C vitaminini zengince içeren besinler olmak üzere, zenginleştirerek dengeli ilerlemek çok daha sağlıklı olacaktır.
Haberin Devamı
Etin Hangi Kısımları Öncelikli Tüketim Tercihlerimiz Olsun?
/
Et seçiminde mümkün olduğunca daha az yağlı bölümler tercih edilmelidir. Dana ve kuzuda sırt, but, kontrfile, bonfile gibi daha yağsız bölgeler; kaburga, kuyruk yağı çevresi ve yoğun iç yağ barındıran kısımlara göre daha dengeli seçeneklerdir. Görünür yağların temizlenmesi de toplam yağ alımını azaltır. Özellikle mangal başında sık yapılan “yağlı et daha lezzetlidir” yaklaşımı kısa vadede cazip görünse de; aşırı yağ tüketimi hazımsızlık, mide yanması ve yüksek kalori alımına neden olabilir.
Eti nasıl pişirdiğiniz sağlığınız için önemli
/
Pişirme yöntemi de en az et seçimi kadar önemlidir. Eti kızartmak veya yoğun yağ ekleyerek kavurmak yerine; ızgara, fırın, haşlama ya da kendi suyunda pişirme yöntemleri tercih edilmelidir. Et zaten doğal olarak yağ içerdiği için ekstra tereyağı, kuyruk yağı veya iç yağ eklenmesi çoğu zaman gereksizdir. Ayrıca mangalda etin ateşe çok yakın pişirilmesi, yüzeyde zararlı bileşiklerin oluşmasına neden olabilir. Bu nedenle eti kontrollü ısıda, yakmadan ve kömürleşmesine izin vermeden pişirmek gerekir. Bayram sofralarında yapılan en büyük hatalardan biri de sebze tüketiminin geri planda kalmasıdır. Oysa kırmızı etin yanında bol yeşillikli salatalar, zeytinyağlı sebzeler, yoğurtlu eşlikçiler ve lif açısından zengin besinler tüketmek sindirimi ciddi şekilde rahatlatır. Özellikle limonlu yeşil salatalar; ette bulunan demirin emilimini desteklerken bağırsak düzenine de katkı sağlar. Sadece et ve ekmek ağırlıklı öğünler yerine dengeli tabak modeli oluşturmak çok daha doğru olacaktır.
Haberin Devamı
Haberin Devamı
Etin yanında yediğimiz pilava ve tatlıya dikkat!
/
Kavurma tüketilecekse yanında pilav, börek ve tatlıyı aynı öğünde yoğun şekilde buluşturmamaya dikkat edilmelidir. Çünkü etin yanında yüksek miktarda karbonhidrat ve şerbetli tatlı tüketmek hem kan şekeri dalgalanmalarını artırır hem de mideyi gereğinden fazla yükler. Tatlı tercih edilecekse sütlü tatlılar, meyve bazlı seçenekler veya kontrollü porsiyonlar daha uygun olabilir. Ziyaretlerin Temposu Bize Su İçmeyi Unutturmasın! Bayram ziyaretlerinde çay ve kahve tüketimi de genellikle artış gösterir. Ancak gün boyunca su tüketiminin azalması; özellikle yüksek proteinli beslenmeyle birleştiğinde halsizlik, ödem ve sindirim problemleri oluşturabilir. Bu nedenle günlük su tüketimine dikkat etmek oldukça önemlidir. Her et öğününün 20-30 dk öncesinde ve sonrasında yeterli suyu içmek sindirimi destekler ve metabolizmanın daha dengeli çalışmasına yardımcı olur.
Kronik Hastalıkları Olanlar Daha da Dikkat!
/
Hipertansiyon, diyabet, kalp-damar hastalığı, böbrek hastalığı veya gut gibi sağlık sorunları olan bireylerin ise kırmızı et tüketiminde daha kontrollü olması gerekir. Özellikle sakatat tüketimi, yoğun tuzlu veya yağlı etler ve aşırı porsiyonlar bazı kişiler için risk oluşturabilir. Bu nedenle bayram sofralarında “kaçamak” anlayışıyla aşırıya kaçmak yerine; ölçülü ve bilinçli seçimler yapmak uzun vadeli sağlık açısından çok daha değerlidir. Kurban Bayramı’nda sağlıklı beslenmek; sofraların keyfini azaltmak değil, tam tersine bayramı daha hafif, enerjik ve iyi hissederek geçirebilmektir. Etin niteliğine, pişirme şekline, porsiyon miktarına ve öğün dengesine dikkat edildiğinde hem geleneksel lezzetlerin tadı çıkarılabilir hem de beden korunabilir. Bayram sofralarının en güzel yanı yalnızca çeşitlilik değil; paylaşım, denge ve iyi hissettiren bir birliktelik sunabilmesidir.
