Merdiven Çıkarken Göğsünüz Sıkışıyorsa Dikkat! Kalp Damar Hastalığının İşareti Olabilir
Kalp kaynaklı sorunlar her zaman ani ve şiddetli bir göğüs ağrısıyla ortaya çıkmayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Zehra Akmaz, özellikle merdiven çıkarken, hızlı yürürken veya yokuş tırmanırken başlayan ve dinlenmeyle hafifleyen göğüs ağrısı, baskı ya da nefes darlığının kalp damar hastalığının habercisi olabileceğini belirtti.
Göğüs ağrısı; kalp ve damar hastalıklarının yanı sıra akciğer, mide, kas-iskelet sistemi veya yoğun stres gibi farklı nedenlerden kaynaklanabiliyor. Dr. Zehra Akmaz, her göğüs ağrısının kalp krizi anlamına gelmediğini ancak bazı ağrıların ciddi kalp ve damar hastalıklarının ilk belirtisi olabileceğini söyledi. Özellikle göğüste baskı ve sıkışma hissine nefes darlığı, soğuk terleme veya ağrının kola ve çeneye yayılması eşlik ediyorsa dikkatli olunması gerekiyor.
Kalp damarlarındaki daralmaya bağlı ağrı, özellikle fiziksel efor sırasında belirginleşebiliyor. Merdiven çıkmak, hızlı yürümek veya yokuş tırmanmak kalbin oksijen ihtiyacını artırıyor. Bu sırada ortaya çıkan göğüste baskı, sıkışma veya nefes darlığı ve şikâyetin dinlenmeyle azalması, kalp damar hastalığını düşündürebiliyor. Bu tür belirtilerin tekrarlaması halinde kardiyoloji değerlendirmesinin geciktirilmemesi önem taşıyor.
Kalp kaynaklı göğüs ağrısı yalnızca göğsün ortasında hissedilmeyebiliyor. Ağrı sol veya her iki kola, omuzlara, boyuna, çeneye ve sırta yayılabiliyor. Nefes darlığı, soğuk terleme, mide bulantısı, kusma, baş dönmesi veya bayılacak gibi olma hissi de tabloya eşlik edebiliyor. Dinlenmeye rağmen geçmeyen ve 15-20 dakikadan uzun süren göğüs ağrısının ciddiye alınması gerekiyor. Şiddetli baskı veya ezilme hissi, nefes darlığı, soğuk terleme, bulantı ve ağrının kola ya da çeneye yayılması kalp krizi açısından acil değerlendirme gerektirebiliyor. Ani başlayan, çok şiddetli ve sırta doğru yayılan yırtılır tarzda ağrı ise aort gibi başka hayati damar sorunlarında görülebiliyor.
Kadınlarda kalp hastalığı her zaman klasik göğüs ağrısıyla ortaya çıkmayabiliyor. Nefes darlığı, belirgin halsizlik, sırt veya çene ağrısı ve mide rahatsızlığı hissi bazı kadınlarda daha ön planda olabiliyor. Bu nedenle özellikle risk faktörleri bulunan kişilerde alışılmadık ve açıklanamayan belirtilerin göz ardı edilmemesi gerekiyor. 40 yaş üzerindeki kişiler, sigara kullananlar, diyabet veya hipertansiyonu bulunanlar, yüksek kolesterolü olanlar, obezite sorunu yaşayanlar ve ailesinde erken yaşta kalp hastalığı öyküsü bulunanlar daha yüksek risk grubunda yer alıyor. Şüpheli durumlarda EKG, troponin gibi kan testleri, ekokardiyografi, efor testi veya gerekli görülen ileri görüntüleme yöntemlerinden yararlanılabiliyor.
Hareketle değişen veya göğüs duvarına bastırınca artan ağrılar çoğu zaman kalp dışı nedenleri düşündürse de kesin ayrım yalnızca doktor değerlendirmesiyle yapılabiliyor. Dr. Zehra Akmaz, özellikle eforla tekrarlayan, uzun süren veya nefes darlığı ve soğuk terlemeyle birlikte görülen göğüs ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.