OBEZİTE SANILIYOR AMA DEĞİL! Diyet Yapıyor Ama Bacaklarınız Ve Basen Bölgeniz İncelmiyorsa Dikkat! Nedeni Bambaşka Olabilir
Diyet ve egzersize rağmen bacak ve basen bölgesindeki yağlanma azalmıyorsa sebebi sadece kilo olmayabilir. Kadınlarda daha sık görülen lipödem, obeziteyle karıştırılabilen kronik bir hastalık olarak öne çıkıyor. Ağrı, hassasiyet ve kolay morarma gibi belirtilerle kendini gösterebilen hastalıkta erken tanı büyük önem taşıyor.
Kilo vermeye rağmen özellikle bacak ve basen bölgesinde incelme olmaması, obeziteden farklı bir sağlık sorunu olan lipödemin işareti olabilir.
Diyet ve egzersize rağmen özellikle bacak, basen veya kollardaki yağlanmanın azalmaması her zaman fazla kilodan kaynaklanmayabilir.
Uzmanlar, kadınlarda daha sık görülen lipödemin klasik obeziteyle karıştırılabildiğine dikkat çekiyor.
Lipödem; özellikle bacaklar, basenler ve bazı durumlarda kollarda anormal yağ dokusu birikmesiyle ortaya çıkan kronik bir hastalık olarak biliniyor.
Basit bir yağlanmadan farklı olarak yağ dokusunda enflamasyon, doku değişiklikleri ve sertleşme görülebiliyor.
Lipödemde dikkat çeken belirtilerden biri, vücudun üst kısmı daha normal görünürken alt kısmın orantısız şekilde büyümesi.
Hastalarda ağrı, dokunmaya karşı hassasiyet ve kolay morarma da görülebiliyor.
Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Hülya Yüksel, lipödemin basit bir yağlanma olmadığını, bağ dokusunu etkileyen bir hastalık olduğunu belirterek özellikle diyet yapılmasına rağmen bacaklarda belirgin bir incelme olmamasının dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
Hastalığın kesin nedeni tam olarak bilinmese de hormonal değişiklikler ve genetik faktörlerin önemli rol oynadığı düşünülüyor. Lipödem özellikle ergenlik, hamilelik ve menopoz dönemlerinde ortaya çıkabiliyor veya ilerleyebiliyor.
Lipödem ile obezite arasındaki önemli farklardan biri, etkilenen bölgelerdeki yağ dokusunun diyet ve egzersize karşı direnç gösterebilmesi. Bu nedenle yalnızca kilo vermeye yönelik yöntemler her hastada istenilen sonucu sağlamayabiliyor.Erken tanı ise büyük önem taşıyor. Hastalığın ilerlemesi durumunda hareket kısıtlılığı gelişebiliyor ve kişinin günlük yaşam kalitesi olumsuz etkilenebiliyor.
Lipödemin farklı tipleri ve evreleri bulunması nedeniyle tedavi süreci kişiye özel planlanıyor.
Kompresyon uygulamaları, manuel lenfatik drenaj, egzersiz ve uygun beslenme programları konservatif tedavi seçenekleri arasında yer alıyor.
İleri vakalarda ise hekim değerlendirmesiyle liposuction gibi cerrahi yöntemler gündeme gelebiliyor.
Uzmanlar, lipödemin yalnızca kozmetik bir problem olarak görülmemesi gerektiğini vurguluyor. Bacaklarda orantısız büyüme, ağrı, hassasiyet, kolay morarma veya diyet ve egzersize rağmen değişmeyen yağlanma gibi şikâyetleri bulunan kişilerin doğru tanı için hekime başvurması öneriliyor.