"ÖLÜM MELEĞİ"NE DİKKAT! Uzmanların En Çok Uyardığı, En Tehlikeli Türlerden Biri... Karaciğeri Yavaş Yavaş Çökertiyor
Bahar yağışlarıyla birlikte yabani mantarların çoğalması, zehirlenme vakalarını da artırdı. Uzmanlar, özellikle doğadan bilinçsizce toplanan mantarların ciddi karaciğer ve böbrek yetmezliğine yol açabileceği konusunda uyarıyor. Halk arasında “ölüm meleği” olarak bilinen bazı türlerin ise zehirsiz mantarlarla kolayca karıştırılabildiği belirtiliyor.
Türkiye’nin iklimi ve bitki örtüsü, yabani mantarların yetişmesi için oldukça elverişli. Özellikle ilkbahar ve sonbaharda yağış ve nem oranının artmasıyla birlikte mantar zehirlenmesi vakalarında da artış görülüyor.
Uzmanlara göre mantar zehirlenmelerinde belirtiler, tüketilen mantarın türüne göre değişebiliyor. Bazı mantarlar birkaç saat içinde mide bulantısı, kusma ve karın ağrısı gibi şikâyetlere neden olurken, bazı ölümcül türlerde belirtiler 6 ila 24 saat sonra ortaya çıkabiliyor.
Geç başlayan belirtiler ise daha tehlikeli kabul ediliyor. Çünkü bu tür vakalarda karaciğer ve böbrek yetmezliği gibi ağır tablolar gelişebiliyor. Hatta bazı kişilerde belirtiler kısa süreliğine düzelmiş gibi görünse de bu “yalancı iyilik hali” sonrasında durum yeniden ağırlaşabiliyor.
En riskli türlerden biri ise halk arasında “ölüm meleği mantarı” olarak bilinen Amanita phalloides. Bu mantar, zehirsiz türlerle kolayca karıştırılabiliyor. Bu nedenle sadece görüntüsüne bakarak mantarın güvenli olup olmadığını anlamaya çalışmak büyük risk taşıyor.
Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde yağışlı ve nemli ortam nedeniyle mantar çeşitliliği oldukça fazla. Bölgede mantar toplama kültürü yaygın olsa da uzman kontrolünden geçmeyen yabani mantarların tüketilmemesi gerekiyor.
Uzmanların uyarısı net: Doğadan toplanan mantarlar, güvenli olduğu kesinleşmeden sofraya gelmemeli. Aksi halde aile bireyleri ya da komşular arasında toplu zehirlenmeler yaşanabiliyor.