ŞAŞIRTAN ARAŞTIRMA: 500 Bin Kişi İncelendi: 8 Saat Uyku Kuralı Çöktü... İdeal Süre Bambaşka Çıktı!
Yıllardır sağlıklı yaşamın temel kurallarından biri olarak görülen “8 saat uyku” ezberi yeni araştırmalarla tartışmaya açıldı. Bilim insanlarına göre hem az uyku hem de fazla uyku, vücudun biyolojik yaşlanma sürecini hızlandırabiliyor. Sağlıklı yaşlanma için en ideal uyku aralığının ise gecede 6,4 ile 7,8 saat arasında olduğu belirtiliyor.
Uyku süresiyle ilgili yıllardır doğru kabul edilen bilgiler değişiyor. Yaklaşık 500 bin kişinin verilerini inceleyen bilim insanları, ideal uyku süresinin sanılandan daha farklı olabileceğini ortaya koydu.
Araştırmaya göre uykunun azı kadar fazlası da kalp, beyin, metabolizma ve bağışıklık sistemi üzerinde olumsuz etkiler yaratabiliyor.
Yıllardır sağlıklı yaşamın temel kurallarından biri olarak görülen “8 saat uyku” ezberi yeni araştırmalarla tartışmaya açıldı. Bilim insanlarına göre hem az uyku hem de fazla uyku, vücudun biyolojik yaşlanma sürecini hızlandırabiliyor.
Sağlıklı yaşlanma için en ideal uyku aralığının ise gecede 6,4 ile 7,8 saat arasında olduğu belirtiliyor. Prof. Dr. Osman Müftüoğlu Sabah'taki köşesinde ideal uyku süresi ile ilgili önemli bilgiler verdi.
Yıllardır ezbere tekrarladığımız "herkes için 8 saat uyku" kuralı meğer her zaman doğru olmayabilirmiş. Hatta yeni bilimsel araştırmalara göre, hem çok az hem de çok fazla uyku uyumak biyolojik yaşlanmamızı sessiz, sinsi ve derinden hızlandırabiliyor
Bilim insanları, sağlıklı bir yaşlanma yolculuğu için en uygun uyku süresinin gecede 6,4 ile 7,8 saat arasında değiştiğini belirledi. Sonuçlar son derece netti:
1- Altı saatten az uyku: Kalp, beyin ve bağışıklık sistemi gibi hayati alanlarda daha hızlı yaşlanmaya neden oluyor.
2- Sekiz saatten fazla uyku: Beyinle ilişkili bazı kronik sorunlarla ve çeşitli sağlık problemleriyle yakından bağlantılı bulunuyor.
3- En dengeli ve sağlıklı aralık: 6,4 ile 7,8 saat arası vücudumuz için adeta bir gençlik aşısı gibi çalışıyor.
Çalışmada yaklaşık 500.000 kişinin verisi incelenerek uyku süresi ile biyolojik yaş arasındaki o doğrudan ilişki analiz edildi. Biyolojik yaş, takvim yaşımızdan farklı olarak organlarımızın ve hücrelerimizin gerçek yaşlanma hızını ifade eder. Yani vücudumuzun her gün içeriden ne kadar hızlı yıprandığını gösterir.
Araştırmada uyku süresi ile yaşlanma hızı arasında U şeklinde bir ilişki bulundu. Yani çok az veya çok fazla uyku, biyolojik saatimizin ibresini adeta hızla ileri sarıyor. Üstelik bu olumsuz etki sadece beynimizle de sınırlı değil; kalp, metabolizma ve bağışıklık sistemi gibi birçok hayati yapıyı doğrudan bozabiliyor.
Çoğu insan uzun uykuyu bir dinlenme sansa da, aslında bu durum vücuttaki gizli bir depresyonun veya sinsi sağlık sorunlarının bir göstergesi olabiliyor. Bedenimiz, içerideki bir hastalık, stres veya yorgunlukla savaşmak için daha fazla uyku talep ediyor olabilir.
UYKU BİR GECE TEMİZLİĞİDİR
Unutmayın, uyku beynimizin ve bedenimizin her gece kendini yıkadığı, metabolik artıkları temizlediği bir gece vardiyasıdır. Bu temizliği eksik veya aşırı yapmak sağlığın dengesini bozar. Kararınızı doğru verin, uykunuzu ne eksik ne fazla, tam kararında tutun...