SESSİZ TEHLİKE! Yaz Geldi, Hastaneye Başvurular 3 Kat Arttı: Kulakta Ağrı ve Tıkanıklıkla Başlıyor
Yaz aylarında havuz ve deniz kullanımının artmasıyla dış kulak yolu enfeksiyonu vakalarında dikkat çeken bir yükseliş yaşanıyor. Halk arasında “yüzücü kulağı” olarak bilinen rahatsızlık; kulakta ağrı, kaşıntı, akıntı, tıkanıklık ve geçici işitme kaybıyla kendini gösterebiliyor. Uzmanlar, yüzme sonrası kulağın kuru tutulması ve pamuklu kulak çubuğu kullanımından kaçınılması gerektiği konusunda uyarıyor.
Yaz tatilinin vazgeçilmezleri arasında yer alan havuz ve deniz, gerekli önlemler alınmadığında dış kulak yolu enfeksiyonuna davetiye çıkarabiliyor.
Havaların ısınmasıyla birlikte deniz ve havuz kullanımı da arttı. Ancak yaz aylarında sık karşılaşılan sağlık sorunlarından biri olan dış kulak yolu enfeksiyonu, özellikle yüzme sonrası daha fazla görülüyor.
Halk arasında “yüzücü kulağı” olarak bilinen bu rahatsızlık; kulakta ağrı, kaşıntı, akıntı ve tıkanıklık gibi şikayetlerle kendini gösterebiliyor.
Uzmanlara göre kulağın uzun süre nemli kalması, dış kulak yolundaki doğal koruyucu yapıyı bozabiliyor. Bu durum bakterilerin ve mikroorganizmaların çoğalmasına zemin hazırlıyor.
Özellikle temmuz ve ağustos aylarında, kış dönemine göre dış kulak yolu enfeksiyonu başvurularında belirgin bir artış yaşanıyor.
Bu enfeksiyon çocuklarda, gençlerde, sık yüzen kişilerde ve dalgıçlarda daha sık görülebiliyor. Ayrıca diyabet gibi ek hastalığı bulunan kişilerde de risk daha yüksek olabiliyor.
Dalgıçlarla ilgili yapılan bazı değerlendirmelerde, normal yüzücülere kıyasla dış kulak yolu enfeksiyonunun daha fazla görülebildiği belirtiliyor.
Uzmanlar, kulak temizliği için pamuklu kulak çubuğu kullanılmaması gerektiğini özellikle vurguluyor.
Kulak çubukları, dış kulak yolundaki koruyucu tabakaya zarar verebildiği gibi mikroorganizmaların daha derine taşınmasına da neden olabiliyor. Bu da enfeksiyon riskini artırıyor.
Yüzme sonrası kulağın nazikçe kurulanması, enfeksiyon riskini azaltmak için basit ama etkili bir önlem olarak öne çıkıyor.
Uzmanlar, kulakların havluyla sert şekilde karıştırılmadan kurulanmasını öneriyor. Gerekirse düşük ayarda çalışan saç kurutma makinesi, kulağa çok yaklaştırılmadan kullanılabiliyor.
Islak kulakla elektronik kulaklık kullanmaktan da kaçınılması gerekiyor. Ayrıca sık sık kulak tıkanıklığı, kaşıntı veya akıntı yaşayan kişilerin yılda en az bir kez kulak muayenesi yaptırması tavsiye ediliyor.
Dış kulak yolu enfeksiyonlarında tedavi, hastanın durumuna göre değişebiliyor. Öncelikle kulak kanalının kuru tutulması ve gerekli durumlarda pansuman yapılması önem taşıyor.
Tedavide antibiyotikli veya steroidli damlalar kullanılabiliyor. Bazı hastalarda dış kulak yolunun asit dengesini düzenlemeye yönelik damlalar da reçete edilebiliyor. Yaz aylarında kulakla ilgili şikayetlerin yalnızca havuz ve deniz kaynaklı olmayabileceği de unutulmamalı.
Doğa ve açık alanlarda geçirilen zamanın artmasıyla farklı durumlar da ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle kulakta ağrı, akıntı, tıkanıklık ya da uzun süren kaşıntı varsa ihmal edilmeden bir uzmana başvurulması gerekiyor.