Şiddetli böbrek taşı ağrısı aslında bir uyarıymış! Uzmandan dikkat çeken açıklama
Böbrek taşı sancısı yaşayanların en büyük kabusu olan o dayanılmaz ağrı, sanıldığı gibi sadece acı veren bir tablo değil. Uzmanlara göre bu şiddetli ağrı, bazen vücudun verdiği en önemli erken uyarılardan biri olabiliyor. Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikret Halis, böbrek taşı ağrısının hastayı doktora yönlendiren kritik bir savunma sinyali olduğunu söyledi.
Haberin Devamı
"Ancak içtiğimiz her suyun böbreğe iyi geldiği söylenemez"
/
Prof. Dr. Fikret Halis, böbreklerin vücut için hayati görevler üstlenen çok önemli organlar olduğunu belirterek, bu organları korumaya yönelik önlemlerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.Uzmanlara göre böbrek hastalıklarının en tehlikeli yanı, çoğu zaman sinsi ilerlemesi. Hatta bazı durumlarda hiç ağrı olmadan bile süreç ciddi boyutlara ulaşabiliyor. Bu nedenle özellikle diyabet, hipertansiyon, obezite, sigara kullanımı, böbrek taşı öyküsü ya da bilinen bir böbrek hastalığı bulunan kişilerin düzenli doktor kontrolünden geçmesi büyük önem taşıyor.
"Böbrek hastalıkları çok sinsi ilerleyebilmektedir"
/
Prof. Dr. Halis, böbreklerin vücudun adeta filtre mekanizması olduğunu belirtiyor. Gün içinde çok büyük miktarda kanı süzerek toksik maddelerin vücuttan atılmasına yardımcı olan böbrekler, aynı zamanda kan basıncının düzenlenmesinde, D vitamini metabolizmasında ve bazı hormonların üretiminde de görev alıyor. Bu yüzden böbreklerde yaşanan her sorun, yalnızca idrar sistemiyle sınırlı kalmıyor; tüm vücut sağlığını etkileyebiliyor. Toplumda böbrek taşı düşürme vakalarının oldukça sık görüldüğünü belirten Prof. Dr. Fikret Halis, taş ağrısının dünyanın en şiddetli ağrıları arasında gösterildiğini söyledi. Ancak bu ağrının çok önemli bir işlevi de var. Halis’e göre taş hareket edip ağrı yaptığında, bu aslında hasta için bir tür erken uyarı sistemi anlamına geliyor. Çünkü kişi bu ağrıyla birlikte doktora başvuruyor ve sorun daha erken fark edilebiliyor.
Haberin Devamı
"Beslenme tercihleri taş oluşumunu etkiler"
/
Uzmanların özellikle dikkat çektiği nokta ise şu: Her böbrek taşı ağrı yapmıyor. Bazen büyük taşlar böbreğin içine yerleşiyor ve sessizce organı yıpratabiliyor. Kişi hiçbir belirti hissetmeden, böbrekte ciddi hasar oluşabiliyor. Prof. Dr. Halis, yalnızca taş değil, diyabet gibi bazı hastalıkların da böbreğin idrar yapan kanallarını zaman içinde fark edilmeden tüketebildiğini belirtti. Bu yüzden geçmişte taş düşürmüş kişilerin ya da risk grubunda bulunan hastaların belli aralıklarla kontrolden geçmesi gerektiğini vurguladı.
/
Bazen küçük bir taşın bile böbrek kanallarını tıkayarak çok ciddi sonuçlara yol açabileceğini belirten Halis, bu durumun zamanla böbrek kaybına kadar ilerleyebileceğini ifade etti. Hatta geç kalınan bazı vakalarda kişinin diyalize kadar giden ağır bir tabloyla karşılaşabileceğini söyledi. Bu nedenle şiddetli ağrı başladığında sadece ağrıyı bastırmaya çalışmak yerine, altta yatan nedeni araştırmak gerekiyor.
Haberin Devamı
Haberin Devamı
"Böbrekleri temizlemek için bol su içmek gerekir"
/
Prof. Dr. Fikret Halis, böbrek sağlığını korumak için özellikle kan basıncının kontrol altında tutulması, tuz tüketiminin azaltılması ve kişiye göre değişmekle birlikte günlük ortalama 1,5 ila 2 litre sıvı alınması gerektiğini söyledi. Özellikle gün içinde uzun süre susuz kalınan dönemlerden sonra yeterli su tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Halis, böbrekleri korumanın en temel yollarından birinin düzenli sıvı alımı olduğunu hatırlattı. Kısacası, böbrek taşı ağrısı her ne kadar dayanılmaz olsa da bazen hayati bir işaret taşıyor. Çünkü o ağrı sayesinde kişi zamanında doktora gidiyor, taş fark ediliyor ve daha büyük bir hasarın önüne geçilebiliyor. Bu yüzden özellikle şiddetli yan ağrısı, idrarda değişiklik, daha önce taş öyküsü ya da böbrek hastalığı riski olan kişilerin belirtileri hafife almaması gerekiyor.